Oruç Aruoba bile "İle"yi Le Corbusier'nin bu motif hakkında bulunduğu kupkuru modernist bir yorum ile açmış. Yorumun şaşırtıcılığı yazarının bu motifi "kaçınılmaz" olarak görmesinde, ve neredeyse matematiksel ve fiziksel bir kanun olarak belirdiğinden bahsetmesinde. Gerçekten de bir "ile"yi, "en arı ç e l i ş k i" olan ilişkinin geometrik olarak betimlenmesinde daha uygun bir biçem görünmüyor. Arzu ve yaşam birbirini bu kadar hırpalarcasına itip çektiği sürece, çapının sürekli daraldığı (ya da genişlediği) bir yörüngenin göze görünür hale gelmesi (Dolunaya kaç akşam kaldı?), sanatçının elinde yontulur hale gelmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Bir volüt, evrenselliği ya da süresizliği dışında, bilince en içkin edimlerden birisini de ifşa eder: arzunun dindirilmesinin kasten iptali (Ne çıkar kaç akşam kaldığından dolunaya - Bu karanlık anı çalarken sorduk mu zamanı?). Aruoba'nın tüm metni boyunca bir volütün, bir yörüngenin güzergahı doğrultusunda ilerlediğinizi, görünmeyen, bilinmeyen, ismi dahi anılmayan bir "diğeri"nin de sizinle simetrik olarak aynı doğrultuda ilerlediğinizi hissedebiliyorsunuz. Alıntıların kurnazlığı (ya da apaçıklığı) sanki uzun zamandır derlenen bir koleksiyonun açılışına davet edildiğinizi gösterir:
"but that when light fails and this sweet profound
Paris moves with lovers,two and two
bound for themselves,when passionate dusk
brings softly down the perfume of the world
(and just as smaller stars begin to husk
heaven)you, you exactly paled and curled
with mystic lips take twilight where i know:
proving to Death that Love is so and so.
e.e.cummings
SONNETS-REALITIES III, CHIMNEYS, Tulips & Chimneys (1922)
ama ışık yitince ve bu tatlı derin
Paris dolunca aşıklarla, ikişer ikişer
kendilerine yönelmiş, günbatımı tutkuyla
getirince yumuşakça kokusunu dünyanın
(ve tam da küçük yıldızlar suskunlaştırırken
göğü), sen, sen tamıtamına solgun ve kıvırcık
gizemli dudaklarla götür alacakaranlığı bildiğim o yere:
gösterip kanıtla Ölüm'e ki Sevgi şöyle şöyle."*****
ve de:
and we will pass the simple ugliness
of exact tombs,where a large road crosses
and all the people are minutely dead.
Then you will slowly kiss me
e.e.cummings
SONNETS-ACTUALITIES XXIII, CHIMNEYS, Tulips & Chimneys (1922)
... Korkma
geçeceğiz yalın çirkinliğinden
ölçülü mezarların, büyük bir yolun kestiği yerde
ve bütün insanların ufak ufak ölü olduğu.
O zaman yavaşça öpeceksin beni"