Adı:
Kurt Kanunu
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
273
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754780943
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Kemal Tahir, "Kurt Kanunu" romanında "Kurtlukta düşeni yemek kanundur" acımasızlığını yaşayan, kıstırılan, hesaplaşan gerçek kişileri anlatıyor. Cumhuriyetin en bunalımlı dönemlerinden biri olarak değerlendirilen "İzmir Suikasti" olayına karışan ve karıştırılan tarihsel gerçek dramın romanı...
Bu ülkeden Yaşar Kemal geçti gerçeği gibi Kemal Tahir de geçti, geçti ve Türk Edebiyatı’nda da fazlası ile hak ederek de yer edindi. Edebiyatımızda toplumcu gerçekçiliğin en iyi kalemlerindendir, döneminin yasaklı listesinde başta gelen kalemlerden, edebiyatımızın en iyi kalemlerinden olduğu kadar, halkın da, köylünün de düşünüp yazan bir kalemidir; ama maalesef de son zamanlarda genç okurlar tarafından neredeyse hiç bilinmeyen bir kalemdir.

Kemal Tahir romanlarında belli başlı unsurlar çok dikkatimi çekiyor. En başta kitaptaki kadın karakterlerin çoğunlukla cinsellik, yatağa atma objesi (kitaptaki görüşe göre), “o ne şeytandır o, adamda akıl bırakmaz, varını yoğunu sattırır adama da hâlâ uslu durmaz da ateşi sönmez” tarzında kadına farklı bakış açısı tarzında cümleler ile anılması. Erkek karakter evli bir kadın bile görse o kadını yanan bir yanardağ gibi düşünür ve ne yapıp ne edip o kadınla yatağa girme isteği ile doluşur ve bu durum için bir şeyler yapmaya başlar. Genel olarak bu durumlar ve karakterler de kırsal kesimdendir, Anadolu’nun köylüsüdür. Mahpus zamanları Kemal Tahir’in Anadolu insanından bir izlenim, not alma aldığını düşünürsek de sanırım mahpus günlerinde pek de düzgün kişiler ile karşılaşmamış diyebiliriz, Karılar Koğuşu isimli otobiyografik romanında da bu tarz kişileri hatta daha da uç noktalarını görüyoruz. Romanlarında hemen hemen ahlaklı, dürüst ve eşini aldatmaktan bir an olsun çekinmeyen, yalana rahatlıkla başvurabilen karakterlerle dolu olduğunu görürüz. Kendisi bir realist yazardır ama bazı araştırmacılara göre de realist bir yazımın ötesine de geçip natüralist bir havada yazdığı da bir gerçektir. Bana göre doğru olabilir, bir köyde hemen hemen her karakterin aklı cinsellikte olunca, çalmada, dolandırmada çekinmiyorlarsa bu tanımın yanlış olduğunu söylemek pek de doğru olmaz diye düşünüyorum, ama yine de bu kısımlar benim için uzun uzun düşünülmesi, toplumun incelenip yorumlanması gereken kısımlar.

Bir diğer dikkatimi çeken unsur da karakterlerin konuşması, karşılıklı diyalogları ve yazıya kusursuz şekilde yansıyan, okurken insanda kusursuz şekilde şive çıkartan şiveli yazımları. Karakterlerin ağızları çok iyi laf yapıyor. Kelimeleri özenle seçip, özenle cümle içinde kullanabiliyorlar ve çoğu karakter de tam yurdum insanı, yurdum insanından da tam beklenen sivri zekâ ile konuşmalarını besliyorlar. Şimdi bir üstteki paragrafta cinsellik düşkünü dedim, ahlaksızlık dedim, eşini aldatmaktan çekinmeyenler, hırsızlıktan ve dolandırıcılıktan çekinmeyenler dedim ve üstüne de realist havadan natüralist hava dedim belki biraz bunlarda abartı da olabilir, Kemal Tahir’in köy halkını tam tanımaması da olabilir ya da sadece bu sınıftaki insanları tanıması da olabilir, ikinci unsurda ise konuşmalardan ve zekadan ötürü de tam yurdum insanı da dedim. Bilmiyorum, sanırım daha çok Kemal Tahir kitabı daha okumam lazım diye düşünüyorum ve bu iki unsuru ya birbiri ile çelişmeyecek şekilde ayırmam lazım ya da birbirine bağlamam lazım.

