Tahmini Okuma Süresi:
18 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı:
664
Basım Tarihi:
Eylül 2024
İlk Yayın Tarihi:
Ağustos 2022
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Orijinal Adı:
Babel, or The Necessity of Violence: An Arcane History of the Oxford Translators' Revolution
ISBN:
9786052654590
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

4/10
·664 syf.··
2024 127. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2024 23:09
Puanım 2/5 (%40/100) Babil'i ilk çıktığı zamanlar kapağı ve isminden dolayı okuma listeme almıştım ama bir türlü sıra gelmedi. Sonra üzerinden 2 yıl geçti ve kitap Türkçe'ye çevrildi. Ve öyle ses getirdi ki herkes Babil diyor başka şey demiyordu. Normalde böyle kitaplardan uzak dururum çünkü %90 ihtimalle kötü çıkıyor, çok kötü olmasa da abartılmış oluyor. Fakat yorumuna güvendiğim yakından takip ettiğim kişiler de okuyup güzel yorumlayınca hadi dedim alıp başlayayım. Kitaba başlamadan önce neyle ilgili olduğunu bile bilmiyordum, üzerine yazılmış hiçbir yorum da okumadım. Yani aslında beklentilerim aşırı yüksek değildi çok övülmesine rağmen. Önce iyi yanlarından başlayayım çünkü çok fazla şey yok...Birazdan negatifliğe boğacağım sizi. Öncelikle Babil Kulesi mitini/efsanesini seven birisi olarak konuyu ilginç buldum. Bunu alıp da özgün bir şekilde bir kitabın konusu yapmak zor o yüzden tebrik etmek lazım. Kelimelerin büyülü olması ve isimlerin önemi gibi şeyler de ilgimi çekti ve Ursula Le Guin'in Yerdeniz serisini hatırlattı. Fena da başlamıyordu kitap aslında ama çok geçmeden aşağıya doğru gitmeye başladı. Gelelim neleri beğenmediğime...Öncelikle benim için en sevmediğim şey karakterler oldu. Bence karakterler olaydan mekandan vb. daha önemli olduğu için ilk ilgimi çeken şeyler onlar oluyor. Robin başta olmak üzere hiçbir karaktere ısınamadım, umrumda da olmadı. Bi Rami biraz ilgi çekiciydi o da harcanıyor. Karakterlere karakter demek zor daha çok tip gibiler yani her yerde karşınıza çıkabilecek kişiler gibiler. Özellikle Robin o kadar ilgimi çekmiyordu ki ölse bile pek umrumda olmazdı sanırım. Karakterler dümdüz kağıt gibi olunca diyaloglar da aşırı yapay geliyor. 1800lerde geçen bir hikaye ama herkes 2000lerde Twitter'da konuşur gibi konuşuyor. Hepsi birer
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma
Keşke onu daha çok sevseydim.
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2024 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2024 17:55
Bu yıl pek inceleme yazma havamda olmasam da bu kitabı elime alır almaz sonumun burada olacağını biliyordum. Tıpkı R. F. KuangR. F. Kuang 'ın ilk okuduğum serisi Haşhaş SavaşıHaşhaş Savaşı 'ı okuduğumda bu yazarın her kitabını okuyacağımı bilmem gibi. Aslında çok objektif bir inceleme olmayacak bence. Dark Academia türü sevmeyenler için çok okunası bir kitap olmayabilir ama konusu ve yazarın yarattığı büyü sistemi için bile bir şans vermeye değer. Ama en çokta karakterleri için şans vermelisiniz. Çin'de küçük bir çocukken gerçek adını bile öğrenemediğimiz en sevdiği kitaplardan kendine isim seçen Robin ve onun Babil'de tanıştığı diğer arkadaşları için. Kitabın konusundan ziyade ana karakterlerimiz üzerinde ki görüşlerimi yazmak istiyorum ki ilerde bunu okuyup aynı hisleri yakalayabileyim Robin çoğu