·352 syf.····Okunma: 24 Ağustos 2025 19:41 Yazarın ilk kitabı "Sessiz Hasta" çok şahane bir kitaptı. Ters köşelerle dolu, heyecan dozu düşmeyen, bitmesine üzüldüğüm bir deneyimdi. Böylesine yüksek çıtalı bir başlangıç elbette beraberinde büyük bir sorumluluk ve zorluk da getiriyor belli ki. Bir öncekinden daha iyisini ortaya çıkartmak her zaman mümkün olamıyor galiba.
Bu cümlem yanlış anlaşılmasın. Ben bu romanı da sevdim, su gibi aktı, kısa zamanda okudum bitti. Ancak Sessiz Hasta da olduğu gibi şaşırtmadı.
Konusu olay örüntüsü yine dantel gibi işlenmiş. Mantıktan uzak bir kurgu yok. Bununla birlikte olayları destekleyen Yunan tragedyaları var yine.
Okuduğum yorumlarda Katilin kim olduğunu kimi okurlar asla tahmin edemedik demiş. Çünkü kitabın sayfalarında karakterlerin hepsine birer birer ışık tutmuş yazar. Hepsi için "acaba katil bu olabilir mi?" düşüncesi geçiyor aklınızdan. Ama ben kitabın ortalarında katilimizi tahmin etmiştim. Bu sebepten 10 üzerinden 8 verdim romana bence biraz daha gizem katılabilirdi.
Yine de sürükleyiciliği bir polisiye roman için yeterli kıvamda.
Bu tarz kitapları sevenler için öneririm.
Üniversitede bir kız törensel bir şekilde katledilir. Aynı okulda okuyan Zoe teyzesi Mariana'yı okula çağırır. Korktuğunu ve yanında bulunmasını istediğini dile getirir. Bunun üzerine Mariana Zoe ile birlikte bir müddet zaman geçirmeye başlar. Bununla birlikte ilerleyen günlerde ceset sayısı da artar. Ardı ardına genç kızlar çeşitli mesajlar ile öldürülmeye devam eder. Psikoterapi uzmanı Mariana katilin Edward Fosca olduğundan adı kadar emin ve bunu ortaya çıkartmak için elinden gelen her çabayı gösteriyor. "Genç Kızlar kulübü" ile grup terapisi yapmak dahil... Bakalım Marina gerçekten haklı mı? Edward Fosca bir katil mi?
Keyifli okumalar...