Tatlı huzurlu hüzünlü bir güzel roman.
Karkaterlerimiz bir yetimhanede kimsesiz olarak bırakılmalarıyla tanışıp birbirlerine bağlanıyorlar. Kader de diyebileceğimiz bir şekilde birbirlerine çekilip karşılaşıyorlar zaman içinde. Birinci kitapta tam olarak ikilinin ilişkilerini yeni yeni görmeye başlamıştık. O yüzden ikinci kitabı daha çok merak ediyorum.
Eylül'ün namı diğer Melek'in dürüst karakterini sevdim. İnsanlara minnet eylemeyen ama değer kıymet bilen bir kadın. Ama maalesef hayat herkese adil davranmıyor ve ona da oldukça zor imtihanlar çıkarıyor.
Yusuf Ali, ketum sert görüntüsünün altında fazlasıyla duygusal bir karakter. Yıllar önce ayrıldıkları Melek'i bile hala unutmuyor. Aralarındaki bağ beni etkiledi.
Karla kaplı o tatlı kasaba ise insanı kendine çekiyor ve soba üzerinde pişen o portakal kabuklarının kokusu ile okuyorsunuz tüm kitabı. Kış Rüyası Dilhun