okurun kolay bağ kurabileceği bir ana karakter. Korkak tarafları var bunları kabul ediyor, arkadaşlarını çok seviyor onlar için her şeyi yapmaya hazır. Kendi yaşadığı hayatı hak etmediğini düşünen ve kötü olayın sonuncun kendinin cezalandırılmasıyla son bulmasını isteyen biri. Rami, Robin'in Babel'de ki ilk arkadaşı. Onun aksine ne yapması gerektiğine dair çok küçük yaştan beri bir fikri var bu doğrultuda hareket etmek isteyen biri. Hindistan'dan küçük yaşlarda İngiltere'ye gelmiş. İnsanların görmek istediklerini onlara göstererek hayatta kalmaya ve amaçlarını gerçekleştirmeye çalışan biri. Robin'le birlikte Oxford'ta tepede geçirdikleri gün batımını hiç unutmayacağım galiba. Victorie bence kitapta en trajik geçmişe sahip karakter ve zorluklarla yüzleşmeye devam ediyor. Oldukça zeki bir bilim insanı. Çektiği hiç bir zorluğu fark etmeyen Letty'i bile Robin'le birlikte onun iyi yanına tutunmak isteyen kişi. !!!!ciddi spoilerrrr!!! Letty ise benim bu kitapta ki benim en çelişkili düşüncelerim olan
1000k
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma
Bitti
6/10
·664 syf.··
2025 9. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 16:17
Bitirene kadar canım çıktı ama sonunda başardım. Bence hiç akıcı bir kitap değil. Yani kitabı okumak için kendinizi ikna etmeniz gerekiyor. Üç aylık bir aranın ardında bitirdim neyse ki. (Okumam 2 ay sürdü.) Fantastik bir kitap olarak geçiyor ama fantastik tek yanı: gümüş külçelere çevirilen sözcükleri yazmaları ve anlamına göre o gümüş külçenin etki etmesi. Spoiler vermeden konusundan da bahsedeyim: anavatanlarından koparılan çocukların tüm hayatları boyunca Babil'e kabul edilmeleri için dil eğitimi almasını ve devamında eğitim hayatlarını okuyoruz. • SPOİLER• Aslında böyle bir konu ve mesajın daha farklı nasıl işlenebileceğini bilmiyorum ama bazı şeyler tam hissettirmedi kitap boyunca. Mesela Hermes hakkında neden daha fazla bilgi öğrenemedik. Son sayfalarda o kadar: başka şehirlerde de Hermes üyeleri var dendi ama bizim çocuklara kimse sahip çıkmadı, akıl vermedi. Lovell öldürülene kadar kayda değer hiçbir olayın olmaması da sinir bozucu 400 sayfa boyunca karakterlerin gündelik hayatlarını, Babil'deki eğitimlerini okuyoruz. Hiç değilse aralarda Rami ve Victorie'nin Hermes macerasını okumak isterdim. Mesela kitabın ana konusu devrim ama karakterlerimiz devrime son 100 sayfada başlıyor. Önceki sayflar boyunca bebek adımlarıyla sistemin yanlışlıklarını fark etmelerini okuyoruz. (özelikle Robin'in) Onun yerine temelleri daha sağlam oturtulmuş bir devrim hareketi okumak isterdim. Hem böylece sonunda da kimse ölmek zorunda kalmazdı.(gerçi ölmeseler krallık hala onları sömürmeye devam ederdi. belki babil'e karşı bir çeviri merkezi kurabilirlerdi halkın yararını amaçlayan) Karakterleri de sevdiğimi söyleyemem, benim için yorucu ve sıkıcı bir kitaptı. Sonunu da beğenmedim. BabilBabil
Edebiyat
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma
Puan vermedi·664 syf.··
2025 52. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 23:52
Açıkçası aradığımı bulamadığım, karakterlerle bağ kuramadığım, bütününde eksik bir şeyler var hissinden kurtulamadığım bir okuma oldu benim için… berbat diyemem lakin yazarın diğer iki kitabını okuma konusunda şimdilik çekimser kalacağım sanırım.
