Her öyküsünde garibanlığa farklı bir pencere açmış yazar. Ziyan olurken dahi kendini kusurlu sayan kadınlar... Satır aralarından çıkıp sizi sarıp sarmalayan fukaralık... Kitabı bitirdiğim şu anda Deli Vedat mıyım, Hala Adile miyim yoksa 60 mı 63 yaşında mı bilemeyen Saraylı Servet miyim? Yazarın içtenlikle sunduğu öykülerin her birinden sonra soluklanıp insanın kendisine gelmesi gerekiyor. İçlerinden "Haraç"ı okurken zenginlerin umursamazlığına, erkeklerin bencilliğine dair duyduğum öfkeyi burada da yazıya dökmüş olayım. En sevdiğim ise "Edirne'nin Köprüleri" oldu. Bu memleketteki yoksulluk ve kadınların çilesi umarım sadece okuduğumuz kitaplarda kalır diyerek noktalıyorum. Parasız Yatılı