Puan vermedi·125 syf.····Okunma: 21 Ağustos 2025 22:38 Çok güzel başlayan, aradığım romanı bulduğumu düşündüren ancak sayfalar ilerledikçe ilk bölümlerdeki ışığı azalan, zayıflayan bir romandı Çimen Türküsü… 1940’larda ABD’nin güney eyaletlerinden birinde kırsalda yaşayan bir grup insanın dostluk bağlarıyla birbirlerine tutunmaları konu edilmiş. Gelişmemiş tutucu bir kasabada dedikodulara kulak tıkayıp yaşayan iki kız kardeş. Biri, topladığı şifalı otlardan ilaçlar yapıp bunları satan, kendi kendine konuşan, kendi saçlarını kesen, çocuk gibi, insanlardan korkan meczup Dolly. Diğeri, daha akıllı, daha cevval, kabuğu daha sert Verena… Ve bu iki kardeşin yanında büyüsün diye oraya gönderilmiş öksüz ve yetim on bir yaşında Colin adlı bir oğlan. Oysa kitabın pastoral atmosferi ve yazarın lirik üslubu ne kadar güzeldi. Potansiyeli yüksek bir malzemenin ziyan olduğu hissine kapıldım okurken. Olabilecekken olamamış gibi. Beklentiyi yüksek tutmakla hata etmişim. Truman Capote hem kitaplarıyla hem de yaşamı ve enteresan kişiliğiyle ilgimi çekmeye devam ediyor. Bu okuduğum üçüncü kitabıydı. İşte budur, bu sefer dört dörtlüktü diyebileceğim bir kitabı hâlâ olmadı. Hepsi güzeldi ve hepsinde bir şeyler eksikti. Okumaya devam edeceğim kitaplarını. Israrlı arayışım sürüyor.