Esir Şehrin Mahpusu (Esir Şehir Üçlemesi 2. Kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5,7bin
Gösterim
Adı:
Esir Şehrin Mahpusu
Alt başlık:
Esir Şehir Üçlemesi 2. Kitap
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
378
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752730953
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Esir Şehrin Mahpusu
Esir Şehrin Mahpusu
Esir Şehrin Mahpusu
Esir Şehrin Mahpusu
Esir Şehir Üçlemesi'nin ikinci cildi 'Esir Şehrin Mahpusu'nda, Kâmil Bey hapistedir; kendisiyle, ailesiyle ve ait olduğu Osmanlı aristokrasisiyle derin bir hesaplaşmaya girişir. Çürümüş, işbirlikçi aileler, Anadolu'da gitgide güçlenen Kuvayı Milliye direnişi ve hapiste, korkunç bir dram içinde, yapayalnız, kendisini Kurtuluş Mücadelesi'yle yeniden yaratmaya karar veren Kâmil Bey...

"Romancının, romanını yazacağı toplumu, o toplumun insanlarını 'tarihsel gelişimi içerisinde inceleyip, meydana vuracağı özelliklerden, bugünün ve geleceğin zorluklarının çarelerine sağlam dayanaklar bulmak' zorunda olduğunu; bunun için hazır kaynaklar yoksa, bu roman dışı incelemelerin de romancı tarafından yapılması gerektiğini, bunsuz bir roman yazılamayacağını, romancı olunamayacağını da ilk vurgulayan Kemal Tahir olmuştur." 
-Mehmet H. Doğan-
(Arka Kapak)
378 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Kemal Tahirin bu esir şehir üçlemesi edebi romandan öte tarihi bilgileri olayları bizlere anlatıyor. Kurtuluş savaş zamanının İstanbulu ve Anadolunun içler acısı durumu, insanların padişaha, mustafa kemale, işgalci güçlere bakışlarını, düşüncelerini dile getirmektedir...
378 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Esir Şehir Üçlemesinin 2.kitabını Esir Şehrin Mahpusu...

1. kitaptan ana karakterimiz Kâmil Bey'in hapisteki zamanlarını konu alıyor adından da belli olacağı üzere. Kâmil Bey hapse girer cezası 7 yıldır. Bir yanlış anlaşılmayla siyasi suçluların olduğu bölüm yerine azılı suçluların yanına gönderilir Kâmil Bey. Başlarda bu onun için önemli bir deneyim olur. Hüküm giymiş suçlularla tanışır ve hikayelerini öğrenir. Kullanılan argo dilini, farklı şiveleri ilk defa duyuyordur. Vatanına bu kadar uzak kaldığı için daha da kahrolur. Mahpushanede işleyen sömürü düzenini de görür. Koğuş ağalarının mahpushane yönetimine çalışıp içeride üstünlük kurdukları acımasız bir yönetime tanık olur.

Kâmil Bey'in mahpusta aklından çıkmayan iki şey vardır. Ailesi ve kurtuluş mücadelesi. Eşi ve kızını için sürekli endişe içindedir. Onları dışarıda yalnız, tanımadıkları bir hayata bıraktığı için suçluluk duygusu içindedir. Öte yandan kurtuluş mücadelesinin ne şekil devam ettiğini öğrenmeye çalışır. Ama bir türlü doğru bilgiye ulaşamaz. Çünkü herkes farklı haberler getirmektedirler Anadolu'dan.

Edebi bir romandan farklı olarak içerdiği tarihi bilgilerle önemli bir eser Esir Şehir Üçlemesi. Kurtuluş savaşı zamanı İstanbul'un, Anadolu'nun durumunu, farklı kesimden insanların Padişaha, Mustafa Kemal'e, işgalci güçlere bakışını bizlere sunuyor.