Kurt Kanunu ise İzmir Suikasti’nin farklı bir yönünün, arka taraflarının birtakım gerçeklerle beraber Kemal Tahir tarafından romanlaştırılmış hali. Kemal Tahir’in kullandığı çoğu karakter başta Kara Kemal Bey olmak üzere tarihte yaşamış kişiler. Mustafa Kemal Atatürk de kitap boyunca ya Sarı Paşa olarak ya da Gazi Paşa olarak geçmekte. Cumhuriyet sonrası ittihatçilerin görüşlerini belirten Kemal Tahir, ittihatçilerin iktidara gerek din, gerek politika gerekse de kişiye özel yani Sarı Paşa’ya özel görüşlerine bol bol yer verdiği bir kitap. Bazı cümleler için hem romanın gerçekçiliği bakımından olması gerekiyordu diyebilsek de bir taraftan Kemal Tahir’in Sarı Paşa’ya olan eleştirisi de diyebiliriz. Bu yönden bakarsak eğer bana göre kitabın önemi daha da artıyor. Bu cümleleri bir de Kemal Tahir’in Marksist cümleleri ile bir ittihatçının ağzından yapıldığını, bazılarının da Sarı Paşa’ya karşı yapıldığını düşünürsek kitabın öneminden çok neden bu kadar eleştirildiğinin cevabını da almış oluruz. Kitap hakkında okuduğum/izlediğim eleştirilerde en çok yapılan eleştiri dediğim gibi bir ittihatçi olan Kara Kemal Bey’in Marksist söylemleri olması ile ilgiliydi. Kitabı okudukça hani nerede bu Marksist söylemler yoksa var da ben mi Marksist söylemleri bilmediğimden göremiyorum anlayamıyorum diye düşünüp, sadece suikast girişimi sonrası oluşan yargıdan kaçan bir ittihatçiyi okuyorum derken sayfa iki yüzlerden sonra Kara Kemal Bey tamamen Marksist bir moda bürünüyor ve köylünün, halkın, amelenin, çalışanın hakkını savunmaya başlıyor. Dedikleri doğru mu, şüphesiz doğru. Peki kitabın içinde bu kadar uzun şekilde bu konuşmalara yer verilmesine gerek var mıydı? Bence var da denebilir yok da denebilir yani tamamen bakış açısına bağlı ama ben şahsen biraz kısa tutulmasını isterdim.

İzmir Suikasti girişimi sonrası Giritli Şevki’nin teslim olup her şeyi anlatması ile sonrası başlayan sorguda, kimine göre zulümde artık kurtların kanunu hâkimdir. Kurt kanununda ise mücadelede hatta kurtların dansında ilk düşen geride kalır hatta yem olur. Peki kurtların bu dansında her şey adil miydi ya da sadece dansın nasıl başlayıp da nasıl geliştiği mi büyük bir merak, büyük soru işareti? Kara Kemal Bey de boşuna söylemiyor, “Tarihin örneğini yazmadığı kurtlar boğuşmasına girip yenik düştük. Kurtlukta düşeni yemek kanundur” diye.

Kitap içinde özellikle insanın sorumluluk almak istememesi hakkında birçok göndermeler mevcut, kimi yerde Kara Kemal Bey, kimi yerde Abdülkerim kimi yerde de Emin Bey bu konu hakkında düşüncelerini belirtiyor ama benim için en etkileyici olanı ise Emin Bey’in sözleriydi.

