Gönderi

7/10
·238 syf.··
2025 43. kitabı
Puslu Kıtalar atlası kitabı okuması uzun ve etkileyici bir rüya görmek gibiydi. Rüyalardaki gibi zamanın olmadığı mekanın çok çabuk değiştiği üzüntünün gözyaşının olduğu ama acı çekmenin olmadığı bir kitaptı. Kitabın en başında ana karakterin adının; İhsan (yazarla aynı isimde) olması beni şaşırtmıştı ama kitabı okudukça bunun kitap boyunca sorduğumuz "bu kimin rüyası?" Sorusunun cevabı oluyor. Kitap bir felsefecinin elinden çıktığı için olsa gerek hayatı, var olmayı,iyiliği, kötülüğü; kutsal dinlerdeki isimler, kıssalar, epigraflar üzerinden önümüzde seriyor. Kitaptaki iyi karakterin bünyamin , kötü karakterin Ebrehe olması kuzeye dönerek namaz kılması, kitabın sonunda dilenciler tarafından taşlanması , kitaptaki hiç rüya göremeyen Alibaz karakterinin çok güçlü olduğu halde Ebrehe'ye yenik düşmesi ama tek başına olan bünyamin ise kimseye yenilmemesi yazarın simgesel bir anlatım izlediğinin göstergesi .Kitapta üzerinde durulan sonsuz hıza ulaşarak zamanın ötesine ulaşma yedi cismin ötesindeki 8 cismi yaratma fikri ile birkez daha bir felsefecinin kitabını okuduğunuzu hissettiriyor. Kitapta anlatılan olayların arasına sık sık yeni hikayeler giriyor bir yandan kitap katmanlardan oluşan fantastik bir kurgusu olduğu için okurken aklınız karışabilir ama dönemin ruhunu ve dilini çok iyi yansıtmış bir kitaptı .
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.