Bazı bölümleri sıkıcı geldi diyebilirim ama genel itibariyle zevkle, merakla okuduğum bir kitap oldu. En kısa zamanda 3.kitap olan Yol Ayrımı'na başlamayı düşünüyorum. Vatanımızın ne koşullarda kurtarıldığını halkın içinden anlatan önemli bir seri okuyalım arkadaşlar.
378 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Ne o biraz uzattık mı kitabı okumayı. Sakın bıkkınlık, yılgınlık vardır diye. Araya bayram ve Evlatlar ve torunla tatil girince uzayı verdi.
Büyük usta Kemal Tahir bir üçleme ile kalemlediği "Esir Şehrin İnsanları" nın ilkinde Birinci Cihan savaşının ardından, işgal altında ki ülkenin içinde bulunduğu durumları yurdu kurtarma çabalarını, Kahramanımız Kemal Beyin serüveni olarak kurgulayıp; Kemalin, Anadolu ya yadım hareketlerinden birin de yakayı elle verip yakalanması ile sonlandırmıştı.
İkinci kitap Esir Şehrin Mahpusu. Kemal beyin Tevkifhanede yaşadığı onca olumsuzluklar içinde nasıl yoğrulduğunu, Anadolu da ki mücadelenin nasıl seyrettiğini merak ve heyecanla takip ederken İpten dönme mahkumların Argoları, hapishanenin olmazsa olmazı, ağalık yöntemi, raconu ile mücadelesini Kemal Tahir in muhteşem hikayelemesi, mükemmel anlatımıyla okunması gereken bir güzel eser ortaya çıkmış...
378 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
~~İLK KİTABI OKUMAYANLAR İÇİN SPOILER İÇEREBİLİR!~~

Esir Şehir Üçlemesi'nin 2. kitabı: Esir Şehrin Mahpusu.
Esir Şehrin İnsanları'nda kurtuluş mücadelesi içindeki İstanbul'u gözlemleyen ve Türk aydınından beklediği davranışları Kamil Bey'in sıfatında okura anlatan Kemal Tahir, bu kitapta, kurtuluş mücadelesi içindeki ülkenin insan profillerini biraz daha net yansıtmış okura.
Yıl 1921. Milli Mücadele'nin en yoğun zamanları. Kamil Bey, Esir Şehrin İnsanları'nda yaşadığı talihsiz olaylardan sonra hüküm giyer ve 7 yıl hapis cezasına mahkum edilir. Ancak hata ile yanlış koğuşa verildiğinde, yurdun çeşitli yerlerinden gelmiş mahkumları tanıma ve gözlemleme şansına erişir. Böylece okura detaylı şekilde Anadolu insanı profili çizilmiş olur. Bu kişilerin büyük kısmı milli mücadele karşıtı olduğu için Kamil bey kah sinirlenir kah üzülür ancak yaşadığı en ağır duygu pişmanlıktır. Zira Avrupa'nın neredeyse tamamını gezen ve tanıyan Kamil Bey, kendi memleketine ve insanlarına yabancıdır. Bu yabancılığın farkına varmak Kamil Bey'i derinden sarsar.
Kitabın ilk bölümünde, hapishane duvarları arasında bir Anadolu portresi çizilir. Anadolu insanının cahilliği, fakirliği, güçsüzlüğü ve batıl inançları okura sunulur.
İkinci bölümde, Kamil Bey artık olması gereken yerdedir. Milli Mücadele'ye gönül vermiş mahkumlar arasındadır, artık hem düşünce hem de bilgi birikimi olarak kendisine daha yakın insanların yanındadır. Nispeten daha rahat olan bu ortam Kamil Bey'i düşünmeye ve bir takım hesaplaşmalar yapmaya sevk eder. Bir yandan Kamil Bey'in iç hesaplaşmalarını okurken, diğer yandan Milli Mücadele haberleri çalınır kulaklara. Ankara Hükümeti'nin tavırları, İstanbul'un karşılıkları okura açıklanır. Mustafa Kemal'in başarıları anlatılır.
Aslında bu kitap bir roman olduğu kadar, tarih ve sosyoloji kitabıdır da. Kemal Tahir'in muhteşem gözlem yeteneği ve tarihi bilgisi birleştiğinde ortaya muazzam bir eser çıkmıştır.
Tüm bunların yanı sıra maalesef bir çırpıda okunacak bir roman değil. Sade bir anlatımı olmasına rağmen ağır okunabilen yoğun bir kitap. Özellikle ilk bölümdeki diyaloglar okumayı kolaylaştıracak gibi düşünülse de, karakter fazlalığı sebebiyle kitaba dahil olmak biraz zor. Kolay okunan bir eser değil.
Yine de, dönemin meraklılarının çok beğeneceğine inandığım kitaplardan bir tanesi. Okunmasını mutlaka tavsiye ediyorum.
Sevgiyle.
378 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Esir Şehrin İnsanları’nın sonundan beri Bekir Ağa Koğuşu’nda kalmakta olan Kamil Bey, bir bayram günü apar topar Sultanahmet’teki tevkifhaneye gönderilir..
ve hikayemiz burada başlamış olur...
Burada adam öldürme, bıçaklama, kumar, uyuşturucu gibi suçlardan kalan kişilerle birlikte yaşamaya alışmaya çalışan Kamil Bey'e bir süre Zekeriya Hoca denen tabansız arkadaşlık eder.. arkadaşlık dediysek de ... öyle işte..
tevkifhaneye gelişi bayram gününe rastlayan Kamil Bey 3 gün koğuş ağası, külhanbeyi Faytoncu Osman'ın misafiri olur. Kamil Bey içten içe tam 'ne iyi niyetli insanlar' diye düşünürken koğuştaki adembaba kılıklı tabansızların kendilerini soyması ile içerideki raconu anlasada ses etmez.. taa ki bu soytarıların İhsan Efendi'nin karısı Fatma Hanımın Kamil Bey'e getirmiş olduğu kurabiyeleri ondan gizli araklayıp aralarında bölüşmeleri ve kadına hakaret etmeleri Kamil Bey'in sabrını taşıracak, başta Faytoncu ve diğer adamlarını dövdükten sonra içimin yağlarının erimesi ile asıl hikayemiz başlamış olacaktır...
342 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Öncelikle mahpusa girmiş Kamil Bey'in yalnızlığını çok yakından hissettim çünkü o sırada askerlik yapıyordum. Bilmediğim bir şehirde, tanımadığım insanlarla aynı odada olmak zordu. Dışarıda akan hayata bakıp içeride kapalı kalmanın zorluğunu güzel anlatmış Kemal Tahir. Bu anlamda özel yeri var kitabın.

