Martı Jonathan, diğer martılar gibi sadece karnını doyurmanın peşine düşmemiştir. Onu mutlu eden tek şey uçmak. Tek hayali Çok yükseklere uçabilmek, şahinler gibi hızlı uçabilmek, baykuşlar gibi karanlıkta uçabilmek. Ama geleneklerin, batıl inançların onaylamadığı bir uçma isteğiydi onunki. Asla pes etmeyen, her zaman özgürlüğün peşine düşen Jonathan toplumdan sürgün edilmesine rağmen uçma arzusuyla, zekasıyla kendini kanıtlamış ve var olan yeteneklerini açığa çıkarabilmiştir. Özgürlüğün verdiği hazzı doruklara kadar yaşamıştır. Bu hazzı diğer martıların da tatması için onlara sahip olduğu tüm yeteneklerini öğretebilmek için mücadele etmiştir. Ne yazıkki kabuğundan çıkmayı başaramayan çoğu martı için onun başarısı bir masal olarak bilinmiştir.
Keşke bizler de Martı Jonathan gibi acaba toplum ne der düşüncesinden sıyrılıp özgürlüğümüzün peşine düşecek kadar cesaretli olabilsek.