“- İster kazanç, ister suçunu cezasız atlatmak için olsun, insanın sorumluluktan kurtulmasına kesinlikle imkân yoktur.
"Bu sebeple insanoğlunun dünyada başvurduğu en boş, en umutsuz, en aptalca iş sorumluluktan kaçmaya çabalamasıdır. Çünkü sorumluluktan kaçması, insanın kaçması, insanın kendine ve topluma karşı işleyebileceği en sefil suçtur.
Dünyada yalnız sorumluluktur ki, hiçbir şart altında, insan onu kavrayamadığını ileri süremez. Çünkü namuslu insanda, bunun, şuuru olmasa bile sezgisi mutlaka vardır.”
Roman adını kurtların aç kaldıklarında bir daire etrafında saatlerce dönüp, ilk düşenin yenik sayılıp türdeşlerine yem olması şeklinde cereyan eden kurt dansından almaktadır. Romanın veciz cümlelerinden biri olan kurtlukta düşeni yemek kanundur sözü, kurt dansını imlemektedir. 
Kemal tahir bu romanda, izmir suikasti çerçevesinde cumhuriyetin ittihatçılarla hesaplaşmasını ele alır. Bazı tarihçiler Kara Kemale marksist bir çözümleme yaptığı için eleştirmiştir...Okunması gereken bir roman. Bulabilen 1992 de belgesel niteliğinde olan ödüllü filmide izleyebilir....
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.340 Oy)19.101 beğeni43.513 okunma3.030 alıntı183.453 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.575 Oy)8.855 beğeni28.795 okunma849 alıntı140.048 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.487 Oy)7.894 beğeni21.433 okunma4.025 alıntı129.793 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.917 Oy)8.872 beğeni26.398 okunma2.673 alıntı115.123 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.039 Oy)6.387 beğeni16.871 okunma2.760 alıntı86.289 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.007 Oy)5.418 beğeni17.370 okunma1.006 alıntı60.343 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.675 Oy)5.781 beğeni19.725 okunma845 alıntı101.531 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.313 Oy)9.274 beğeni25.722 okunma1.838 alıntı119.131 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.479 Oy)8.065 beğeni22.861 okunma844 alıntı90.101 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.745 Oy)13.452 beğeni34.630 okunma3.415 alıntı146.473 gösterim
Kitaplığımda Tekin Yayınlarından olan baskısı var ve Kurt Kanunu deyince aklıma hemen kapağı gelir. Fes giymiş güneş gözlüklü bir kurt kafası...
Kemal Tahir'i büyük yazar yapan en önemli unsurlardan biri bence yaşadığı döneme göre korkusuzca doğru bildiklerini aktarması. Belki de bu yüzden kendi siyasal görüşüne yakın olanlar tarafından da eleştirilmiş.
Kurt Kanunu Kemal Tahir'in ne kadar büyük bir yazar olduğunu anlamak için okunması gereken kitapların bence başta gelenlerinden. Gerçi "Hangi kitabını okuyalım? diyenlere verebileceğim tek yanıt her zaman için "Hepsini" olacaktır.
Masal bu ya, zamanın birinde birkaç arkadaş aralarında sürekli kitap alışverişi yapıyorlarmış .

Yine bir gün böyle kitap alıp verirken Bekçi Murtaza bunları görmüş ve hemen Cibali karakolunun pek kıymetli “kosmeri “ Cafer Sabbah efendiye jurnallemiş.

Görev bilinciyle ülke aşkıyla yanıp tutuşan Cafer “kosmer” hemen baskın basanındır deyüp, bu haylaz arkadaşları suç delilleri ile birlikte yakalamış ve hiç zaman kaybetmeden kulaklarından tuttuğu gibi Hakim Hulusi Kentmen amcanın karşısına çıkarmış.

Yanağı sıkılası tonton hakim amca, ele geçirilen deliller çok kuvvetli olmasına rağmen, gençlerin haline acımış ve on beşer yıl gibi göstermelik cezalar vermiş…

Bak neredeyse unutuyordum.( adamın adı Korkut olmayınca masalı da bir şeye benzemiyor) Deliller ise, günümüzde bol köpüklü Türk kahvesi ile çok iyi “kombin” oluşturan Sabahattin Ali kitaplarıymış. Kahramanlarımızdan biri ise bu kitabın yazarıymış… Gökten üç elma düşmemiş, zararlı olma ihtimaline karşı havadayken imha edilmiş…

Alçakça, kahpece yapılmaya çalışılan bir suikaste, bağımsızlığımızı kazanmamızda emekleri hiçbir zaman unutulmayacak kurtuluş savaşının kahramanlarının da bulaştırılması ve itibarlarının şereflerinin idam edilmesi...

Tarihle ( resmi / gayri resmi) ilgilenmeyenlerin bile sıkılmadan okuyacağı akıcı bir dille yazılmış değerli bir eser.

Ayrıca okul müsameresi seyretmekten keyif alanlar için TRT’ de yayınlanmış dizisi de mevcuttur efenim.
Cumhuriyet dönemine ışık tutan önemli bir roman. İttihatçıları ve İzmir suikastini farklı bir bakış açısıyla okumak isteyenler bu kitabı mutlaka edinsinler. Hükmetmeyi kaybeden ( muhalefete düşün ) insanların ruh halleri, Kara Kemal gibi etliye sütlüye karışmak istemeyen insanların başına gelenler çok güzel anlatılıyor.
Kemal Tahir'ciğimle ilk tanışmam oldu, Kurt Kanunu. Biraz uzun sürdü bitmesi. Ama bu kitabın kötü olduğu manasına gelmesin, benden kaynaklandı. Bu aralar isminde Kemal geçen yazarlara bilhassa Türk Edebiyatına kafayı sardığım doğrudur.

Geleyim kitaba:
Öncelikle Kemal Tahir'in dili sade ve akıcı. Konusu tarih ama kesinlikle sıkmıyor, gayet rahat akıp gidiyorsunuz satırlardan sayfalara...

İzmir suikast girişimini duymayanımız yoktur. Mustafa Kemal'e yönelik suikast girişimini anlatıyor. Tahir, olaylara farklı pencereden baktırıyor biz okurlarına. Nasıl mı? Bugüne kadar hep suikast edilmek istenilen taraftan olayları dinledik, okuduk. Kemal Tahir ise; suikastçilerin objektifinden anlatmış olayları.

Kara Kemal Bey ve Abdülkerim Beyler kara listede yer alan kişilerden yalnızca ikisi. Emin Bey var bir de, siyasetten elini eteğini çeken. Tahir'in üç ana karakter üzerinde durarak anlattığı bir kitap Kurt Kanunu.

Kara Kemal ve Emin Bey arasında geçen bir konuşma:

-"Sorumluluktan korktuğum için politikayı bıraktım' dedin. Bir şey söyleyeceğim inanamayacaksın, bende sorumluluktan korktuğum için bırakmadım politikayı."

Aslında üzerinde konuşulması gereken bir kitap ve yazar. Ben beğendim. Çok daha iyi yorum ve tespitler yapılır. İstediğim kıvama gelemedim hâlâ, benim gözden kaçırdığım çok yer olduğu muhakkak.

Kitap ile...
Kemal Tahir'in yazı dilini çok sevdim. Akıcı ve ilgi çeken bir dili var. Okurken araştırmaya ve düşünmeye sevkediyor biraz da. Kitap dönemin yaşanmış olaylarına karşın yaşanması muhtemel olan olayları da düşündürüyor. Türkiye siyaseti ve o dönem içinde bulunulan durum hakkında kafamızda bir fikir oluşturuyor.
Ayrıca kitabın son bölümlerinde kendinden ödün vermeyen Emin Bey'in kendini sorgulayışı ve içine girdiği buhran her insanın öncelikle kendisini sorgulaması gerektiğini hatırlattı bana. Altını çize çize okuduğum bir kitap oldu.
Atatürk'e - kitaptaki adıyla Sarı Paşa'ya- düzenlenen İzmir suikastının merkezde olduğu bir kitap. Abdülkerim ve Kara Kemal iki İttihatçıdır.

Özellikle Kara Kemal, İttihat ve Terakki'nin önde gelen isimlerinden birisi olup Küçük Efendi namıyla tanınır. Lazistan vekili Ziya Hurşit ve avanesinin tertip ettikleri İzmir suikast girişiminde konudan bihaber olmasına rağmen bir şekilde adı karıştırılanlardan birisidir Kara Kemal. İdamla yargılanmak üzere aranmaya başlar ve yakın adamı Abdülkerim'e birlikte kaçaklık günlerini ele alır roman.

