7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
Avatar: The Last Airbender çocuklar için yapılmış bir çizgi film olsa da işlediği derin felsefik ve politik konularla her yaştan insana hitap ediyordu. İzlediğim en kaliteli çizgi film olmasının sebeplerinden biri de buydu. Diziden sonra yaşananları anlatan çizgi romanlar da savaş sonrası yaraların iyileştirilmesi, halklar arasındaki yarığın kapatılması, bütün ulusların uyum içinde yaşadığı ve teknolojik gelişmenin hızlandığı enternasyonalist bir çağın başlatılması, eski ile yeni, ruhlar ile insanlar ve uluslar arasındaki dengenin sağlanması gibi derin konuları işliyor. Emperyalizm, faşizm, ırkçılık, feodalizmden kapitalizme geçiş, iklim krizi gibi bizim dünyamızda da uğraştığımız pek çok sorunu çizgi romanlarda da görüyoruz. Bu konular Alan Moore çizgi romanlarındaki ya da devrimci sinema filmlerindeki kadar derinlikli bir şekilde işlenmese de hikayeye oldukça yeterli ve güzel yediriliyorlar. 100 Yıl Savaşı'ndan sonra yaşananları anlatan 6. çizgi roman olan North and South'ta da bu konular işlense de maalesef kalite olarak diğer çizgi romanlardan aşağıda kalıyor. İlk olarak 3. Part'ta hikayenin çözülüş şekli Avatar gibi bir seriye yakışmayacak ucuzlukta. Hikayenin kötü karakteri Gılak'ın -bizzat Zuko'nun kendisi tarafından- Zuko'nun ilk sezonki haliyle bir tutulması doğru değil. Gılak emperyalist bir işgalci ya da basitçe kötü ruhlu bir karakter değil. O yabancı emperyalistlere karşı yurdunu savunan ve halkı için en iyisini isteyen bir küçük burjuva devrimcisi. Gılak'ın yabancı emperyalistlere karşı olan haklı nefretinin tüm yabancılara karşı bir nefrete ve güvensizliğe dönüşmesi ise-ki onu hikayenin kötü karakteri yapan da bu- oldukça olağan bir durum. Proleter devrimcilerinin enternasyonalist bakış açısının yoksunluğunda ezilen halklar ve o halkların küçük burjuva devrimcileri yabancı nefreti geliştirebilir. Ancak Gılak'ın Toprak Kralı'nı öldürmeye çalışması onun karakteriyle uyuşmayan bir hareket çünkü eğer Toprak Kralı ölseydi Toprak Krallığı Güney Su Kabilesi'ne savaş açacak ve kabileyi silindir gibi ezecekti ki bu Gılak'ın kesinlikle istemeyeceği bir şey. Gılak bunu tahmin edebilecek ve Toprak Kralı'na zarar vermeyecek kadar akıllı bir insan. Buna rağmen hikayenin sonunda bu zekası ve -Katara'nın da onayladığı- kısmi haklılığı yok edilip basit bir kötü karaktere dönüştürülüyor. Chi Blockerların Avatar ekibinin metal zırhlarını fark edememesi ise sadece gülünç açıkçası. Sokka'nın story archına hak ettiği değerin verilmemesi beni her çizgi romanda rahatsız etse de açıkcası bu çizgi romanda üzerine eğilineceğini düşünmüştüm. Dizinin finalinde Sokka'nın uzay kılıcını kaybettiğini görüyoruz ama sonrasında geçen neredeyse iki yılda Sokka'nın kılıcı bulmaya çalıştığına ya da kendisine yeni bir kılıç yapıp kılıç sanatında ustalaşmaya devam ettiğine dair hiçbir şey görmüyoruz. Adeta Sokka'nın karakter gelişiminin bu yanı tamamen siliniyor ve yeniden sadece bumeranglı plancı adama dönüyor. Hikaye Sokka'yı boşverip ağırlığını Katara'ya verse de kitabın bitişinde Katara da gerçek anlamda bir gelişim göstermiyor. Kabilenin gelişmesini istememesinin ana sebebinin annesine ve geçmişe duyduğu özlem olduğunu kabul etmesine rağmen hikayenin sonunda hala petrol rafinerisine karşı çıkıyor. Rift hikayesinde Aang geçmişin değerlerini koruyarak geleceğe bir köprü kurulabileceğini anlarken bu hikayede Katara böyle bir gelişim göstermiyor. Bunun en temel sebebi de Smoke and Shadow'da Zuko'nun Ateş Ulusu'nun tarihini ve Sozin'in faşist kültürü öncesi kültürünü öğrendiği gibi Katara'nın Güney Su Kabilesi'nin savaş öncesi şehirlerini ve kooperatif yaşam kültürünü öğrenememesi.(Belki Aang ile Ruhlar Dünyası'na ve Güneyli su bükücü eski bir Avatar'ın anılarına yolculuk bu sorunu çözebilirdi.) Durum böyle olunca Güney'in Kuzey'in ucuz bir kopyasına dönüşmesi ve Güney kültürünün küçümsenmesi gibi yan hikayeler havada kalıyor. The Rift hikayesinde gördüğümüz Güneyli kardeşlerin iş bulabilmek için kabileyi terk etmesine sebep olan ekonomik sorunlara sadece bir cümle ile değinilmesi ise kötü bir karar olmuş. Savaş sonrası Güney'in durumuna daha bir derinlik katabilirdi. Anlattığım tüm bu sorunlara rağmen North and South tıpkı diğer tüm Avatar hikayeleri gibi tüketmesi oldukça zevkli bir hikaye. Team Avatar'ın yeniden bir araya gelişini, Hakoda ve Pakku gibi yan karakterlerin story archının gelişimini, savaş sonrası dünyanın değişimine dair hikayenin ilerleyişini okumak çok güzel. Güney Kutbu'nun çizimleri de harika. Sokka ve Katara'nın kabileye geri dönüşü ve annelerinin mezarlarındaki konuşmaları gibi paneller oldukça vurucu. Overall, North and South kesinlikle okumaya değer bir çizgi roman.
Edebiyat & Roman
Avatar: The Last AirbenderGene Luen Yang · Dark Horse Books · 201762 okunma
·
71 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.