Okay Tiryakioğlu

Okay Tiryakioğlu

8.4/10
811 Kişi
·
2.529
Okunma
·
189
Beğeni
·
6.282
Gösterim
Adı:
Okay Tiryakioğlu
Unvan:
Yazar
Doğum:
Mersin, 1972
1972 yılında Mersin’de doğdu. Çocukluğu İstanbul - Erenköy’de geçti. Annesinin armağan ettiği gizemli ve kara mizah yüklü öykü kitaplarıyla edebiyata dair ilk heyecanları uyanmaya başladı. Bilkent Üniversitesi’ndeki eğitimini 1994 yılında yarıda bırakarak tamamen edebiyata yöneldi. Yurtdışında, uzak ve gizemli ülkelerde yaşamayı daima sevdi.

Edebiyat çalışmalarının roman alanındaki ilk ürünü olan “Karanlığın Çağrısı” isimli eseriyle Beyan Yayınları 2002/İlk Romanlar ödülünü kazandı. İkinci romanı “Gölgeler” 2004 yılında basıldı. Bunu 2005’te üçüncü romanı “Bin Yılların Gecesi” takip etti. Asıl çıkışını 2009 yılında “Kuşatma 1453” ile yaptı. Tarihi roman okurlarının büyük ilgisiyle karşılaşan Kuşatma 1453’ü, “Kanuni” ve “Yavuz” başta olmak üzere diğer romanları izledi.
"Ya kahraman olacak ya çamura batacaktım. İkisinin ortası yoktu."
Dostoyevski (Yeraltından Notlar)
"İnsanlar az bir emekle çok nimet bekliyor,elde edemeyince de takdire küsüyorlar."
Okay Tiryakioğlu
Sayfa 56 - Timaş Yayınları - Sümbül Sinan Efendi
"Zaman değişiyor İbrahim.Yüzüne tükürsen umursamıyor,yağmurdur deyip geçebiliyor insanoğlu."
Okay Tiryakioğlu
Sayfa 158 - Timaş Yayınları - Kanuni Sultan Süleyman
Mehmet, çocukluğunda da hocasını aniden gördüğü tüm o muhteşem anlarda olduğu gibi midesinde düğümleniveren bir heyecanla, elini öpmek üzere davrandı. Her defasında olduğu gibi hocası elini çekerek buna mani oldu ve:
- Sultan el öpmez, dedi vakarlı bir edayla.
- Buyurun Hocam. Sizin için ne yapabilirim?
- Benim için değil, diyerek yanıtladı Akşemseddin. Tüm İslâm âlemi içindir arzumuz.
- Burada kılıç tekniği sökmez Ali, burada bileğine sağlam olan kazanır. Yürü aslanım, yürü...
Kıran kırana bir kavga başladı. Moral üstünlüğünü birkaç saniye içinde kaybeden Bizanslılar gerilediler. Kısa süre sonra da geldikleri istikamette kaçıyorlardı; ancak duvar hızasına varamadan ağır kayıplar verdiler.
Bu kitabı lisede okudum. Tarihe bu kitap sayesinde merakım arttı. Üniversitede tarih bölümü okudum. Şimdi ise tarih öğretmeniyim. Bütün sorumlusu bu kitaptır.
Ulu Hakan Abdülhamid Han'ı anlamak..
Kardeşlik cemiyeti adı altında dış güçlülerle iş birliği içinde olan Jön Türklerden Saim ve İsmail'in Sultan'la kesişen yolunu anlatan çok özel bir kitap
Kitabı okurken kendimi Abdülhamid Hanla sohbet edermiş gibi hissetim .
Kendisine yapılan saldırılara,iftiralara hatta kendisini öldürmek isteyenlere bile son derece merhametli davranarak doğru yola getiren cesur,vatanperver kendi hakkından önce milletinin hakkını düşünen Sultan Abdülhamid Han'a bir kez daha hayran kaldım okumanızı tavsiye ederim..
Sonuna kadar soluksuz okunan bir eser.
Okay Tiryakioğlu her ne kadar yapıtlarına kurgu adını verse de biz tarih severler olarak gerçeklik payını gözardı edemiyoruz. Bunun yanında sıkmadan bir sürükleyicilik de bizi etkisi altına alıyor ..
Yazarın diğer romanlarını okudum bence hakettiği yerde değil yazar tarihi karakterleri sultanlarımızı kötülemeden anlatmış türk tarihine ve osmanlıya gereken saygı gösterilmiş teşekkür ederiz umarım yazarımız gereken ilgiyi görür
İnsanlar birisini anlatacakları zaman genellikle Biyografik bir yoltercihi yaparlar. Bu kitapta ise suikastçilerin isimlerine kadar doğru bilgiler ile bir roman, bir başka şahsın ağzıyla, olay kahramanını anlatma metodu kullanılarak yazılmış. Farklar belirleyici etkenlerdir. Ben çok beğendim ..
Yenice zevkle başladiğim bir kitap yazarıda ilk defa okuyacağim ama timaş yayınlarına güveniyorum Okuyup Mevlana hz. Yakındam tanımak ve Okay hocaylada bu vesileyle bir başlangıç yapmak istiyorum
