Canan Tan'la yollarim henüz çocukken kesişti. Yüreğim Seni Çok Sevdi, En Son Yürekler Ölür, Eroinle Dans, Pembe ile Yusuf, Kelepçe kitapları 16 yaşındaki Özge için bulunulmaz bir nimetti. Kelepçe kitabıyla yolumun kesişmesi ise ablamın dolabında tesadüfen denk gelmemle ve geçmişin beni içine çeken o tanıdık, bilindik buruk hissiyle mümkün oldu. Kitabın ilk sayfasını açar açmaz Canan Tan'ın el yazısıyla olan imzasına denk geldim. Sıcacık oldu içim, 2016 yılında imza gününe gitmiştik ablamla ne kadar heyecanlıydım, hayallerimin yazarıyla ilk defa kanlı canlı temasa geçecek olmanın mutluluğuyla, heyecanıyla içim içime sığmıyordu, o imzayı da görmemle kitapla belki de daha ziyade yazariyla aramda birdenbire zaten var olan o bağ kendini en yalın haliyle gösterdi ve bu incecik romanı okumak istedim. 3 gün gibi bir sürede bitirdim fakat kitap çok daha kısa sürede de okunulabilir hem ince bir roman hem de dili yalın, anlaşılır. Akıl gidiyor. Canan Tan, engin gözlemleri ve yaşam heybesinde biriktirdiği deneyimlerle, yolunun kesiştiği hayatlar neticesinde böyle bir kitabı kaleme alabilmiş. Kitabın sonundaki teşekkür kısmında bunu apaçık bir şekilde görebiliyoruz. Benim çerçevemden baktığımdaysa, cezaevi gibi bir yeri dizilerde filmlerde görmekten ziyade bir de okuduğum satırlarla birlikte zihnimde tahayyül edebilmek zorlayıcı, buruk ama her şeye rağmen umut vaat eden bir deneyimdi çünkü Canan Tan da aslında böyle zorlayıcı koşullarda bile en başta Yeter karakteriyle, hayata kafa tutan, dimdik bir kadın karakter oluşturmuş. Çokça yara alan ama yaraların kendisinde bıraktığı tortuları belki henüz aşamasa da başka yaralara yer açabilecek kadar olgunlaşan, farklı farklı kadınların biricik hayatlarına birkaç sayfayla dahi olsa bakabilmek, o kadının bakışından bir hayat gerçekliğini, belirgin bir zorlanmayı görebilmek, empati kurabilmek zor, güzel ve buruk bir deneyimdi. Canan Tan'ın kalemi küçükken de beni hiç zorlamazdı yine şaşırtmadı. Bir sayfada kullanmış olduğu cümleler, bir cümleye denkti belki de. Böyle zorlayıcı yaşantıları, bu kadar kolaylıkla okunabilir kılması da onun ne kadar deneyimli bir yazar olduğunun ispatlarından biridir zannımca.