#alıntı
“Rivayete göre Şahmeran gerçeğini duyurmak istediği ruhu, ait olduğu kişiyi kendi seçer. Bunu, onun gözlerine baktığın an anlarsın. Bakışları seni kendine davet eder, eski bir dost gibi evine alır, boynuna dolanır, bir şekilde hapseder.
En nihayetinde artık birbirinize mühürlendiğinizi bilirsiniz.”
Herkese merhaba,
Yazarın kalemiyle ilk romanı olan #içimdebahçeler ile tanışmıştım. Öyle bir kurguydu ki ne eşikten geçebildim ne de vazgeçebildim. Halen sahneler aklımda ah Meriç
İkinci romanı #şahmeranınölümü ise kısa denebilecek ancak anlam olarak dolu dolu bir kurgu olmuş. Başta uyarmakta fayda görüyorum; Şahmeran ve Camsab’ın hikâyesini bilmiyorsanız önce onu okuyup araştırın yoksa konu olarak havada kalacaktır.
Nevbahar Şahan, kadere bile ihtiyaç duymayacağı ailesinin varlığıyla hayatını huzur içerisinde sürdürmektedir. Mutludur, her şeye sahiptir. Anne ve babasının bir tanesidir. Ancak babasının hayatına olumsuz etki edecek bir kaza yaşarlar. O vakitten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Genç yaşında hayata küsen kendini odasına kapatan Nevbahar onu suçlayan annesinin etkisinden çıkamamaktadır. Mutlu hissettiği anlarda annesinin bakışları hep ensesindedir.
Yakın dostu Aras hayatını daha bir çekilir kılsa da belki de en çekilmez olacağı anlar yakındır…
Yolu Cudi ile kesiştiğinde umut tohumları ekilmeye başlanacak, filizlenmesi ümit edilecektir.
Şahmeran’ın gözleriyle başlayan hikâye nasıl sonuçlanacaktır?
İhanet insanoğlunun yazgısı mıdır?
İnanan, güvenen ve aşkın zehrini yaşayan herkesi etkisi altına alacak bir eser. Aşk her ne kadar klişe bir konu olsa da halen yazılıp, okunmaya devam ediyor…
Benim gibi ertelemeyin öncelik verin. Sabah erken saatlerde başlayıp gün içerisinde bir solukta bitirdim. Ancak kafamın içinde sahneler devam ediyor…
Kitapla kalın
Şahmeran’ın ÖlümüAnıl Yavuz