Puan

8.210 üzerinden
1.021 kişi
4/10
·664 syf.··
2024 127. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2024 23:09
Puanım 2/5 (%40/100) Babil'i ilk çıktığı zamanlar kapağı ve isminden dolayı okuma listeme almıştım ama bir türlü sıra gelmedi. Sonra üzerinden 2 yıl geçti ve kitap Türkçe'ye çevrildi. Ve öyle ses getirdi ki herkes Babil diyor başka şey demiyordu. Normalde böyle kitaplardan uzak dururum çünkü %90 ihtimalle kötü çıkıyor, çok kötü olmasa da abartılmış oluyor. Fakat yorumuna güvendiğim yakından takip ettiğim kişiler de okuyup güzel yorumlayınca hadi dedim alıp başlayayım. Kitaba başlamadan önce neyle ilgili olduğunu bile bilmiyordum, üzerine yazılmış hiçbir yorum da okumadım. Yani aslında beklentilerim aşırı yüksek değildi çok övülmesine rağmen. Önce iyi yanlarından başlayayım çünkü çok fazla şey yok...Birazdan negatifliğe boğacağım sizi. Öncelikle Babil Kulesi mitini/efsanesini seven birisi olarak konuyu ilginç buldum. Bunu alıp da özgün bir şekilde bir kitabın konusu yapmak zor o yüzden tebrik etmek lazım. Kelimelerin büyülü olması ve isimlerin önemi gibi şeyler de ilgimi çekti ve Ursula Le Guin'in Yerdeniz serisini hatırlattı. Fena da başlamıyordu kitap aslında ama çok geçmeden aşağıya doğru gitmeye başladı. Gelelim neleri beğenmediğime...Öncelikle benim için en sevmediğim şey karakterler oldu. Bence karakterler olaydan mekandan vb. daha önemli olduğu için ilk ilgimi çeken şeyler onlar oluyor. Robin başta olmak üzere hiçbir karaktere ısınamadım, umrumda da olmadı. Bi Rami biraz ilgi çekiciydi o da harcanıyor. Karakterlere karakter demek zor daha çok tip gibiler yani her yerde karşınıza çıkabilecek kişiler gibiler. Özellikle Robin o kadar ilgimi çekmiyordu ki ölse bile pek umrumda olmazdı sanırım. Karakterler dümdüz kağıt gibi olunca diyaloglar da aşırı yapay geliyor. 1800lerde geçen bir hikaye ama herkes 2000lerde Twitter'da konuşur gibi konuşuyor. Hepsi birer
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,927 okunma
Keşke onu daha çok sevseydim.
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2024 44. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2024 17:55
Bu yıl pek inceleme yazma havamda olmasam da bu kitabı elime alır almaz sonumun burada olacağını biliyordum. Tıpkı R. F. Kuang 'ın ilk okuduğum serisi Haşhaş Savaşı 'ı okuduğumda bu yazarın her kitabını okuyacağımı bilmem gibi. Aslında çok objektif bir inceleme olmayacak bence. Dark Academia türü sevmeyenler için çok okunası bir kitap olmayabilir ama konusu ve yazarın yarattığı büyü sistemi için bile bir şans vermeye değer. Ama en çokta karakterleri için şans vermelisiniz. Çin'de küçük bir çocukken gerçek adını bile öğrenemediğimiz en sevdiği kitaplardan kendine isim seçen Robin ve onun Babil'de tanıştığı diğer arkadaşları için. Kitabın konusundan ziyade ana karakterlerimiz üzerinde ki görüşlerimi yazmak istiyorum ki ilerde bunu okuyup aynı hisleri yakalayabileyim Robin çoğu okurun kolay bağ kurabileceği bir ana karakter. Korkak tarafları var bunları kabul ediyor, arkadaşlarını çok seviyor onlar için her şeyi yapmaya hazır. Kendi yaşadığı hayatı hak etmediğini düşünen ve kötü olayın sonuncun kendinin cezalandırılmasıyla son bulmasını isteyen biri. Rami, Robin'in Babel'de ki ilk arkadaşı. Onun aksine ne yapması gerektiğine dair çok küçük yaştan beri bir fikri var bu doğrultuda hareket etmek isteyen biri. Hindistan'dan küçük yaşlarda İngiltere'ye gelmiş. İnsanların görmek istediklerini onlara göstererek hayatta kalmaya ve amaçlarını gerçekleştirmeye çalışan biri. Robin'le birlikte Oxford'ta tepede geçirdikleri gün batımını hiç unutmayacağım galiba. Victorie bence kitapta en trajik geçmişe sahip karakter ve zorluklarla yüzleşmeye devam ediyor. Oldukça zeki bir bilim insanı. Çektiği hiç bir zorluğu fark etmeyen Letty'i bile Robin'le birlikte onun iyi yanına tutunmak isteyen kişi. !!!!ciddi spoilerrrr!!! Letty ise benim bu kitapta ki benim en çelişkili düşüncelerim olan
1000k
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,927 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bitti
6/10
·664 syf.··
2025 9. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 16:17
