·303 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Ağustos 2025 17:17 Bence ana karakterin haklılığı her okuyucuya göre mutlaka değişkenlik gösterecektir.
Benim açımdan bakarsak öncelikle yazarı tebrik etmem gerekiyor. Anlatılan hikaye güzel ve okurken kendinizi hikayeye dahil buluyorsunuz. Ana karakterin sizle olan iletişimi o kadar akıcı ki, ben kendimi bir ara kitabın üzerine yazılar yazarak karakterle konuşurken, ona cevap verip, kızarken, onu suçlarken buldum. Ayrıca (ki belki de ben en başından beri karaktere zıt gittiğim için de olabilir) okurken ana karakter beni çok sinir etmişti. Bence bu durum kitabın sürükleyiciliğini sağlayan bir etken olmuş.
Kitabın temel konusunu oluşturan hırsızlık kavramı iki türlü olarak ele alınması hoşuma gitti. Fakat spoiler olmaması adına çok açıklamadan söylemem gerekirse ana karakterimizin kendini öteki karakterin yapmış olduğu ve hırsızlık olarak adlandırdığı ve aslında bir nevi kendi romanları için kaynak oluştuma şekli, ana karakterimiz ölen arkadaşının eserine kendisinin gibi sahip çıkıp, kendi adıyla yayınlaması ve bununla birlikte her zaman kıskandığı ve arkadaşının sahip olduğu hayat şartlarına ulaşmasından daha kabul edilebilir geliyor. Zaten ölmüş bir arkadaşının eserini ele geçirip, kendi kitabı olarak yayınlamasına kitabın başından itibaren çok sinir olduğum için yapmış olduğu savunmaların hiç birinin haklılık payı olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca bu savunmaları yaparken de takındığı tavırlar bu hırsızlıktan pek de pişman olmadığını gösteriyor.
Kitabın konusu ve karakterleri dışında kitabın dilini ve anlatım tarzını da beğendiğimi söylemeliyim. Eser ana karekterin anlatımı üzerine kurulduğu için sürekli olarak hikayenin içerisindesiniz. Uzun ve gereksiz tamlama ve cümlelerin olmaması eserden kopmamanızı sağlıyor.