Eseri Okay Tiryakioğlu ile tanışma adına ilgiyle okudum.Kitaba başlarken yadırgasam da sonraları acaba bu olaylara şu kişi nasıl bakıyor diye merak ettiğim pek de aşina olmadığım bir anlatım tarzı seçmiş yazar; bazı bölümler Kanuni'nin bazı bölümler Pargalı İbrahim'in bazı bölümlerde Vehimi Orhun Çelebi'nin ağzından anlatıyor. Bu durum ilk başta hoşuma gitmedi olayları üçüncü kişi bakışıyla okumak istedim ama sonradan fark ettim ki dönemi,olayları,kişileri anlamak ve sarayın bir nebzede olsa iç yüzünü görmek için çok uygun. Özellikle Kanuni ve Pargalı İbrahim'in birbirleri hakındaki görüşlerini okumak çok etkleyiciydi. Aslında birbirlerine düşkün ama bir o kadar samimiyetten uzak olduklarını ve bu sessiz yalanı çaresiz sürdürdüklerini anlamak,yaşamak çok güzeldi. Pargalı İbrahim'in hiç hesaba katmadığı,hafife aldığı Vehimi Çelebi tarafından defterinin dürülmesi de ayrı güzeldi, Kanuni'nin son ana kadar her şeyin farkında olması da .
Kitap boyunca itinayla dikkat çekilen bir husus vardı, o da; Kanuni'nin babası Yavuz Sultan Selim Han'dan farklı olarak yumuşak huylu olması ve her daim 'Kılıcın yapamadığını adalet yapar.' düsturuyla hareket etmesiydi. Lakin bunun kimi zaman doğru olmadığını babasına hayranlıkla fark etti. Bu inceden işlenmiş olsa da çok etkileyiciydi.
Belgrad'ı,Rodos'u yazarın sahici betimlemeriyle okumadık adeta fethettik. Yağmurda çamurda az mı üstümüz başımız ıslandı, ağzımız yüzümüz kana bulandı. Tam ümidimizi yitirirken Allah'ın yeryüzündeki gölgesi , cihan hakimi sultanımız Süleyman Han'ın aramıza iltihak etmesiyle yeniden dirildik.
Mübalağa bir yana ben çok beğendim, kıymetli yazarın eline,emeğine sağlık. Diğer kitaplarında buluşmak üzere... Kanuni Kılıcın Yapamadığını Adalet YaparOkay Tiryakioğlu