Tarihte çok az insan vardır ki tek başına tarihin yönünü bu derecede değiştirmiş olsun. Belki de bir liste yapsak Atatürk bu listenin en başlardında gelir...
Hep merak etmişimdir. O bir cumhuriyet kurmayı önceden planladı mı yoksa satranç mantığıyla var olan koşullarda en iyi hamleyi mi yaptı? Atatürkü anlatan kitapları okuduğumda anlamakta zorlandığım o şeyi bu kitapta da aradım.
Birazcık düşünenler ve okuyanlar bilir ki bu ne bir devlet operasyonu ne de vahdettinin bir planıydı. Bilakis aklını ve ruhunu ingilizlerden medet umacak biçime getirenlere ramen düşünülen bir fikirdi. Atatürk bu fikrin bir oyuncusu değil direkt yazanı ve yöneteniydi.
Yakından bakıldığında atatürk insan ilişkilerini oldukça rasyonel bir zeminde yürütüyor. Zamanı gelmediği takdirde sivri bir hareket yapmaktan mümkün olduğu kadar kaçınarak Samsun'a gidiş sürecinde padişaha bağlı bir paşa imajı çiziyor. İngilizlerin içine sinmiyor ancak ittihatçı diyip kolayca suçlayamıyorlar da. Çünkü ittihatçılarla kavgası herkes tarafından biliniyor.
Gebze üzerinden anadoluya geçme planını yaveri Cevat Abbasa önceden yaptırıyor. Ancak Atatürkün ingilizlerin karadenize bir paşa gönderilmesini istemesi neticesinde anadoluya geçmesi, tarih açısından daha görkemli. Öyle ki kendi sonlarını kendi istekleri getirmiş oldu ve geldikleri gibi gittiler.
Kitapta çok daha fazlası sizleri bekliyor, herkese keyifli okumalar.