Sadece Frankenstein'dan esinlendiği (Frankenstein favori kitaplarımdan) ve kitabın kapağını çok sevdiğim için almıştım bu kitabı ama asla bu kadar iyi olacağını tahmin etmemiştim. Kitaba başladığımda daha ilk sayfalardan bile büyüledi beni, en başından sonuna kadar her bir cümleyi çizdim, kitabın her yerine notlar aldım. Kitap bana bir kitaptan almak istediğim bütün verimi ve duyguları verdi. Ağladım, güldüm, kızdım, düşündüm... En çok düşündüm, kitap o kadar derin konulara değiniyor ki kitabı kapatıp boşluğa bakarak dakilarca düşünüp, sorguluyorsunuz.
Kitapta 2 ayrı öykü bulunuyor. Birisi 1816 yılında 19 yaşında olan Mary Shelley'in ağzından, kendi hayatını ve Frankenstein'ın yazılma öyküsünü okuyoruz. 2. Öykü ise Transseksüel doktor Ry'nin Victor Stein adında bir yapay zeka uzmanına aşık olmasını konu ediniyor ama Victor'un korkunç planlarından henüz haberi yok...
Kitap hep çok derin konulara değinmiş. Ölüm-yaşam, Ruh, Beden-bedensizleşme, Kadın-Erkek ilişkileri, ötekileştirme ve ötekileştirilenlerin ödediği bedeller, ataerkil toplum, teknoloji, yapay zeka, kapitalist düzen.
Bu kitap hakkında gerçekten saatlerce konuşabilirim. Bu yazardan okuduğum ilk kitaptı bitirdikten sonra ise koşa koşa gidip 3 kitabını daha satın aldım. Kitabı okuyalı 1 ay oldu sanırım ama kitabı hala kitaplığı kaldıramadım, yatağımın ayak ucunda duruyor ve sık sık açıp tekrar tekrar okuyorum çizdiğim yerleri sıkılmadan.
Daha sayfalarca yazabilirim ama seni sıkmamak için kısa tutacağım. Kitabın herkese hitap edeceğini zannetmiyorum bu kitabı ya seversin ya da nefret edersin ama eğer Frankenstein kitabını okuyup beğendiysen, sözümü dinle ve bu kitaba bir şans ver. Eğer Frankenstein okumadıysanız bu kitabı daha iyi anlayabilmek için ilk önce Frankenstein okumalısınız ki o da favori kitaplarımdandır. Söyleyeceğim son şey ise 18 yaşından küçüksen kitabı okumaman canım.