·454 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ağustos 2025 18:27 Bu kitabı geçen yaz almış, fakat zaten sene içinde çok okuyacağım kitap var diye yazlıktan yanıma bile getirmemiştim. Açıkçası kitap açısından yoksunluk yaşadığım bir yerde ve dönemde olduğum için şans verdim ve ne kadar hatalı olduğumu gördüm okurken. Keşke okumadan önce birisi bana “Agatha Christie seviyorsan, bu kitaba kesinlikle şans ver!!” deseymiş diye düşünüyorum şu an. Öylesine, indirim sırasında kapmış olduğum, arka kapağını bile çok odaklanmadan okuyup aldığım bir kitaptı çünkü. Hak ettiği ilgiyi ve değeri halen tam olarak görmediğini düşünüyorum. Bu kitabı okuyan herkesin, etrafında bu tür kitap seven herkese önermesi gereken bir kitap bence.
Öncelikle kitabı okumayanlar için yazar ve kitap hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Yazar Stuart Turton’ın 2018 yılında yayımlamış olduğu, ilk kitabı bu kitap ve çıktığı yıl da zaten “Costa First Novel Award” ödülü kazanmış. Hatta dizi sözleşmesi de imzalamış çok bilindik bir platform için fakat sonrasında bu dizi iptal edilmiş, yine de kitabın bir film veya dizi uyarlamasının önümüzdeki yıllarda karşımıza çıkma olasılığı çok yüksek, ki bu haberin kitabı okuyan okumayan herkes için güzel bir haber olduğunu düşünüyorum. Senaryo açısından da bir mini dizi olmaya oldukça uygun ve “Westworld” & “Dark” karışımı bir havası olacağını tahmin edebiliyorum. Hatta atmosfer açısından Agatha Christie’nin film ve diziye uyarlanana tüm eserleri geliyor gözümün önüne ve daha ortada bile olmayan bir haberi iple çekiyorum. Zaten yazarın kendisi de “Agatha Christie’nin romanlarını alıp içine Black Mirror göndermeleri katmak istedim.” demiş. Bu alandaki en üstün yazarlardan biri olduğu için, bu söylem tabii ki normal bence ama güzel olanı, Agatha Christie’yi bu kadar güzel özümseyip, bu çağda bu üslupla, bu kurguyla bir roman yazabilmek. Yazarın diğer kitaplarını da kesinlikle alacağım.
Aslında kitap konu olarak oldukça basitmiş gibi bir arka kapak yazısına sahip. Roman, büyük bir malikanede düzenlenen maskeli bir baloda başlıyor. Mekan olarak hep aynı yer kullanılıyor ve belirli bir zaman döngüsü içerisinde, oldukça sistematik ve oldukça yerinde karakterler tarafından şekilleniyor. Romanın adını aldığı, malikanenin büyük kızı Evelyn Hardcastle gece yarısı öldürülüyor… Cinayetin çözülebilmesi için sadece bir gün var, defalarca kez baştan yaşanan, tek bir gün. Aiden Bishop -baş karakterimiz- bu tek günü, tekrar tekrar, birbirinden farklı 7 karakterin bedeninde, her seferinde aynı güne uyanarak yaşıyor. Bu 7 karakterin de kendince hikayeleri olması, belli tutarlılıkta ilerlemesi, bu karakterlerin Aiden Bishop üzerindeki etkisi ve yansılamalarını yazar muazzam bir şekilde ele almış. Yazarken 600’den fazla post-it ve dev bir zaman çizgisi kullandığını ifade etmiş yazar, çünkü olay örgüsünün çok karmaşık olduğunu ve “mantıksal boşluk” bırakmamak için büyük bir çaba harcadığını ifade etmiş. Bu uğraşların emeğini de mantıksal olarak gerçekten kusursuz bir romanın ortaya çıkmasıyla almış zannediyorum.
