Gönderi

8/10
·260 syf.··
2025 70. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 17:45
Jean-Paul Sartre’nin Bulantı’sı, roman kılığına girmiş bir felsefi deneydir. Anlatıcı Roquentin’in yaşadığı “bulantı”, aslında hayatın çıplak gerçekliğiyle yüzleşmekten doğan dehşettir. Bir gün parkta gördüğü bir ağacın köküne bakar ve fark eder: kök orada öylece vardır, hiçbir gerekçesi olmadan, sırf vardır. İşte o anda Sartre’nin varoluşçu çığlığı yükselir: “Varlık vardır. Hepsi bu.” Roquentin’in bulantısı, sadece kişisel bir mide bulantısı değil, insanın tüm alışkanlıklarının, dayanaklarının ve anlam kurgularının çözüldüğü bir anın bedensel karşılığıdır. O noktada insan fark eder: hiçbir şeyin zorunlu bir anlamı yoktur. Dünya ne iyidir ne kötüdür; sadece vardır. Bu farkındalık insana iki şey sunar: Bir yandan dehşet: çünkü artık hiçbir değer sistemi seni tutmaz. Bir yandan özgürlük: çünkü bundan sonra kuracağın her anlam, senin eserindir. Sartre’nin üslubu kimi zaman tiksindirici, kimi zaman çarpıcıdır; ama hep rahatsız edicidir. Çünkü amaç da budur: seni konforundan söküp atmak. Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ındaki adam gibi, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ındaki Selim gibi Roquentin de toplumun kıyısındadır; fakat Sartre’nin farkı, Tanrı’ya ya da geleneklere sığınacak hiçbir şey bırakmamasıdır. Bulantı, bir roman değil, bir tokattır. Onu okuduktan sonra masa, sandalye, ağaç… her şey gözünüze bir anlığına yabancılaşır. Ve o an şunu hissedersiniz: Sartre’nin bulantısı, aslında hepimizin içinde gizlenmiş olan hakikattir.
1000Kitap
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.