Kamil Bey hapishanede halkını hiç tanımadığını fark eder. Her türlü düzenbazlığı yapan, hileye başvuran, kokuşmuş bir düzeni yakından görür. Başta tanımadığı için hayıflandığı bu insanların zaten ülkeyi işgal eden emperyalist kuvvetler kadar tehlikeli olduğunu zamanla anlar. Bu parazitlerin kendilerini koruyup kollayan bu padişahlık düzenini desteklemeleri tesadüf değildir. Kamil Bey'in kaderi, ülkenin kaderine benzemektedir. Dışarıda teslimiyetçi, umutsuz insanlara karşı; kendi içinde ise kızını görememesi ve eşinin kendi yanında durmamasına karşı mücadele halindedir ancak tıpkı Kuvay-ı Milliye gibi yalnızdır. Zamanla, kendi kaderini kendisinin tayin etmesi gerektiğine inanarak önce koğuşta ayak takımına karşı fiziki mücadeleye girer, sonra da eşine karşı boşanma isteğini iletir.

Siyasi suçlular yerine yanlışlıkla azılı suçluların olduğu yere giden Kamil Bey'in tek dayanağı ise tıpkı kendi gibi mücadele vermeye çalışan Arif Beyler, Fatma Hanımlar olmaktadır. Dönemin insanını, yılgınlığını, umutsuzluğunu, ancak her şeye rağmen yıkılmayışını anlatan güzel eserdi. Tavsiye ederim. İyi okumalar.
378 syf.
·10/10
Kemal Tahir'in okuduğum 2. kitabıydı; şu an 5. kitabını okuyacağım (Devlet Ana) okudukça okunulası gelen Türk Edebiyatının vazgeçilmez bir yazarı.

Serinin ikinci kitabı. İşgal dönemi İstanbul'unda siyasi bir suçlu olmasına karşılık, Kamil Bey suçunun iftira olması dolayısıyla (yanlış anlaşılma) kendisini külhanbeylerinin, acımasız katillerin ve uslanmaz kumarbazların arasında buluyor. Koğuş yaşamını, hapishane hayatını öyle bir anlatmış ki yazar sanki siz de orada Kamil Bey ile birliktesiniz. Hapishane jargonunun ve argo kelimelerin fazlasıyla kullanıldığı roman. Kesinlikle okunmalı.
378 syf.
·4 günde·9/10
Esir Şehrin İnsanları’na dair spoiler içerir.

Esir Şehir Üçlemesinin 2. Kitabıydı Esir Şehrin Mahpusu. İlk kitabı Esir Şehrin İnsanları’na da biraz değinecek olursam; Kurtuluşu Savaş’ı öncesi ve mücadele başlarına denk gelen yıllarda bu zamana kadar hayatın çoğunu yurtdışında geçiren bir paşa oğlu Kamil Beyin ülkeye gelip, kendini olayların içinde bulmasıyla başlar. Toplumuna yabancı olan Kamil Bey aslında o dönemin aydın kesiminin bir temsilidir. Daha sonra farkındalığının artması ile kendince bir mücadele vermeye başlar. Olaylar en sonunda onu cezaevine kadar getirir.

