ya şişme ya şaheser diyip arası bulanamayan kitap
8/10
·664 syf.··
2025 305. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2025 12:01
Baştan söyleyeyim bu kitabı beğendim ancak benim için okunmalı mı kesinlikle okunmalı mı derseniz ben bu kitabı okunmalıya alırım. Peki şimdi gelelim Babil'i niye ne şahesere nede şişirilmiş kategorisine aldığıma. İlk olarak her zamanki gibi spoilersız kısımda artı eksilerini söyleyeceğim sonrada spoilerlı kısımda açacağım. Sonra genel yorumumu spoilerlı kısımı geçince vereceğim. (Spoilersız) Ben artıdan başlayıp arada eksileride söyliyerek eksilere doğru ineceğim; Babil olayları kullanarak size istediğini anlatma konusunda gerçekten çok başarılı bir kitap yazar o an ne anlamanızı istiyorsa bunu direk anlayabiliyorsunuz karakterleri olaya işleme bakımından başarılı , karakterleri o olaya da çoğunlukla güzel yediriyor. Çoğunlukla diyorum çünkü bazı yerlerde bu aksayabiliyor ancak bu o kadar da benim gözüme batmadı. Kendi konusunu gayette işliyor. Ve konu bakımından baya özgün olduğunu takdir etmek kesinlikle gerekiyor. Akıcı bir kitap çok akıcı diyemem ama akıcı, bazı yerlerde yoruyor yani bu kitap beni alıp götürdü ancak kendine tamamen kaptırdı diyemem. Gelelim karakter dizaynı ve işleyişine karakter dizaynı bence iyi. Çok iyi değil ama iyi. Karakterlerin hepsinin kendine özgü düşünce tarzları var ancak konu bu karakterleri işlemeye gelince bazı karakterler çoooook iyi işlenirken bazılarının işleyişi kötüydü. Üzgünüm burda bazı karakterler sadece o an o olaydaki yeri için varlardı tam olarak şey diyemiyordun bu karakter başlı başına bir insan derinliğinde yada bunun yarısı derinliğinde. Hayır maalesef bundan uzaklardı. Gelelim olayların işleyişine ben yazarı burda öncelikle takdir ediyorum hem konusunu işleyip bu işleyişi dil ile desteklemesi bence çok iyiydi. Bakın dil konusunda benim direk bir ilgim olmasada bu inanılmaz hoşuma gitti. O kelimelerin köklerindeki ayrıntıların zamanla hikaye ile paralellik de bulunması kısmı iyiydi. Bide bu fantastike dökülmüş inanılmaz özgün ve hoş bir şey ortaya çıkmış. Lakin bunun potansiyelini kullanma konusunda yazar bazı yerlerde yeterli iken bazı yerlerde yetersiz kalıyor. Ben bu yeterlilik kısmını direk fantastik yada roman olarak bir incelemicem. İkisini ayırmamız lazım bir kere bu kitap roman olarak bu potansiyeli inanılmaz iyi kullanmış bazı aksaklıklar var kesinlikle bunu reddemeyiz ama topluca bakınca iyi durumda. Peki fantastik kısmı? Yetersiz, roman olarak yeterli ancak bence fantastik anlamda daha kuvvetli bir yazım daha ayrıntılı bir evrene ihtiyaç duyuyordu. Bu yüzden üzgünüm bu kitap fantastik anlamda inanılmaz iyi bir potansiyeli var ancak yazar bunu roman kısmında harcıyor. Yani bir tek ben mi bundan rahatsızım bilmiyorum. Dillerin çarpıklığını kullanarak büyü yapılabiliyor düşünsene nasıl bir evren doğabilir burdan ama yok yazar o kısmı reddetmiş. Tabiki bu tek kitaplık bir seri ve ona rağmen içinde neler neler barındırıyor. Ama yazar bence bununda üzerinde dursa bu kitap şaheser olurdu hatta bu yılların fantastiği olabilirdi. İnanılmaz bir evren kurabilirdi. Ama resmen harcamış tabiki diyen vardır sana mı soracak. Hayır ama bu kitabı fantastik diye övüyorlar ancak fantastik kısmına bakıyorsun yetersiz potansiyeli yeterince kullanılmamış. İçten içe üzülüyorsun. Ben bu kitabın fantastik kısmından değil roman kısmında ödül alması gerektiğini düşünüyorum sırf bu yüzden. -Spoilerle Kısma Gelelim- (Lütfen okumayan bu kısmı okumasın eğer okumak istiyorsa kitapla alakalı tüm şevkini kırılma ihtimali çok yüksek inanılmaz büyük spoilerlar vericem) Ben burda spoilersız kısımdaki düşüncelerimi açıcam. Öncelikle olayların işleyişine gelelim bu kitaptaki en büyük teknik sıkıntılardan birisi bir türlü başladığını hissedememek olabilir. Kitabın ortalarına geliyorsun hala başta gibisin. Peki bunun sebebi ne? Yazar kitaptaki ilk 150-200 sayfayı sadece başlangıça ayırıyor. Dürüst olun bu kitap Robin'in direk akademiye gelmesiyle başlasaydı ondan önceki olaylar aralarda flashback olarak yavaş yavaş verilseydi kitap en az 150 sayfa kısalır ortaya Robin'in geçmişi ile ilgili daha gizemli bir hava katar kitaba kişiyi baştan bağlamaz mıydı? Kitap sırf bu başlayamamışlık yüzünden kişiyi yoruyor. Açık konuşayım ben bundan daha da yorucu kitaplar görmesem bırakırdım kitabı. (Syf.392 sonrası) Sonra gelelim beni irite eden diğer kısma karakter işleyişi. Bak