Eylül:İlk psikolojik roman: KESİNLİKLE OKUNULABİLİR✓
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım. Normalde incelemelerde kitabın konusundan bahsederim, karakterlerin nasıl olduğundan vb. Ama bu sefer o kadar uzatmak istemiyorum, zira uzatılacak bir şey yok. Sadece şunları söyleyeceğim; yasak aşkı, yasak aşk yaşayan insanların duygularını, psikolojisini merak ediyorsanız ya da zaten yaşamışsanız geçmişinizde, ya da şu an yaşıyorsanız; okuyun. Okumak için illaki yasak aşk yaşamaya gerek yok( ben yaşamadan okudum:) hatta hiç aşk yaşamamış olsanız bile o duyguları hissediyorsunuz. Şaka bir yana ilk yayınlandığı döneme bakılırsa yazar Mehmet Rauf çok cesur davranmış.(Yıl daha 1900) Ayrıca Mehmet Rauf dizisinden hepinizin aşina olduğu üzere; aşk-ı memnu romanında bir yasak aşk konusunu anlatan Halit Ziya Uşaklıgil'e, son üstadım der ve ilk kitabı olan eylül'ü ona atfeder. Benim burada dikkatimi çeken her iki romanın da konusunun yasak aşk olması.Dolayısıyla ister istemez ikisini mukayese ettim ve bence Eylül romanı aşkı memnu'dan daha başarılı bir eser. Özellikle sonu. Aşk-ı memnu'nun sonunda bihter kendisini vurduğu için-dizinin de etkisiyle- çok trajik gelir bize ama bence bu romanın sonu daha acıydı. Spoiler vermek istemiyorum ama gerçekten Necip gözünü bile kırpmadan Alev Alev yanan odaya atladığında ve suad'ın kocası buna cesaret edemeyip-birazda mecburiyetten, çünkü tam o da atlayacakken tavan çöküyor-geri kaçtığında o iki aşığın içeride yanarak öldüğünü düşünmek beni çok üzdü. Spoiler vermeyeceğim dedim ama yine dayanamadım verdim, kusura bakmayın:) Her neyse bence hem sonu hem de genel olarak her açıdan Eylül romanı aşkı memnu'dan daha iyiydi. Ama yine de her ikisini de okumanızı tavsiye ederim. Benden bu kadar, son olarak kitapta altını çizdiğim hoşuma giden birkaç alıntıyı aşağıda sizinle paylaşıyorum. S.173:Nedir bu insanlıktaki, varlığımızın derinliklerindeki çürümüşlüğün kötü kokusu, S.92:Tam tersine zavallı erkekler! Bir kadının ne olduğunu anlayanlar için asıl zavallı olan erkeklerdir. Kadın olmayınca erkek hayatının ne kadar kuru, yağmursuz, tesellisiz siyah bir çöl olduğunu bilseniz... Bunu çoğunlukla erkekler de biliyorlar da, sonradan unutuyorlar... Bir kadının bir erkek hayatına sadece varlığıyla nasıl şiir kattığını ve canlılık verdiğini, ruhu ortadan kaldırdığımızı düşünsek bile yalnız vücut için de nasıl büyük bir koruyucu olduğunu bilseniz. S.333: Ah, Hayatından ne kadar iğreniyordu, onun hiçbir zerresinde söyleyecek büyük, saygın bir şey görmüyordu. köpek gibi başlamış köpek gibi yaşamış ve köpekler gibi şimdi sürünmeye mahkum olmuştu.
Alıntı
EylülMehmet Rauf · Ren Kitap · 202050bin okunma
·
141 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.