·280 syf.····Okunma: 28 Ağustos 2025 13:00 Yazarın türkçeye çevrilen son kitabı kendisinin anılarından oluşuyor. Ölümle karşı karşıya geldiği iliklerine kadar yaşadığı on yedi kırılma noktası. Yazmak zaten delilik işi değil mi? Bu anılar aslında bir çeşit travma değil mi? Yazılmalı mı? Ya da kimin için yazılmalı. Kendisi için mi yazmalı, hayatı daha çok sevmek için mi?
Yazmaya meyilli insanlar hafif psikopat olur demişti Şenol hocam. Doğru, aynen bu kitaptaki gibi yaşadığımız her şeyden binbir olasılık çıkarmak ve kafamızda kurmacalar yaptıktan sonra geriye kalan tek şey Maggie gibi kalemi kağıda vurmak.
Şeffaf duygular, derin derin nefes aldıran ve kalbimizi dinlememizi hatirlatan hikayeler…