burdan yazarı övücem hem de baya gömücem. Bak bu kitapta Prof. Lovell, Griffin, komik gelecek ama Letty çok güzel işlendi. Tam her şey olması gereken yerdeydi. O lovell'ın Robin'i kaybetmemeye çalışıp bir yandan da aśağı görüp sevememesi çeliskisi iyi hoştu. Letty nin gelgiti belliydi ancak bunu niye yaptığını yazarın bize anlatması güzeldi. Griffin kitabın düşünce yapısının özeti gibi. Robin'e ve Anthony'e orta şekerli diyeyim. Robin başlangıçta neredeyse hiç bir karakter gelişimi olmayan ama sonlara doğru gerçekten fena olmayan bir gelişime sahip. Anthony bir nevi yazar tarafından Griffin ve kitabın fikrinin şiddetsiz tarafını savunan kişi benimde favorim ayrıca grubun abisi gibi. Ölümü bu kitap için en iyi ölümlerden ve tamamlayıcı ölümlerden biri. Ama Rami Victoria ve diğer karakterler sadece orda olay için yada olayları sonrasında anlatmak için vardı. Karakter özelliği değil sadece hikaye için yaratılmış kuklalar gibi geldiler belki Rami' ama Victori neredeyse öyleler. Diyeceksiniz ki işlendiyse işlenmedi sen niye bu kadar takıldın. Bunun sebebi bana göre roman sadece karakterlerin etrafında dönen olaylara karakterlerin tepkisini göstermek değil bu olayların onlara nasıl bir katkı sağladığını geliştirdiğinide okuyucuya iyice yansıtabilmeyi de kapsamalıdır. Romanda karakter gelişimi iyi yada kötü yönde olmak zorunda. Ha birde karakterlerin hikayeye katkısı da önemli onada gelicem. Bu seride Rami çok b*k yoluna gitti ve işlendi. Sen Rami'ye harika bir geçmiş ver karakterinide bu geçmişe göre şekillendirme. Ama gel gör ki bu karakterin tek yararı hikayeye Robin'e nasihat verip destekleyip gebermek. Bu arada bir ölüm bu kadar başarısız mı olur. Tamam sen belki ani ölüm seviyorsun yazar. Ama bu ölüm neye yaradı. Tek yararı şu hatta karakterin hikaye için yararını söyleyeyim. Yazar geliyor Ramiye ye: Sen Robin'e arkadaş ol tamam mı arada nasihat arada geçmiş verelim(geçmişi iyi bu arada) sonra git hermese katıl Robin ile belaya katıl yine nasihat ver sonra hiç bir şey yapâmadan geber hadi aslanım bu iş sende. Lan bari Rami de Hermes cemiyetine katıldığında biraz zaman geçseydi onun bu cemiyet hakkında ki fikirlerini görseydik. Yok karakterin tek görevi Robin'in karakter gelişimine destek olmak. Başka bir şeyi yok. Bak bu dediğim olmasın değil illaki olur bu. Ama niye bu karakterin kendi gelişimi için yazılan sahne yok ben bunu anlamıyorum. Rami'nin düşüncelerinden azar azar okusak ne olurdu sanki. Sonra gelelim Hermes cemiyetindeki diğer üyelere hepsi öğrenciler ve yakalanmamışlar. Vay be Babil ülkenin gümüşteki tek kalesi ve ordan mezun olan öğranciler arkadan gümüş ve kitap araklıyor yakalanmıyorlar. Bide bu öğrencilerin neredeyse tek yaptıkları arada robin şiddete yönelsin diye yok olmak başka başardıkları şey yok. (Zaten bir şey başarsalar yakalanırlardı galiba bu yüzden yakalanmıyorla.) Rezil üzgünüm ama rezil. Sonra babilin greve çıktığı yere gelelim yine orda karakter özelliği gösteren iki kişi var biri profesör diğeri Robin. Victoria yaya geliyoruz hiç bir şey. Arada Letty için üzülmek sonra Robin'e karşı çıkıp en sonunda onun fikrine ikna olmak dışında. Ne bir yaşantısı ne bir gećmişi var karakterin resmen var dedirtmek için konmuş. Tek sonda flashback var ondada kız yine sadece olaya tepki vermek için orada ne yapacağı belli değil bir halde. Yani karakterin tek görevi tepki vermek başka bir şey yok. -Spoilerle kısım bitti- Yani kısaca ne şişme ne şaheser. Tam arasında bir kitap oldu. Güzel yine dediğim gibi okunmalı ancak kesinlikle mi hayır. Ha birde söylemek istiyorum yoksa çok içimde kalır. Üzgünüm ama ben sömürge olayı konusunda çinle kolay kolay empati kuramıyorum hatta bana komik geliyor sömürüldük ayakları. Bunun sebebi de kendileri direk Doğu Türkistan'ın onlarca hektar alanını işgal edip bir de asimile edip sırf milletin gözünde yaptıkları zulüm azıcık gözüksün diye "azınlıklar ya onlar" dedikleri için. Bu kitap bana inanılmaz ikiyüzlü geldi bu yüzden. Sözü daha da uzatmadan buraya kadar okuyanlara teşekkür ederim yine hatırlatıyım bunlar benim artı eksi gördüklerim kişiden kişiye değişebilecek şeyler illaki vardır. İncelemem de yanlış olduğumu düşündüğünüz yada abarttığımı düşündüğünüz şeyler olması çok normal. İyi günler dilerim saygılar hürmetler.... + okur + kitap + yazar
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,932 okunma
·
165 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.