Gönderi

Bot basmasan okunmazmış, sen de haklısın
1/10
·416 syf.··
2025 92. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 12:55
Eveeeeet, nereden eleştirmeye başlayacağıma bile karar veremediğim kadar kötü ve başarısız bir kitapla karşınızdayım. Kitabı yeni bitirdim ve başımı ciddili ağrıttı ama günlerdir bu incelemeyi yazacağım anı hayal ederek hayatta kalmayı başardığım için daha fazla beklemek istemiyorum. Kısaca konudan bahsedip hemen kendi yorumuma geçeceğim. Her şey ana karakterimiz Alessia’nın yanlışlıkla en yakın arkadaşını öldürmesi ve ardından evinin banyosundan başka bir dünyaya düşmesiyle başlıyor. Alessia yaşadığı şeylere anlam veremiyor, düşündüğü tek şey evine geri dönüp arkadaşının cesedine hak ettiği onuru yaşatmak. Ancak düştüğü garip dünyada ilerledikçe kendi hakkında öğrendiği şeyler zamanla amaçlarını değiştirmeye başlıyor. Kitabın arkasında yazılan konuya da bir baktım ama yazar arkada geçen konuyu bize o kadar zayıf bir şekilde anlat(ama)mış ki ben bu şekilde kendi anladığım şekilde anlatmayı daha uygun buldum. Öncelikle başlıktaki olayı bir açıklamak istiyorum. Selin bu kitabı Wattpad’te yazmaya başladığında henüz kendisini bu kadar itici bulmuyordum, içerikleri de bu kadar sektör ve dark romance yalakası değildi. Dolayısıyla kitabını okumak istiyordum ama ben daha okumaya vakit bulamadan kitabının 1 milyon okunmaya ulaştığını ve basılacağını öğrendim. Yazarın kısacık bir sürede bu kadar okunmaya ulaşması baya dikkat çekmişti ve en sonunda kitabına bot basarak bu sahte başarıya ulaştığı anlaşılmıştı. E tahmin edileceği üzere ne yazar ne de yayınevi bu iddialar için düzgün bir açıklama yaptı. Selin bu konuyla ilgili kendisine soru sorulduğunda ise “Başarılı olan herkesin adını karalamaya çalışıyorlar” gibi basmakalıp cevaplar verdi. Dolayısıyla kitabı alarak “yazara” destek olmak istemedim, zamanla ilgim de kayboldu zaten. Ancak geçtiğimiz günlerde yazarın kendisine yapılan eleştirileri prim kasmak olarak görmesi ve eleştiri yapanları yaş ortalaması 11 olan kitlesinin önüne atması beni baya sinir etti. İyi o halde, dedim, bir tur da ben prim kasayım. Hayatımın en büyük hatasıymış, bilmiyordum. Kitabı okurken çok fazla şey not almışım, onlardan tek tek bahsedeceğim şimdi: Öncelikle evren anlatımı çok eksik. Objektif bir bakış açısıyla okumaya çalıştım elimden geldiği kadarıyla ve evren gerçekten ilgi çekici duruyor. Yaratıklar, özellikle erinyeler inanılmaz ilgimi çekti ama yazar doğru düzgün bir şekilde hiçbirini açıklamamış. Kitabın başına kimin kim olduğunu ne yaptığını vs anlatan birkaç sayfalık bir not konulmuş ama ben sürekli oraya bakarak kimin kim olduğunu oradan öğrenmek zorunda değilim? Sen fantastik bir dünya yazıyorsan bana türlerin ne yaptığını hikayenin içinde düzgünce açıklamalısın zaten. Kitapların başına karakter listeleri, çok fazla karakter ve lakapları varsa konulur ancak o zaman bir kullanışları olur. Ama burada resmen yazar yazarken her şeyi açıklamaya üşendiği için kitabın başına birkaç cümlelik açıklamalar bırakılmış ki onlar da asla yeterli değil kanımca. Bakın ben birçok kişinin aksine fantastik kitaplarda evrene bodoslama dalmayı severim. Ama bu kadarı bana bile fazlaydı. Kitabın arkasına konu diye yazılan şeyleri inanın bana kitabı okuyarak asla anlayamazsanız. Bilgiden o kadar mahrum bırakıldım ki info dumpinge bile razı oldum bir süre sonra ama onu bile yapamayacak kadar anlatmaya üşenmişti yazar. Evrenin detaysızlığını geçtim karakterin hangi dine inandığını veya hikayenin hangi dönemde geçtiğini bile öğrenemiyoruz. Kız bir ara Tanrım diyordu, sonra birinden bahsederken tanrılar dedi, kitabın sonlarına doğru da yücelere taktı. KİM BU YÜCELER? BABAN MI? Kızın hangi dönemden Araf’a düştüğü de muamma, bisikletle geziye çıkıyor ama pelerini var, evde bir hançer bulunca yadırgamıyor ama komşusunun partilerindeki disko topundan bahsediyor. Bu bilgisizliğin asıl sorumlusu ana karakter biraz da. Hayatımda bu kadar meraksız, asla sorması gereken soruları sormayan biri görmedim. Bakın arkadaşınıza ait bir sıvı yüzünden bir anda evinizin banyosu sizi akar deliği gibi vakumlayıp ne idüğü belirsiz bir yere fırlatıyor. Etrafınızda mor tenli insanlar var ve sizin tek düşündüğünüz “Oha ben de kendimi garip görünüşlü sanırdım çünkü saçlarımın rengi her geçen yıl daha da sarıya dönüyor,” oluyor. YA KIZIM MAL MISIN???? Etrafında gördüğü bu mor tenli boynuzlu insanların ne olduğunu doğru düzgün sorgulamadığı gibi kitap boyunca yaşadığı ve gördüğü ilginç şeyleri de hiç sorgulamıyor. Onun bu meraksızlığı yüzünden biz de hiçbir şey öğrenemiyoruz. Alessia’nın bu saçma özelliğini bir örnekle açıklayacağım. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Agiel isimli bir karakter olay örgüsüne dahil oluyor. Bu eleman birkaç kez Alessia’nın zihnini okuyup zihninden geçen düşünceleri okuyup ona zihniyle cevap veriyor, Alessia da ona tekrar zihniyle cevap veriyor bildiğiniz kafadan yazışıyorlar yani. Bunu birkaç kez daha yapıyorlar ve ben artık delirmek üzereyim noluyoruz lan diye ama Alessia hiç sorgulamıyor bile. Bu olayın 5. Kere yaşanışında falan Alessia birden “Oha o benim zihnimi mi okuyor?” diye sorma zahmetinde bulunuyor. ABLACIM ŞAKA MISIN? Özetle yazar zaten bize düzgün bir evren açıklaması yapamazken karakterinin hiçbir şeyi sorgulamaması bizi ayrı mahvediyor. Gelelim diğer bir duruma, duygu eksikliği. Karakterlerin odun olmasından bahsetmiyorum. Yani nasıl açıklasam, karakterlerin duyguları çok yapmacık yazılmış. Yine bir örnek üzerinden gidecek olursam Alessia’nın arkadaşı Sosha’nın ölümü. Alessia Sosha’yı öldürdükten hemen sonra dünya değiştiriyor. Hem kafasının karışık olması hem de derin bir üzüntü onu ele geçirmeden önce büyük bir şok yaşaması gerekir. Ama biz direkt Alessia’nın depresif düşüncelerini okuyoruz ve bu düşünceler bile hiç içten değil. Sadece Alessia üzgün olması gerektiği için üzgün gösterilmeye çalışılmış gibi. Bu durum kitabın tamamında devam ediyor, üzüntüyü, mutluluğu ve aşkı hissetmiyorsunuz çünkü karakterler de hissetmiyor, sadece öyle olmaları gerektiği için öyleler. Duygular demişken hemen ana çiftimizin arasındaki ilişkiye odaklanalım biraz. Çok saçma bir şeyler var aralarında ilişki diyemeyeceğim. O kadar saçma ki kelimelerle nasıl tarif edeceğimi düşünüyorum şu an. Önce aralarında Alessia’nın bize dediği saçma bir düşmanlık vardı. Bakın, düşmandan aşka zaten en suyu çıkarılmış klişe ve ben de gerçekten çok saçma versiyonları okumuştum. Ama okuduğum her kurguda yazarlar en azından akla yatan bir sebep vermeye çalışmıştı. Yok düşman krallık, yok ailemin düşmanı, babası abimi öldürdü falan filan. Burada Alessia’nın nefret etme sebebiyse daha Müphem, yani ana erkomuzla yeni tanıştıkları günlerde Müphem’in kızın ona dokunmamasını istemesi ve mesafe bırakması. Müphem’in temas gücünü tamamen boş verdim BU DÜNYANIN EN NORMAL ŞEYİ FALAN DEĞİL Mİ? Yabancı biri sana dokunmadı diye ondan neden nefret edersin? Kız kendi içinde saçma sapan düşmanlık nefret yeminleri falan ediyor ancak birkaç sayfa sonra yazar da bunun ne kadar mantıksız olduğunu fark etmiş olmalı ki bu sefer kıza şunu dedirttiriyor “O beni bu eve getirdi, buradaki herkes benden nefret edip bana saldırdı, hepsi Müphem’in yüzünden.” Yaprak beyinli Alessia’mız Müphem’in kendisini biçilmekten kurtarıp o eve getirdiğini hemen unutuyor. Yani iki sebep de pırt. Sadece yazar özenmiş “Yaaaağ kurban olduklarım nefret edin lütfen birbirinizden,” demiş. Olayın özeti bu. Ha asıl komik olan bu nefret bir belirip kayboluyor, size aldığım anlık notlarla bunu açıklamak istiyorum: Cumartesi: Hemen düşman oldular ve bu kadar sebepsizini de ilk defa gördüm. (Beni bu eve getirdi, yazmışım ek olarak.) Bugün 11.03: (Üstteki mesajı çekip yeni bir not almışım) Hemen bitti? Bugün 11.10: (Üstteki “hemen bitti” mesajına yeni not) tmm devam ediyorlar. Yani aslında bir nefret yok. Karakterler hatırladıkça nefret ediyorlar hatırlamadıkları zaman sürekli birbirlerini arzuluyorlar. Arzu demişken şimdi de gereksiz cinselliğinden bahsedelim kitabın. Şimdi kitabın evren inşası o kadar eksik kalmış ki normalde bunu yaşı küçüklere öneririm ama anlamsız cinsel imalar yüzünden asla öneremem. Özetle ortaya hiçbir kitleye hitap etmeyen bir şey çıkıyor. Sürekli Müphem ve Alessia arasındaki aşkı cinsel imalar eşliğinde okuyoruz. Her gördükleri anı ayrı bir fantezi. Bir tane anıları vardı. Müphem, kızın orasını burasını öperken kıpırdamasın diye ellerine mum koyup mumları yakıyor. Kız hareket ederse bu oda yanar mantığı JADGAJEDGKFHKSADJHKJKDSKJLSDJLKJKLSADSKLAFLSAGHSLJFKSLJFSKLFJKLSKFSJLDFKJSKLDFSJKLDKLDSJFKLSDFJLSKDFJEORIUWPERĞW çok özür dilerim ama çok komik bir sahneydi aşamıyorum. Ve bazı yerlerde bu imalar o kadar yersizdi ki birkaç kez okudum lan harbiden bunu mu kastediyorlar diye. Alessia’yı hatırlayınca Müphemin vücudundaki neresi ısındı ayh durun vazgeçtim anlamak istemiyorum. Şakalar da hep bu şekildeydi be. Bir sahne vardı, birkaç kişi bir anda topluca bir şeyler söylüyor Müphem’e. Biri de diyor ki “İkisini yiyişirken yakaladım.” Bunun gibi birkaç tane daha şey vardı, sadece komik olsunlar diye yazıldıkları çok belliydi. Selin, popo ve osuruk kelimelerini duyunca gülmekten baygınlık geçiren çocuklar gibi yazmayı bırak, hatta direkt yazmayı bırak lütfen. Sevgiler (!) Ve yaşı küçük okurlarının bu sahneleri sevmesinden hiç rahatsız olmaması da ayrı bir mesele. İmzasında çekilen bir videoyu atmıştı internete, küçük bir okurunun kitapta işaretlediği yerlere bakarken sutyen sahnesini işaretlediğini vs söyleyip gülüyor. Sahneyi öğrendiğimde ayrı şok oldum okuduğumda ayrı şok falan olmadım bitkisel hayata geçtim direkt. Sen ne kadar sorunlu