Bitirene kadar canım çıktı ama sonunda başardım. Bence hiç akıcı bir kitap değil. Yani kitabı okumak için kendinizi ikna etmeniz gerekiyor. Üç aylık bir aranın ardında bitirdim neyse ki. (Okumam 2 ay sürdü.) Fantastik bir kitap olarak geçiyor ama fantastik tek yanı: gümüş külçelere çevirilen sözcükleri yazmaları ve anlamına göre o gümüş külçenin etki etmesi. Spoiler vermeden konusundan da bahsedeyim: anavatanlarından koparılan çocukların tüm hayatları boyunca Babil'e kabul edilmeleri için dil eğitimi almasını ve devamında eğitim hayatlarını okuyoruz. • SPOİLER• Aslında böyle bir konu ve mesajın daha farklı nasıl işlenebileceğini bilmiyorum ama bazı şeyler tam hissettirmedi kitap boyunca. Mesela Hermes hakkında neden daha fazla bilgi öğrenemedik. Son sayfalarda o kadar: başka şehirlerde de Hermes üyeleri var dendi ama bizim çocuklara kimse sahip çıkmadı, akıl vermedi. Lovell öldürülene kadar kayda değer hiçbir olayın olmaması da sinir bozucu 400 sayfa boyunca karakterlerin gündelik hayatlarını, Babil'deki eğitimlerini okuyoruz. Hiç değilse aralarda Rami ve Victorie'nin Hermes macerasını okumak isterdim. Mesela kitabın ana konusu devrim ama karakterlerimiz devrime son 100 sayfada başlıyor. Önceki sayflar boyunca bebek adımlarıyla sistemin yanlışlıklarını fark etmelerini okuyoruz. (özelikle Robin'in) Onun yerine temelleri daha sağlam oturtulmuş bir devrim hareketi okumak isterdim. Hem böylece sonunda da kimse ölmek zorunda kalmazdı.(gerçi ölmeseler krallık hala onları sömürmeye devam ederdi. belki babil'e karşı bir çeviri merkezi kurabilirlerdi halkın yararını amaçlayan) Karakterleri de sevdiğimi söyleyemem, benim için yorucu ve sıkıcı bir kitaptı. Sonunu da beğenmedim. Babil
Edebiyat
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,927 okunma
Puan vermedi·664 syf.··
2025 52. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 23:52
Açıkçası aradığımı bulamadığım, karakterlerle bağ kuramadığım, bütününde eksik bir şeyler var hissinden kurtulamadığım bir okuma oldu benim için… berbat diyemem lakin yazarın diğer iki kitabını okuma konusunda şimdilik çekimser kalacağım sanırım.
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,927 okunma
9/10
·664 syf.··
2024 147. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2024 00:48
Dünyada yüzlerce dil, milyonlarca kelime var. Ama benim Babil’i tanımlayabileceğim herhangi bir sözcük yok. Tam olarak kelimelerin tükendiği yerdeyim. Önce kitabın kısaca konusundan bahsetmek istiyorum. Kitap 1830’lu yıllarda (arka kapakta neden 1928 yazıyor anlamadım?), İngiltere’nin sömürgenin zirvesi olduğu yıllarda geçiyor. Biz bu döneme yetim kaldığı için evlat edinilen, aslen Çinli Robin ile dalıyoruz. Robin, vasisi Profesör Lovell sayesinde Londra’ya taşınır ve yıllarca, Yunanca, Latince ve hatta Çince eğitimleri alır. Robin gerçekten çok çalışır çünkü Profesör Lovell’ın ona devamlı hatırlattığı bir şey vardır: Tembellik onun ırkının kanında vardır (eh bu kadar uyuşuk olmak onun değil atalarının suçudur), o ve ırkı tembel ve barbardır. Tüm bu eğitimler Robin’in Oxford Üniversitesi’ne girebilmesi içindir. Robin çeviri bölümünü seçtiği için eğitimini Babil isimli ayrı bir kulede görmeye başlar. Babil, daha ilk andan hem Robin’i hem de gerek cinsiyetleri gerek ırkları yüzünden ayrımcılığa uğrayan diğer arkadaşlarını büyüler. Babil bir masal gibidir. Özellikle de Babil’de yapılan gümüş külçeler. 19. Yy İngiltere’sinde her şey gümüş külçeler sayesinde yapılmaktadır. Bu gümüş külçeler üzerlerine yapılan kelime kombinasyonları sayesinde güç kazanan bir çeşit madenlerdir. İngiltere bu madenlere öyle bağımlıdır ki, binalar bu külçeler sayesinde ayakta durur, trenler bu külçeler sayesinde hareket eder hatta yemekler bu külçeler sayesinde ısınır. Külçelerin en güçlü kombinasyonları Doğu dilleri sayesinde (Çince, Sankritçe ve Arapça) yapılır ancak tahmin edilebileceği üzere bu dillerin sahibi ülkeler külçelerden faydalanamaz. Yani Kuang İngiltere’nin sömürüsünü bize bu sefer diller üzerinden anlatır. Robin kendini Babil rüyasının içinde kaybetmeye hazırdır ancak
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,927 okunma