Esir Şehrin Mahpusu’nda, Kamil Bey daha ne olduğunu anlamadan çok yabancı bir kesimin içinde buluyor kendini. Her zaman kibar insanların içinde yaşam sürmüş bir bireyin buradaki insanlarla ilişkisi trajikomik bir hal alıyor. İnsanların kötülüğünü, çıkarcılığını, geçirdikleri değişimi anlamlandıramıyor başta. Zamanla insanları, şartların nasıl o hale getirdiğini gördükçe, onları yadırgamadan kabul etmeye başlıyor. (Bu kabullenişler Dostoyevski’nin Ölüler Evinden Anıları’nı hatırlattı.)
Cezaevinde birçok farklı karakter dahil oluyor kitaba. Her birinin bir hikayesi var ve biz her biriyle farklı bir kesime ya da duruma bakış açısı elde ediyoruz. Ayrıca tarih kitaplarından farklı olarak birçok açıdan döneme bakabildiğimiz için daha bütüncül bir resim çiziyor.

Kitap o kadar güzel temellendirilmiş ki; hem kurgusu çok iyiydi, hem dönem romanı olarak araştıracak güzel kapılar aralıyor hem de bireysel dönüşümlerle edebi olarak doygunluk yaşatıyor. Benim çok severek okuduğum bir romandı.
Keyifli okumalar.
378 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Esir Şehir Üçlemesi’nin ikinci romanı olan Esir Şehrin Mahpusu “romanında Kemal Tahir ,Mustafa Kemal’i doğrudan roman karakteri olarak kullanmamıştır.Mustafa Kemal romanda sarı paşa lakabı ile anılmaktadır.Savunduğu fikir ve görüşleri ile kurtuluş savaşı yıllarında Anadolu’da oynadığı role değinilmektedir.
Romanın baş karakteri Kamil Bey (Esir Şehrin İnsanları romanının da baş kahramanı) bu sefer hapishanededir.Hapishanede milletin her kesiminden karakterler mevcuttur.Özellikle Milli Mücadele aleyhtarı şahıslar çoğunluktadır.O zamanki istibdat dönemi milletin kılcal damarlarına kadar işlemiş olup,jurnalciler ve yalakalara o devirde de bol miktarda rastlanmaktadır.Bu dönemde Milli Mücadele aleyhtarı muhalif basın, Mustafa Kemal’i çirkin ve asılsız saldırıları ile hedef tahtası haline getirmiştir.Millici aydınlar ve halk kitlesinin içerisinde yeni doğan çocuklara Kemal adı artık mukaddes bir isim olarak verilmeye başlamıştır.Baş karakter Kamil Bey’in adı hapishanede artık Millici abi olarak anılmaya başlamış ve eşi ve eşinin ailesi ile mahpusluktan dolayı arası açılmaya başlamıştır…..
Milli Mücadele ve İşgal altındaki İstanbul’un havasını koklayıp o dönemi hissetmek isteyenlerin bu romanı da okumasını tavsiye ederim.
İyi okumalar….
378 syf.
·5 günde·8/10
Kamil Bey, mapushane raconu da zor da olsa beyefendiliğini korumaya çalışarak öğrenmişti. O yıllarda Kuvayi Milliyeci olup, milli mücadele yanlısı olmayanların içinde dik durup çaba göstermek zordu. Ve buna rağmen Kamil Beyin mapushanede hiçbirşey yapamaması zoruna gidiyordu.

Esir Şehir üçlemesinin ikinci kitabı olan Esir Şehrin Mahpusu; dönemin şartlarını yalın bir dille ve gerçekçilikle anlatabilmesi açısından benim gözümde tartışılmaz bir eser. Yazmadan edemeyeceğim kitabın bazı yerlerinde hikaye durgun gitse de yazar son sayfadaki son cümlelerle görüşümü değiştirip üçüncü kitabı okumam için fazlasıyla heyecanlandırdı.
382 syf.
Serinin ikinci kitabını da bitirdik nihayet. Yazarın hakkını vermek lazım yine sosyolojik gözlem yeteneğini konuşturmuş. Kamil beyin mahpushane hayatı, oraya alışma sürecine değinmiş bu defa Kemal Tahir. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim kitabı okurken kendimi " Tatar Ramazan'ı " izliyor hissettim. Bu güzel kitap için eyvallah.. Ruhun şad olsun büyük usta...
378 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Esir şehrin insanları adlı kitabın sonunda Kamil Bey 7 yıl ceza almıştı.
Serinin ikinci kitabı "esir şehrin mahpusu" nda ise cezaevinde gecen dönem konu edilmistir.
Kamil Bey'in hapishanede yaşadıklarını anlatıyor. Bir bayram sabahı apar topar hapishaneye götürülüyor. Bayram karışıklığı nedeniyle adi suçluların olduğu bölüme alınıyor. Daha sonra koğuş ağasını döven Kamil Bey ittihatçıların bulunduğu kısma aldırılıyor. İttihatçılarla yan yana gelen Kamil Bey biraz daha rahatlıyor. Sevdiği şeylere geri dönüyor; yeniden kitap okumaya ve resim çizmeye başlıyor. Kemal Tahir eserinde çok iyi anlatıyor.