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma
9/10
·664 syf.··
2024 147. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2024 00:48
Dünyada yüzlerce dil, milyonlarca kelime var. Ama benim Babil’i tanımlayabileceğim herhangi bir sözcük yok. Tam olarak kelimelerin tükendiği yerdeyim. Önce kitabın kısaca konusundan bahsetmek istiyorum. Kitap 1830’lu yıllarda (arka kapakta neden 1928 yazıyor anlamadım?), İngiltere’nin sömürgenin zirvesi olduğu yıllarda geçiyor. Biz bu döneme yetim kaldığı için evlat edinilen, aslen Çinli Robin ile dalıyoruz. Robin, vasisi Profesör Lovell sayesinde Londra’ya taşınır ve yıllarca, Yunanca, Latince ve hatta Çince eğitimleri alır. Robin gerçekten çok çalışır çünkü Profesör Lovell’ın ona devamlı hatırlattığı bir şey vardır: Tembellik onun ırkının kanında vardır (eh bu kadar uyuşuk olmak onun değil atalarının suçudur), o ve ırkı tembel ve barbardır. Tüm bu eğitimler Robin’in Oxford Üniversitesi’ne girebilmesi içindir. Robin çeviri bölümünü seçtiği için eğitimini Babil isimli ayrı bir kulede görmeye başlar. Babil, daha ilk andan hem Robin’i hem de gerek cinsiyetleri gerek ırkları yüzünden ayrımcılığa uğrayan diğer arkadaşlarını büyüler. Babil bir masal gibidir. Özellikle de Babil’de yapılan gümüş külçeler. 19. Yy İngiltere’sinde her şey gümüş külçeler sayesinde yapılmaktadır. Bu gümüş külçeler üzerlerine yapılan kelime kombinasyonları sayesinde güç kazanan bir çeşit madenlerdir. İngiltere bu madenlere öyle bağımlıdır ki, binalar bu külçeler sayesinde ayakta durur, trenler bu külçeler sayesinde hareket eder hatta yemekler bu külçeler sayesinde ısınır. Külçelerin en güçlü kombinasyonları Doğu dilleri sayesinde (Çince, Sankritçe ve Arapça) yapılır ancak tahmin edilebileceği üzere bu dillerin sahibi ülkeler külçelerden faydalanamaz. Yani Kuang İngiltere’nin sömürüsünü bize bu sefer diller üzerinden anlatır. Robin kendini Babil rüyasının içinde kaybetmeye hazırdır ancak
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma
7/10
·664 syf.··
2024 82. kitabı
Uzun zamandır ingilizce baskılarını görüp merak ettiğim bir kitaptı. Çıktığı ilk günlerde aldım ve 3 gün içinde okudum. Yazarı Haşhaş savaşı serisiyle tanıyorum. Okudum o seriyi ve yazarın gerçekten okuyucuya acımasız davrandığını biliyorum. Bunun farkında olarak temkinli okumaya başladım. ilk sayfalar sanırım ilk 150 sayfa bana inanılmaz derecede kral katili güncesini anımsattı. Rüzgarın adı sevdiğim bir kitaptır ve bence yazım tarzı olarak esinlenmiş gibi. Sorun yok olabilir. Önce olumsuz yönlerinden bahsedeceğim Bence kitabın en büyük sorunlarından biri dipnotlar. ilk başlarda okudum ama sonra sürekli bölündüm ve sıkıldım ana hikayeye odaklandım. ikinci sorun ; kelimelerin anlamlarını çok uzun yazmış olması. Detaycılığı mükemmel ama bazen okurken sürekli sözlük hissi vermesi hoşuma gitmedi. üçüncü sıkıntı gerçek coğrafyada geçmesi aslında benim hoşuma gitmedi. İngilizleri baya baya canavar olarak algılıyoruz. Öyle bile olsa ben fantastik kitaplarda farklı ve hayali medeniyetler üzerinden anlatımı daha incelikli, buluyorum o zaman aaa bence bu ülkeyi kastediyor diye düşünüyor okuyucu. konusu ise şöyle; Kolera salgınına yakalanmış bir ailede tek hayatta kalan fert olan Robin İngiliz prof Richard Linton Lovell tarafından kurtarılır. Önce doktora, sonra terziye sonra avukata derken artık Robin'in bir vasisi vardır. Ondan tek isteği çok çalışması ana dilinde düşünmeyi unutmadan Latince , yunanca ve ingilizceyi de muhteşem derece öğrenip Oxford'da Babil kulesinde çevirmenlik bölümünü kazanması. Devlete hizmet etmesi. Bu eğitim sürecinde sıcacık bir dostluk kurar Robin Letty, Rami ve Vivtoria ile. Robin'in Çin'deki ilk ismini öğrenemedik ama O'nu sevdim. Özellikle duygularına ortak oldum. Robin, kötü kararlar alma eğiliminin artmasına rağmen sempatik bir
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma
yılın ilk kitabına on vermek | SPOİLER
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2025 00:00
hayatımda gördüğüm en ana karakter robin iman boy rami cesur ve hırslı victoire ve... neyse ilk önce konusuyla başlayalım, robin swift çinli bir çocukken annesi ve akrabaları kolera yüzünden hayatını kaybeder. rob tam ölmek üzereyken profesör lovell adındaki bir adam bu çocuğu gümüşle iyileştirir. sonra onu kendi himayesi altına alır. londra'ya giderler ve burada köklerinden uzaklaştırılmaya zorlanır. sonra bu çocuk oxford'da babil çeviri enstitüsünde okumaya başlar. burada en başta rami adında bir çocukla tanışır. sonra da victoire ve malum kişiyle. karakterlerden başlayalım; robin'i çok sevdim, kitabı okurken sürekli onun gibi bir ikilemde kaldım. bana istediğim her şeyi veren babil'de mutlu mesut mu yaşardım, yoksa bu sisteme karşı mı çıkardım? buna hala bir cevabım yok hsghhaghjsh. sonlara doğru karanlık bir insana dönüşünü okumak da bana çok zevk verdi diyebilirim. kuleyi aldığındaki tayfayı da çok sevdim. bana en mantıklı gelen kişi profesör chakravarti oldu ama. robin meseleyi kişisel bir kine dönüştürünce artık ben de düşüncelerini desteklememeye başlamıştım ama bu robin için çok önemli değil çünkü; oderint dum metuant. bırakın nefret etsinler, yeter ki korksunlar. ama hak vermemekte zor ya. rami öldürülünce ben bile robin'in yaptığı şeyleri yapardım. victoire, BEN ROBİN'LE SHİPLEMİŞTİM. yaşadığı baskıyı gerçekten hissettim. siyahi bir kadın olmak babil'de çok zor kitapta. kendi etnik kökeninden utanıyor. ve garip bir şekilde kitabın sonunda hayatta kalan tek iyi karakterin victoire olacağını beklemiyordum. ama çok sevdiğim bir karakter oldu. ve rami. benim kitaptaki en sevdiğim karakter oldu diyebilirim. rami hintli bir müslüman. siyahi ve kadın olan victoire ve kadın olan lettitia ile beraber insan yerine konulmuyor. ayrıca letty ile kavga sahneleri
Babil
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma
traduttore, traditore
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Ben genelde kitaplara ağlarım, duygusal bir insanım ve derinden hissederek okurum. Ama uzun bir süredir bu kadar da ağlamamıştım... Hatta konu benden bağımsız, bu kitaba ağlamayacak kişilerle nadiren karşılaşacağınızı söyleyebilirim. Bitirdiğinizde uzun süre kendinize gelemeyebilir ve titreme krizi geçirebilirsiniz. Doğru müzik ile bu hissiyatı, ruh sağlığınıza zarar verebilecek ölçüye de çıkarabilirsiniz. Yazarın çinceden ingilizceye çeviriler yapan biri olduğunu biliyorum, o kadar bilgili bir yazar ki -aynı zamanda çok usta bir hikaye anlatıcısı- zihnimize yüklediği bilgiler hiç bir noktada eğreti ya da fazla gelmiyor. Bu da kitabı daha nitelikli ve etkileyici kılıyor. Hatta okuduktan sonra dillere sempati beslemeye başlayabilirsiniz. Olay örgüsü de takdire şayan ve çağdaş döneme daha yakın tarihlerde geçen fantastik bir kurgu ancak bu kadar iyi yazılabilirdi. Karakterler ve onların arasındaki ilişki... Okuduğunuz her an içlerinden biriymiş gibi hissetmenize sebep oluyor. Her ne kadar kalbimi söküp atmış ve beni duvardan duvara çarpmış gibi hissettirse de, okuduğum en iyi fantastik kitabı -bir seriden bağımsız olarak- sorarsanız size bunun Babil olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. R. F. KuangR. F. Kuang BabilBabil
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma
“Ve altın yaldızlı bir kafes, yine de kafesti.”
8/10
·664 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 12:08
Muhtemelen yazacağım metin oldukça karışık olacak en baştan söyleyeyim kitabı beğendim ben. Sonuna kadar iyi gittim ama bu kadar güçlü bir başlangıç nasıl oldu da beni sarsmadı, bitirdiğimden beri bunu anlamaya çalışıyorum. Yazarın kurgu konusunda yetenekli olduğunu inkar etmeyeceğim, evren -eğer ki varsa- inşası beni ilk sayfalardan kendine çekti zaten. Ama böyle bir kitap için Oxford’u seçmek hem gerçeklikten kopmaması açısından iyi olmuş hem de ne yazık ki çoğu olası hamle ve sahnenin değerini en baştan düşürmüştü. Karakterleri çeşitli ve farklı etnik köken/din kalıplarındaydı. Zaten ana konusu ırkçılık. Konuya ilgisi olanlar için güzel bir kitap olacaktır akademik sahneler biraz daha fazla olsaydı ve karakterlerin iç dünyalarına, geçmişlerine biraz daha önem verilseydi ikileme düşmeden 10/10 derdim. Buradan sonrası spoiler içerecek Letty, Letty, Letty… bir yanım seni her zaman haklı bulmaya devam edecek. Kitapta beni rhatasız eden tek detay yazarın abartılı beyaz nefretiydi. Bir tane bile düzgün iyi beyaz yoktu hepsi mi arkadan bıçaklar hepsi mi kötüdür hepsi mi ırkçıdır, evet hepsi öyleydi. Letty hakkında sürekli dayatılan "ingiliz gülü, asilzade" kavramlarına girmiyorum bile. Yaptıkları imalar kızdan o kadar uzaktı ki son hamlesine kadar. Yazarı daha araştırmadım ama büyük bir önyargı oluşturdu bile. Letty Ramiyi seviyordu ve Rami'nin onu sevmemesini anlıyorum. Ama aralarındaki bağı ve Letty'nin reddedildikten sonra ağlamasını "bir müslümanın, bir hintlinin, kahverengi tenlinin onu reddetmesinin gururuna ağır gelmesi" olarak okura aşılamak nasıl bir motivasyonla yapılabilir? Lovell bir bölümde Babil'in parasının haksız kazanç olduğunu düşünüyorsunuz ama o parayla yaşıyorsunuz diyordu. Tam olarak bu. Irkçılık hakkında lafım yok haklılar ama sen eğer bir
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2024 107. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2024 14:50
Kitabı okuyup bitirdiğimden beri kafamı ve düşüncelerimi toplamak bahanesiyle inceleme yazmayı sürekli erteliyordum. Ama bugün daha fazla ertelemek istemediğime karar verdim. Sonunda bu kitaptan bahsedeceğim için oldukça heyecanlıyım. Bu incelememde R. F. Kuang' ın ülkemizde son çıkan kitabı olan Babil' den bahsedeceğim. Öncelikle kısaca kitabın konusundan ve her ne kadar tam puan vermiş olsam da kitabın sevdiğim ve sevmediğim yanlarından, sonra ise kimlere önerdiğimden bahsedeceğim. Kolera salgını yüzünden yetim kalan küçük bir çocuğu, Oxford akademisyenlerinden Profesör Lovell himayesi altına alır. Ve kendisine sevdiği kitaptan etkilenerek Robin Swift adını koyan küçük çocuğu Londra' ya getirerek onun Oxford' un prestijli Kraliyet Çeviri Enstitüsü' ne girmesi için eğitim almasını sağlar. Biz Robin' in Çeviri Enstitüsü' ne girmesinin ardından kendi döneminin öğrencileri olan Rami, Victoire ve Letty' le Babil' in karanlık sırlarının farkına varmalarıyla beraber giderek karmaşıklaşan ilişkilerini okuyoruz. Kitap, benim oldukça takıntılı olduğum dark academia türünün bir ürünü olmasının yanı sıra çok ama çok sevdiğim Haşhaş Savaşı serisinin yazarının bir kitabı. Dolayısıyla benim bu kitabı sevmemem zaten pek olası değildi. Ama yine de kitapta sevdiğim gibi sevmediğim bazı noktalardan da bahsetmek istiyorum. Kitabın yaklaşık ilk iki yüz sayfası bizim karakterlerle ve kitabın dünyasıyla tanışmamız için oldukça sakin ve sabit ilerliyor. Ve benim bununla hiçbir sorunum yok ancak Robin' in Rami, Victoire ve Letty' le olan ilişkisinin ve grup içi dinamiklerin bu iki yüz sayfada daha iyi anlatılabileceğini düşünüyorum. Çünkü bana kalırsa birkaç örnek konuşma ve olay haricinde bizim yan karakterlerin kişiliklerini anlamamız genel olarak sonraki dört yüz sayfaya kaldı. Kitap
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma

Yazar Hakkında

R. F. KuangYazar · 5 kitap
Rebecca F. Kuang, Marshall Bursiyeri, çevirmen ve ödüllü, #1 New York Times çok satan yazarıdır. Cambridge'den Çin Çalışmaları alanında MPhil ve Oxford'dan Çağdaş Çin Çalışmaları alanında MSc derecesi var; şu anda Yale'de Doğu Asya Dilleri ve Edebiyatları alanında doktora yapıyor.