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı Yavuz. Biraz tereddütlü bir şekilde almıştım. Yazarla ya da kitapla ilgili herhangi bir malumatım da yoktu. İlgimi çeken esas şey hayranı olduğum Yavuz Sultan Selim'di. Kitap bir roman. Açık söylemek gerekirse Tiryakioğlu'nun kalemini hayli beğendim. Nitekim sonrasında bütün romanlarını okudum yazarın. Sürükleyici, iyi anlatılmış, güzel kurgulanmış bir roman olmuş. Yavuz'un kısa süren saltanat dönemini iyi biliyorum, anlatılan şeylerin bir kısmını da öyle. Ancak eser kendini okutuyor, sürükleyici ve ilgi çekici. Kurgu hayli başarılı.
Gerçek şahsiyetlerin yanında roman karakteri olanlar da var. Yavuz Sultan Selim’in unvanı olan Yavuz’un ne manaya geldiği malumunuz. Karakterini ve yaşadıklarını görünce, -tabii yaşattıklarını da- Sultan Selim Han’a bu lakabın beyhude verilmediğini anlıyorsunuz.
Yavuz, kısa süren hükümdarlık döneminde yüzünü batıya dönmeye fırsat bulamamıştı. Öyle ki, çok ciddi bir sıkıntıya dönüşen Safevi/Şah İsmail riskini en iyi bilen ve hissedenlerden biriydi Yavuz. Bu nedenle tahta geçer geçmez ilk iş olarak Safeviler üzerine sefere çıkmıştı. İki yıl sonra ise art arda iki Memluk seferi daha yaptı. Roman, bu seferlerin ruh halini yansıtan bir yapıya da sahip. Yavuz’un kısa süre içinde çok sayıda sadrazam değiştirmesi ve bir çoğunu idam ettirmesi gibi durumları da anlatmaya çalışıyor.
Özetle, başarılı bir tarihi roman okumak isteyenler için Yavuz ideal bir kitap.
Mevlana adına tarihi ve sağlam bir kaynak arıyorsanız mutlaka bu kitaba bakmalısınız. Dil olarak belki biraz ağır gelebilir ama mevlana biyografisi için normal. Babasından başlayarak anlatan hoş bir kitap.
Bir Temmuzda ordu kekmem çayı civarındamış tüm maiyer ve bölükler ayrı ayrı yoklama edilmiş mühim hassasiyet arz eder geri emniyerinin temini ve zulümlere sebebiyet
Verebilecek muhtemel. İç isyanların bastırılması adına......
Her şey Orhun Çelebi adlı gencin, kendini işe yaramaz biri olarak görüp bir gün özel harekata katılmak için imtihanlara girmesiyle başlıyor. Aslında bu imtihanların sonunda kazananların veya kaybedenlerin sonunun ne olacağı belirsizdir. Her şeyi göze alarak sınava girer ve kazanır. Kitabın büyük bölümü Selim'in Vehimi mahlasını verdiği Orhun Çelebi'nin yüreğindeki fırtınaları anlatıyor. Selim Han Vehimi'yi akıllı bulur, yakınlaşır ve Vehimi'yi yanından ayırmaz. Kitaptaki diyaloglar o dönemin sosyal, siyasi, dini açıdan zihniyetini anlamamızı sağlıyor. Yazar hem Selim'in, hem Şah İsmail'in taraflarının açısından bakabiliyor, onların ağzından konuşabiliyor. Bazen anlatımı zenginleştirmek için uğraşırken anlatım bozukluklarına dikkat etmemiş ve anlamak için tekrar okumak gerekti. Birçok şiirle kitap zenginleştirilmiş. Yavuz Selim'in tahta çıkmasından yıllar öncesinden başlamıştı anlatmaya. Bu aslında iyi bir şey fakat 350 sayfalık kitabın 310'uncu sayfası Çaldıran'ın başlangıcı. Anlattığı bazı şeyleri tekrar tekrar anlattığı olmuş ve bu insanı sıkıyor, sayfalar ilerledikçe okuma isteğini azaltıyor. Fakat çok yararlı ve iyi bir araştırmanın sonucu olan bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Okay Tiryakioğlu
Unvan:
Yazar
Doğum:
Mersin, 1972
1972 yılında Mersin’de doğdu. Çocukluğu İstanbul - Erenköy’de geçti. Annesinin armağan ettiği gizemli ve kara mizah yüklü öykü kitaplarıyla edebiyata dair ilk heyecanları uyanmaya başladı. Bilkent Üniversitesi’ndeki eğitimini 1994 yılında yarıda bırakarak tamamen edebiyata yöneldi. Yurtdışında, uzak ve gizemli ülkelerde yaşamayı daima sevdi.

Edebiyat çalışmalarının roman alanındaki ilk ürünü olan “Karanlığın Çağrısı” isimli eseriyle Beyan Yayınları 2002/İlk Romanlar ödülünü kazandı. İkinci romanı “Gölgeler” 2004 yılında basıldı. Bunu 2005’te üçüncü romanı “Bin Yılların Gecesi” takip etti. Asıl çıkışını 2009 yılında “Kuşatma 1453” ile yaptı. Tarihi roman okurlarının büyük ilgisiyle karşılaşan Kuşatma 1453’ü, “Kanuni” ve “Yavuz” başta olmak üzere diğer romanları izledi.

Yazar istatistikleri

  • 189 okur beğendi.
  • 2.529 okur okudu.
  • 54 okur okuyor.
  • 1.076 okur okuyacak.
  • 34 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları