Maurice,toplum baskısıyla eşcinselliği arasında sıkışıp kalmış bir gençtir. 20. Yüzyılın başlarında eşcinselliğin hâla hastalık ve tabu olarak görüldüğü İngiltere Londra’sında, Maurice’in kendini bulmaya çalışmasını konu alır. Kendi kimliğini kabullenmeye çalışırken ailesi, işi, toplum dayatmaları ve cinsel kimliği arasında denge kurmaya çalışır fakat kendi içinde yaşadığı tezatlıklar yüzünden dengeyi tam olarak sağlayamaz. Hikaye boyunca sürekli kendisiyle çelişir, iç dünyası bitmek bilmeyen bir savaş halindedir. En sonunda kimliğini kabullendiğinde ise çareyi kendini toplumdan dışlayarak bulur. Ne yazık ki bu kitabın yazılmasının istünden bir asır geçmiş olmasına rağmen Maurice’in yaşadığı sorun hâlâ devam etmektedir. Belki bir sonraki yüzyılda insanlık olarak herkesi olduğu gibi kabullenmeyi öğrenebiliriz.