Siyasi suçlular yerine yanlışlıkla azılı suçluların olduğu yere giden Kamil Bey'in tek dayanağı ise tıpkı kendi gibi mücadele vermeye çalışan Arif Bey, Fatma Hanım olmaktadır. Fatma Hanım’ın getirdiği kurabiyeler ve ona edilen küfürler sonrası Kamil Bey Osman Ağa ve yanındakileri döver koğuşu değiştirilir  ve artık millici diye anılir.
Kemal Tahir bu romanında da işgal yıllarında geçiyor ancak tek bir farkla bu sefer mekân esaretin sembolü hapisane ancak değişen sadece mekân.
Hapishane de en az dışarısı kadar kokuşmuş dışarısı kadar teslimiyetçi.

Bu romanında Kemal Tahir hapishane yaşamını,oradaki jargonu,görevlilerin tutumunu son derece gerçekçi bir şekilde okura yansıtmış.
Ayrıca ana karakter karakter kadar yan karakterler de gerçekten güçlü mesela Binbaşı Arif Bey karakteri gerçek bir İttihatçı olarak yansıtılmış bize.
Yer yer yaptığı özeleştiri niteliğindeki konuşmaları da bize bir dönemi gerçekçi bir şekilde özetliyor.
Bunda Kemal Tahir'in samimi üslubunun da payı büyük.
Kendi değerimizdekilerin ya da kendimizden üstün olanların pisliğini neden pislik saymıyoruz ? Biz ancak kendimizden aşağı gördüklerimizin pisliklerinden iğreniyoruz. Bizim pislik anlayışımız, biraz şey... Yani biraz daha pis.
Bence bu dünyada kadın milletinin yüzde doksan dokuzu, güvenden başka hiçbir şey istemiyor. Aşk maşk, para mara, güzellik müzellik hep laf... Kadın kısmı yalnız güvenlik arar. Güven dediğimiz meret de lafla olmuyor.
Kemal Tahir
Sayfa 375 - İthaki Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Esir Şehrin Mahpusu
Alt başlık:
Esir Şehir Üçlemesi 2. Kitap
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
378
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752730953
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Esir Şehrin Mahpusu
Esir Şehrin Mahpusu
Esir Şehrin Mahpusu
Esir Şehrin Mahpusu
Esir Şehir Üçlemesi'nin ikinci cildi 'Esir Şehrin Mahpusu'nda, Kâmil Bey hapistedir; kendisiyle, ailesiyle ve ait olduğu Osmanlı aristokrasisiyle derin bir hesaplaşmaya girişir. Çürümüş, işbirlikçi aileler, Anadolu'da gitgide güçlenen Kuvayı Milliye direnişi ve hapiste, korkunç bir dram içinde, yapayalnız, kendisini Kurtuluş Mücadelesi'yle yeniden yaratmaya karar veren Kâmil Bey...

"Romancının, romanını yazacağı toplumu, o toplumun insanlarını 'tarihsel gelişimi içerisinde inceleyip, meydana vuracağı özelliklerden, bugünün ve geleceğin zorluklarının çarelerine sağlam dayanaklar bulmak' zorunda olduğunu; bunun için hazır kaynaklar yoksa, bu roman dışı incelemelerin de romancı tarafından yapılması gerektiğini, bunsuz bir roman yazılamayacağını, romancı olunamayacağını da ilk vurgulayan Kemal Tahir olmuştur." 
-Mehmet H. Doğan-
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 1.367 okur

  • berin
  • Resul Karabulut
  • Yusuf ERDOĞAN
  • Hakkı Sandıkçılar
  • Esranur Sözen
  • merve
  • Sinem
  • Haldun E Bozok
  • Lütfiye kırtorun
  • Büşra karataş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2
13-17 Yaş
%0.7
18-24 Yaş
%15.4
25-34 Yaş
%32.9
35-44 Yaş
%29.5
45-54 Yaş
%12.1
55-64 Yaş
%6.7
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%32.3
Erkek
%67.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.4 (121)
9
%30.3 (139)
8
%26.2 (120)
7
%9.4 (43)
6
%3.9 (18)
5
%1.3 (6)
4
%0.2 (1)
3
%0
2
%0.2 (1)
1
%0