Gönderi

Beni Bekleyen Bir Nehir Biliyorum :)
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 10:27
Beni Bekleyen Bir Dağ Biliyorum kitabını okurken kendimi şehir hayatının karmaşasından, kalabalığından ve telaşından uzaklaşmış hissettim. Kitabın dili öylesine şiirsel ve akıcı geldi ki bana, her sayfada durup manzarayı, karakterlerin dünyasını ve doğayı hissetmek istiyorsunuz, hatta gözünüzün önünde canlandırmadan duramıyorsunuz. Okurken zamanın yavaşladığını ve kendi düşüncelerime daha çok odaklandığımı fark ettim. Karakterler ve doğa arasındaki sessiz ama güçlü bağ, bana hem huzur hem de bir merak duygusu verdi. Bu kitaptaki insanlar doğayı yalnızca bir varlık olarak değil, bir arkadaş, bir sırdaş gibi görüyor ve ondan güç alıyorlar. Kitabın anlatıcısı Aras Nehri’nin adeta yaşayan bir insan gibi davranması, olayları canlı bir gözle izliyormuş gibi hissettirdi. Kitabın içindeki göçebe yaşamla ilgili detaylar, aslında bizim köy coğrafyamıza çok uzak olmayan anlatılardı. Kitap, sadece bir hikâye anlatmıyor; bana, insanın doğayla ve etrafındaki küçük detaylarla nasıl bağlantı kurabileceğini gösteriyor. Bazı bölümler(Alma karakterinin kendi hikâyesini anlattığı bölümler), kendi yaşamımdaki yoğunluk ve yorgunlukla, tükenmişlikle, günlerin hep aynı geçmesi haliyle birebir örtüşüyordu; özellikle şehirde sıkışmış hissettiğim anları hatırladım ve bu sayede okurken kendi içimde de bir yolculuk yapmış oldum. Bu kitap, doğa, sessizlik ve doğa-insan ilişkilerini hissetmek isteyen herkes için… Okurken başta “Bu çok da benim tarzım değil.” dedim ama okudukça içine çekti ve yavaşça, sindire sindire okumak istedim. Çünkü okurken hem düşündürdü hem dinlendirdi… Kitap kapağında siyah gökyüzünün ortasındaki sarı, biri mavi biri yeşil olan ve farklı yöne bakan balıklar dikkat çekiyor ve bana kalırsa bu detaylar hikâyedeki kontrastları-sıkıntı ve huzur, yalnızlık ve bağ kurma, şehir ve doğa, özgürlük ve kısıtlanmışlık hissi- simgeliyor gibi. 7.5/10
Edebiyat
Beni Bekleyen Bir Dağ BiliyorumSholeh Rezazadeh · Dedalus Kitap · 2025462 okunma
·
560 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Su gibi anlatımla nasıl bittiği anlamıyorsunuz.Satır aralarında çevre kirliliği,mevsimlerin değişmesi,iklim krizi su sorunu mesaj kaygısı olmadan işlenmiş.Yazar kendisi Alma karakteri olarak romana sokmuş.Büyük şehir insanının yaşadığı bunalımlar,sürekli koşup bir yere varamama ,40 yaş sendromu anlatılmış.Amstel nehrinde teknede yaşayan bir karakter zengin olmalı ama bu zenginligi korumak için daha çok çalışmak durumda kalmış.2015 yılımdan Irandan Hollandaya gelip yerleşmiş.Büyükannesinin dilinde Aras nehrinin türkülerinden etkilenerek görmek istemiş.Kendisi İranda şehirde yaşıyordu muhtemelen Arasla ilgili kendi anılarından bahsetmiyor.Savaş,haslalıklar din ve kültür adına yaşananlar derken bu nedenlerle kendi göçünü açıklıyor.