birisin ya. Erkek karakterin bölümleri ayrı bir facia zaten. Müphem’le ilgili yeni şeyler öğrenmiyoruz onu tanımıyoruz, yazım dili bile onu Alessia’dan ayırt etmemizi imkansız kılıyor. Bunlarda sadece Müphem’in nasıl savaştığını, kimi nasıl pataklamak parçalamak biçmek öldürmek istediğini, Alessia’yı görünce neler hissettiğini onu nasıl korumak istediğini vs vs okuyup kanser oluyoruz. Müphem’in bölümlerinin sadece belli bir kesim “Of errrrrrkek yağğğ,” desin diye yazıldığı çok belli. Bakın çok kötü kitap okudum. Ama ilk defa bir kitap içeriğinden ziyade yazılamamasıyla beni daha çok rahatsız etti. Çünkü incelemenin başında dediğim gibi bu yalnızca kötü değil aynı zamanda çok başarısız bir kitap. Yazım dili çok anlaşılmazdı. Cümleler devrik devrik, hiçbir edebi değerleri olmamasını geçtim o kadar karmaşıklaştırılmış ki bazı yerleri anlamak için 5 6 kez okudum ki Selin bence 2. kere bile okumamıştır. Editör ve son okumacı ne yiyordu ne içiyordu diye sormayacağım bile, var olmayan insanlar ne yiyip ne içsinler. Betimlemeler çok eksikti. Irklar ve gittiğimiz yerler doğru düzgün bir şekilde asla betimlenmemişti hiçbir şekilde kafamda canlanmadılar. Kitabı okurken arkasındaki dünyayı değil sadece kelimelerin arkasında o beyazlığı ve boşluğu gördüm. Bazı yerlerdeyse betimlemeler ve benzetmeler çok uçuk kaçıktı ve sadece hisleri, hareketleri betimledikleri için yine gözümde hiçbir şey canlandırmadı sadece kelime fazlalıkları. Olaylar neden yazılmıştı yazar onu da açıklamayı bıraktı bir süre sonra. Bir süre gerçekten her şeyi anlamak için çok çaba sarf ettim ama bana tek katkısı feci baş ağrıları olduğu için bıraktım uğraşmayı. Yazarın kendisi kitabı için doğru düzgün bir çaba sarf etmemişken ben neden uğraşayım ki? Mesela bir yerde kız tayt ve tunik giydiğini söylüyordu, birkaç sayfa sonra hop elbisesinin yırtmacından fırlayan bacağıyla bakışıyoruz. Size yemin ederim o sayfaları tekrar tekrar okudum ve hiçbir açıklama yok. Tahminimce Müphem’in sihiriyle alakalı bir durumdu ama yazar ilk defa gördüğümüz bu gücü bizim görü yeteneğimize bıraktığı için yine kusurlu oluyor. Son olarak yazarın kendisi de bir kadın olmasına rağmen alt metinlerde kadınlara yaptıkları saygısızlıklardan bahsetmek istiyorum. Alessia dışındaki kadın karakterleri pek görmüyoruz ama arada gördüğümüz figüranımsı karakterleri yazarın anlatma biçimi çok rahatsız ediciydi. Kadınları sadece erkeklerin peşinden koşan, erkeklere vücudunun orasını burasını kabartarak hoş gözükmeye çalışan kişiler olarak yazmıştı. Şu bahsettiğim erinyeler mesela. Ben bunların nasıl şeyler olduğunu çok merak ediyorum ve Alessia’nın onları bize görünüş olarak anlatma şekli… Çay bardağı gibiler Maşallah anladım, çok güzeller anladım. Aa kafasında yılanlar mı varmış, teşekkür Alessia! Ana karakterin saçma sapan yerlerde kendi fiziğinden bahsetmesi (ayak numarasının 36 olduğunu neden biliyorum ben) kitabın en anlamsız olaylarından biriydi. Fiziğiyle değil zihniyle öne çıkan kadınlar okumak istiyoruz Selin. Öyle ıyy erkekler, demekle feminist olunmuyor canım. ÖZETLE İçeriği eksik, fantastiği yazılamamış, başarısız vasat bir kitaptı. Yani evet Selin iyi ki bot basmışsın, o okunmaya ancak hayallerinde ulaşırmışsın.
