Döküldü yapraklar bir bir sonbaharın gözünde
Puan vermedi·160 syf.··
2025 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:36
Reşat Nuri Güntekin’in Yaprak Dökümü romanındaki sonbahar tasviri bana Ali Rıza Efendi’yi hatırlattı. “Hiçbir şeye karışmayayım, herkes kendi yaptığından mesuldür” derken aslında fark etmeden her şeyden mesul hale geldi. Hayatta da öyle değil mi? “Müdahale etmeyeyim” dediğimizde bile bazen en büyük müdahaleyi yapmış oluyoruz. Sonuçlarını ise ancak sonradan görebiliyoruz. Bir diğer dikkat çekici nokta, Ali Rıza Efendi’nin kaçtığı şeylere sonunda yakalanmasıdır. Başta, bir insanın böyle şeyler yapacağı akla gelmezken; kendi çocukları yapınca istemeyerek de olsa kabullenmek zorunda kalır. Hayat insana bazen asla kabul edemeyeceğini düşündüğü şeyleri öyle bir şartlarda sunar ki kabullenmekten başka çare kalmaz. Biz okuyucular da, ailenin diğer fertleri gibi, zaman zaman Ali Rıza Bey’e yüklendik belki de. Kitabın etkisiyle onun hatalarına daha çok odaklandık. Oysa Reşat Nuri Güntekin, kalemiyle bizi öylesine içine çekiyor ki bir yandan Ali Rıza Bey’e hak veriyor, bir yandan da yapraklar gibi dökülen aile bireylerine üzülmeden edemiyoruz. Reşat Nuri Güntekin, Yaprak Dökümü’nü yazarken sadece bir aile hikâyesi değil, aslında dönemin toplumsal fotoğrafını da çizmiş. Bu yüzden okurken bazen kendimizi o ailenin içinde buluyoruz.
1000Kitap
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636,1bin okunma
·
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.