Aslında yazar yazarken kitabın sosyolojik boyutları üzerinde çok durmak istedi mi bilmiyorum, çünkü oldukça gizem öğeleri baskın ve sistematik bir roman. Fakat Aiden’ın her başka bir bedende uyanırken, insan doğasının farklı yönlerini gözler önüne seriyor. Farklı karakterlerin farklı baskın özellikleri bunun olayların akışını nasıl şekillendirdiğini okuyoruz. Ayrıca bu kavram üzerinden yola çıkıldığını sanmıyorum ama yollar ne olursa olsun bazı sonuçların aynı olması, kader kavramıyla da ilişkilendirilebilir. Yani ne olursa olsun, sana önceden çizilmiş bir yol (sonuç gibi) olduğu gerçeğini değiştirememek gibi bir düşünce hakim. Bu yüzden okurken bir şeylerin değişeceğini, bir şeylerin de değişemeyeceğini bilerek okumak, ikincil bir gizem katmanı katıyor romana.
Kitabın okunabilirliği açısından, ya da okuduktan sonra bakılması açısından bir rehber oluşturmaya çalıştım, umarım işinize yarar. Eğer okumadan önce göz atmak isterseniz diye, naçizane bir köşeye iliştiriyorum, iyi okumalar dilerim.
-- Karakterler --
- Aiden Bishop: Hikayenin ana karakteri. Aynı günü tekrar tekrar yaşayan, bedensel olarak var olmayan fakat farklı bedenlerde var olan, geçmişine ve yaşantısına çok hakim olmadığımız karakter. Amacı, Evelyn Hardcastl’ın katilini bulup, bu döngüden kurtulmak.
- Evelyn Hardcastle: Gecenin sonunda öldürülen, gizemlerin merkezinde bulunan malikane sahiplerinin kızı.
- Salgın Doktoru: Maskeli figür, bir nevi oyun yönlendirici, kılavuzu gibi denilebilir. Çıkış yolunu gösteren, kuralları öğreten ve anımsatan kişi.
- Ayakçı: Tehlikeli, şiddet dolu karakter. Aiden’ın tekrar tekrar hayata gelmesini ve bu döngüden çıkmasını engellemeye çalışan kişi.
- Malikane Sahipleri ve Misafirler: Peter Hardcastle, Helena Hardcastle, Michael… (Daha fazla detaya inmek spoiler değil, daha ziyade okumanın tadını kaçırmak olur bence.)
Eğer karakterler hakkında daha daha detaylı bilgi isterseniz, Aiden Bishop’ın 7 konakçısını da şu şekilde özetleyebilirim.
1. Sebastian Bell – doktor → Uyuşturucuya düşkün, hafızası kayıp bir doktor, Evelyn ile ilk temasa geçen ve onun farklı bir yönüne şahit olan kişi
2. Banker Ravencourt – zengin, şişman banker → Çok zengin ama obezite ve sağlık sorunları oldukça fazla, acımasız ve oldukça keskin bir zihne sahip olan, parası ve statüsü yüksek bir kişi
3. Donald Davies – polis müfettişi → Genç, dikkatli, işi dolayısıyla da oldukça iyi bir gözlemci, sezgileri ve algılayışı yüksek bir kişi
4. Edward Dance – oyunbaz, entrikacı → Sinsi, hesapçı, yalan söyleme ve manipülasyonda oldukça usta, sağlıklı ama oldukça odak sorunu yaşayan bir karakter
5. Derby Crake – deneyimli → bedensel gücü çok yüksek ama oldukça hızlı öfkelenen, bedensel yavaşlığı engel olsa da stratejik olarak yüksek bir öngörüsü olan karakter
6. Stanley Collins – doktor → daha yaşlı, bilge ama hareket kabiliyeti oldukça sınırlı, sessiz, gözlemci bir karakter
7. Gold – ressam → iyi konuşan, kurnaz bir tip, insanları ikna etme yeteneği çok yüksek, enerjik ve karaklı bir karakter
Aslında konakçı listesi bu olsa da, bu romanın okurken akışını asla bozmayacaktır diye düşünüyorum. Umarım işinizi görür.
İyi okumalar dilerim,
Kitaplarla kalın.