Fantom Etkisi - Doğa DönüyorSelin Solaris · Artemis Yayınları · 2024459 okunma
··
1 +1'leme
·
21,1bin Gösterim
49 Yorum
Vasat değil vasatın altı. Artemis ve Martı'ya da yazıklar olsun, bu…şeyleri bastıkları için. İncelemen çok güzel bu arada, eline sağlık 💙
Öncelikle İncelemenizi keyifle okudum. "Hangi kitabı okumamalıyım?" listeme de ekledim :) Kadınların cinsel objeden öteye götürülemediği her kitap dar zihniyetin ürünüdür bana göre. Her şeyi dört dörtlük bile olsa bu zihniyete sahip bir bireyin gelişimi yada başarısından bahsedilemez, buna kitapta cinsellige gereksiz ve fazla yer vererek okuyucu kitleyi düşünmeden hareket eden kafalar da dahil. Zaten yaratıcılık yoksunu olan yazarlar ya cinsellik, ya kadını metalaştırma ya da kalitesiz bel altı esprilere başvurur. Okuyucuyu hayale, bilgiye doyurmak, bunu yaparken okuyucu kitlesini göz önünde bulundurmak, hatta kitap yazmak her babayiğitin harcı degil. Eline kalem alıp iki satır söz yazanlar kendilerini bi Dostoyevski yada bi Shakespeare fln sanıyorlar :)) Elbette yazmak cok kıymetli ve biz okurlar olarak bunlari okuyup eleştirerek yeni yazarları besleyip geliştireceğiz ancak yazar da biraz buna açık olup dolu bi kaleme sahip olmalı diye düşünüyorum . "Ben bugün gittim, sen benden gittin, e o zaman niye gittin" gibi komik cümleler yazıp 700 800 beğeni alan canım okurları da okumadan anlamadan beğeni yağmuruna tutmak ve sırf bunun için paylaşım yapmak acizlik olarak düşünüyorum. Yazarlar kadar okur kitlemiz de bir o kadar vasat ne yazık ki... Her neyse :) Teşekkür ederiz bu doğal ve içten yazdığınız değerlendirme için, incelemelerinizi yakından takip edeceğim.
Rümeysa BALÇIN
Gönderi Sahibi
Her bir cümlenize katılıyorum, ben de teşekkür ederim🩵
Bu kadar çok Selin’i sevmeyen insanı bir arada görmek günümü güzelleştirdi hepinize teşekkürler😇🥰
Rümeysa BALÇIN
Gönderi Sahibi
NAKSBDODJDOD rica✋️💝
KIZ HARAKET EDERSE ODA MI YANAR PALWÖWMDMXLSŞSŞSÖDMC
Rümeysa BALÇIN
Gönderi Sahibi
FANTAZİYE BAK OEBDOBEJRBRHR
Bot olayını bende kitabı okurken yorumlarda birinden öğrendim. Hiçbir fikrim yoktu. Kesin olarak kanıtlandı mi bu? Wattpad olaylarına, okunmalarına çok uzağım da. Selin bir videosunda bu kitabı dört yıl hiçbir yayınevine satamadığını çok uğraştığını söylemişti. Girl💀💀💀 artemiss milenyum torpili herhalde. Berbat bir kitap. Birde bildiğim kadarıyla bunun watty versiyonunda smut vardı. Basilirken çıkartmışlar? Yanlış olabilir ama böyle duymuştum. Ben martiya geçmesini rahat smut yazabilmek için sanmıştım Allah'tan ravenda smut yoktu🙏🙏🙏🙏 inceleme harika olmuş bu arada eline sağlık. Bu incelemeden ve kendi okuduğum üçüncü kitabindan sonra net bir şekilde söyleyebiliriz ki bu kızın ilk kitabı kötü değil, her kitabı kötü. Kesinlikle yazar olmaması lazım. Bu yolculuğun bana kattığı en güzel şey kendi yazdığım kitaba şükretmem ve biraz olsun özgüvenli hissetmemdi. Sağol selin solaris🫶
Rümeysa BALÇIN
Gönderi Sahibi
Bot olayı kanıtlandı kesin yani. Kitabını satamama olayını duymadım. Selin kimin daha çok pr'ını alıyorsa kitabını ordan bastırıyor anlam veremiyorum ben de. Evet gerçekten kendime daha çok güvendim sağ ol selin🙏
Reklam
Mum sahnesi çok korkunçmuş LSBDLSHDSKBFKSJDKASB İnceleme çok güzel olmuş bu arada 🫶🏻 lütfen selin hanım daha fazla kitap yazmasın 🙏🏻
Rümeysa BALÇIN
Gönderi Sahibi
CİDDEN KORKUNÇTU evet var bir duamız Allah'ım sen duy bizi🙏
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.