Puan vermedi·400 syf.··
2025 5. kitabı
El kızı değerlendirmem: -Orhan Kemal burada sadece dramatik bir hikâye anlatmıyor; karakterler üzerinden yerleşik düzenin çarpıklığını da ortaya seriyor. -Aslında El Kızı bize mesleği olmayan bir kadının nasıl bir bağımlılıkla, boyun eğmeyle, mecburiyetle yaşamak zorunda bırakıldığını çok net gösteriyor. Bu eksiklik, Nazan’ın en büyük kırılganlığıydı. -Hayatın kuralı acı: Neriman gibi olamazsan, Nazan gibi ezilirsin. İyilik yetmiyor bu düzende, biraz entrikan, biraz masken olacak. Çünkü bazı yerlerde sessiz kalan, en çok canı yanan oluyor. -Hacer’in iftiralarının etkisiyle Mazhar’ın Nazan’a karşı tutumu değişiyor, bu da aile içi gerilimleri artırıyor. Kitapta bu olaylar, aile içindeki manipülasyonun ve yanlış anlaşılmaların ilişkileri nasıl zedeleyebileceğini gösterirken, Mazhar’ın annesinin etkisiyle Nazan’a olan ilgisinin azalması, aşk ve sadakat kavramlarını sorgulatıyor. -Nazanın oğlunun ismine leke gelmemesi için gösterdiği özen bana asilce bir davranış gibi geldi. Annelik hakkı elinden alınmış gibi olmasına rağmen oğlunun lekesiz bir isimle büyümesini, toplumda sağlam bir yer edinmesini istiyor. Bu durum Nazan’ı bir kurban değil, bir kahraman yapıyor aslında. Güçsüz görünen ama içten içe güçlü bir kadın portresi çiziliyor. Oğlunu rezil edip duran Hacerin aksine… -Kitapta üçten dokuza boşama hülle gibi kavramlar da geçiyordu. Hülle dedikleri şey, bir kadını bir başkasına teslim edip sonra tekrar almakmış. Sevgi yok, saygı yok.Kadının rızası sorulmaz, duygusu hiç önemli değil.Nazan’ın yaşadıkları, sadece bir kadının dramı değil; insanlığın yüzüne çarpılan koca bir utançtı. -Nazana çok acıdığım yerlerden biri kalpazanın onu yerleştirdiği pansiyonu bile tertemiz yapmıştı. Onu hayatın en köşesine ittiler. Ama o, o köşeyi bile çiçek gibi yaptı. -Hacer Hanım gibi yaşlı, geleneksel bir kadının kitabın sonlarına doğru kendine sevgili tutması beklenmedik geldi -Sonunda dilenci kadının aslında Haldunun öz annesi olduğunun ortaya çıkması sonucunda karakterin iç dünyasında bir kırılma anı oluşuyor. Dilenci kadın tatlı tatlı bakıyordu. “Bir anne böyle bakardı demek" cümlesiyle, sevgiye, merhamete ve belki de hiç tanımadığı bir sıcaklığa duyulan özlem çok sade ama güçlü bir şekilde anlatılmış. -Haldun’un annesinin işlediği cinayetten habersiz kalması, romanın trajedisini bir nebze hafifletiyor gibi. Çünkü annenin suçunun oğul tarafından öğrenilmemesi, hem onun anneye dair içindeki o yeni filizlenen sevgiyi koruyor hem de hikâyeye bir tür trajik incelik katıyor. Bir yandan düşündürüyor da: Haldun için annesinin kim olduğu, geçmişte ne yaptığı değil, sonunda onunla kurduğu o kısa ama gerçek bağ önemli oluyor. Belki de bu, romanın en insani yönlerinden biri—bir çocuğun annesine dair sevgisinin, bazı karanlık gerçeklerden bile daha güçlü olabileceğini göstermesi.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.