Bana Osmanlı’nın son dönemlerini anlamam için Kemâl Tahir okumam söylenmişti.
Gerçekten de okudukça içine gömüldüm, gömüldükçe içinde kayboldum.
Bu olay örtüsünde yazar; düşünün ki, işgal kuvvetleri Afyonkarahisar ve çevresine konuşlanmış, Gazi paşa onları yurttan ebediyen atma planları yaparken,
Zannediyor musunuz ki? Anavatan hınca hınç can kıraç olmuş tek parça milli mücadeleye destek versin..’ in acı cevabını vermiştir.
Payitahtaki yolsuzlaşmış insanları, işgal kuvvetlerinden çıkar sağlayanları, onları yücelten yazılar yazan gazetecileri, işim görülsüncüleri, kervanım yürüsün de gerisi vatan yansın umrumda değilcileri bunların yanı sıra Anadoluda harekâta kalkmış Mustafa Kemal paşayı alaşağı etmeye çalışan kokuşmuş sistem insanlarını, Gazi paşa tutuklansın işimiz daha iyi olacak haberleriyle insanları kandıranları, ona yardım edecekleri yerine köstek olanları, tüm bu pisleşmiş insanlara karşılık Anadoluda aydınlanlaya başlamış aydın kesiminin yalnızlığını, Milli mücadeleye destek veren insanların nasıl yalnız bırakıldığını, ötekileştiğini mükemmel bir şekilde anlatmış KEMAL TAHİR.
Mustafa Kemal paşamın sadece düşman askeriyle değil bunlarla da savaştığını ve galip geldiğini gözler önüne sermiş. Ne büyüksün ATAM. GURUR DUYUYORUM..
Son cümlelerimde ise, o zamanın kokuşmuş zihniyetinin hala 100 yıldır devam ettiğini, bu kokuşmuş, yolsuz insanlardan kurtulduğumuzda daha aydın bir ülke olacağımızı düşünüyorum.
Okuyun çocuklar, gelişin, entellektüel seviyemiz bu toprakları üst seviyelere taşıyacaktır…
YUNUS EMRE AKSU