Devrin siyasi ve sosyal hayatıyla ilgili ipuçlarını bulabileceğiniz kitapta 'kurtlukta düşeni yemek kanundur' sözü hayli geçerli. Kemal Tahir'in üslubu kitaba hakim. Biraz ağır gitse de önemli bir eser.
İzmir suikastinin arka planında yaşanan olaylar, hissedilen duygular. Tarihe ilgi duyanlar keyifle okuyacaklar. Dili ve anlatımı bu keyfe yardımcı oluyor. Halk söyleyişlerini başarılı bir şekilde verilmiş. Bir Kemal Tahir klasiği.
Kemal Tahir bu romanda, Atatürk'e İzmir'de yapılması planlanan suikast çerçevesinde cumhuriyetin ittihatçılarla hesaplaşmasını ele alır. Şu an itibariyle 44 kişi okumuş gözüküyor, bence bu sayının daha fazlası olması gerekirdi.
Bu kitabı salt suikast üzerine düşünmek çok büyük hata olur. Büyük bir dönemin İttihat ve Terakki'nin, cumhuriyet ilk adımlarının atıldığı dönemde yaşanan bir çok şey var bu kitabın içinde. Sakınmadan yazılmış olması daha da güzelleştiriyor.
Bu kitabı okuyan da okumayan da en azından bir cümlesini bilir: "Büyük suçun gölgesidir bu. Tarihin örneğini yazmadığı kurtlar boğuşmasına girip yenik düştük. Kurtlukta düşeni yemek kanundur." Ancak söz konusu Kemal Tahir olunca bir cümleyle sınırlamak haksızlık olur kitabını. Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemlerini en iyi anlatan yazarlarından biri olan Tahir romanında 'İzmir Suikasti'ni' merkeze almış. Romandaki kahramanların neredeyse tamamının gerçek hayatta yaşayan kişiler olması kitabı daha da etkileyici kılıyor. Ankara Valiliği de yapmış Abdülkerim Bey ve İttihat ve Terakki'nin önde gelen isimlerinden Kara Kemal'in gözünden döneme ışık tutuluyor. Kemal Tahir her zamanki gibi farklı pencerelerden bakıyor meseleye. Abdülkerim Bey ve Kara Kemal arasındaki diyaloglar ile Tahir okuyucuya mesaj vermeyi ihmal etmiyor. Kitabı okuyunca Kemal Tahir'in sanat toplum içindir anlayışına sahip olduğunu anlamak zor olmuyor. Ancak son saatlerini yaşayan Kara Kemal'in çocukluk arkadaşı Emin Bey ile arasında geçen diyaloglar can sıkıyor. Nedeni kesinlikle Tahir'in dili ve üslubu değil sadece inandırıcılık. Başı büyük belada olan ve son demlerini yaşayan Kara Kemal'in hala uzun uzadıya memleket meselelerini anlatması bana acayip geliyor. Ama Kemal Tahir herhalde ömrünü maceralar içinde geçiren Kara Kemal'in ölüme yakın iç ve dış muhasebesine dikkat çekmek istiyor. Ölüme giden Kara Kemal aslında Emin Bey'e gider ayak adeta günah çıkartıyor. Neyse fazla lafa gerek yok. İttihat ve Terakki hakkında bile birçok bilgi içeriyor roman. Kurt Kanunu kurtlar sofrasını anlatıyor. Bu mükemmel romanı okurken aklıma "İnsan insanın kurdudur." diyen Hobbes geliyor. İnsanı çok güzel tahlil ediyor Kemal Tahir. Bu kitabı okuyacaklara tavsiyem kitaptan önce Attila İlhan'ın paylaşacağım şiirini okumadan geçmesinler. Zira Kurt Kanunu ve bu şiir okunmadan İttihat ve Terakki eksik kalır.

"silah atılmıyor
güvercin şakırtısıdır
şafakta yaldızlanan
şadırvanda su
ıhlamurlarda ezan
görkemli bir namaz uğultusu
heyhat
hamzabey cami-i şerif'inden kim kaldı
kim kaldı eski selanik'ten
laternalar sustu
sürahiler tenha
tek kibrit çakılmıyor
kim kaldı ittihat ve terakki'den
o jöntürkler ki - `hariçten
evrak-ı muzırra celbederlerdi' -
o fedailer ki barut öksürürler
sakal tıraşları mavi
kırmızı bıyıkları biber
kim kaldı
müdafaa-i hukuk cemiyeti'nden
avcı ceketi
körüklu çizme
astragan kalpak
bazen `ittihatçı'
hafif `iştirakiyun'
öfkeli kaşları salkım saçak
kumral bıyıkları mahzun
hani felaket tütün içerler
ceplerinde idam fermanları
bellerinde Söğüt yaprağı bıçak
ya millet meclisi'nde meb'us
ya kuva-yi seyyarede asker
kadehlerde rakı
nazlı beyaz
vaniköy korusunun `teşrinler'deki sisi
gramofonda incesaz
meyhane musikisi
o şenliklerden heyhat kim kaldı
ezeli dalgınlığımızın ıslığıdır ney
keman yanlış anlaşılmasından tedirgin
utlar vahim sorular soruyor
öldü nazım samilof sarı mustafa
yıkılmış strasnoy ploscat'ın saat kulesi
eski bolşeviklerden kim kaldı"
"Çürüdük hepimiz... Çürüdüğümüzün farkına varmadan çürüdük!"
Kemal Tahir
Sayfa 38 - İthaki Yayınları 8.Baskı Mayıs 2016
"Dünyada sormaktan başka ödevi var mıdır insanoğlunun? Hayır, yoktur. Çünkü bulmaktan başka ödevi yoktur. Bulamadığımızdan sorarız."
Kemal Tahir
Sayfa 179 - İthaki Yayınları 8.Baskı Mayıs 2016
Yakından bilmeyince aldanırsın... Aldanmak istersen, bildiğini bilmezden gelirsin!
Kemal Tahir
Sayfa 62 - Tekin Yayınevi
İnsanoğlunun dünyada başvurduğu en umutsuz, en aptalca iş sorumluluktan kaçmaya çabalamasıdır. Çünkü sorumluluktan kaçması, insanın kendine ve topluma karşı işleyebileceği en sefil suçtur.
Kemal Tahir
Sayfa 269 - Tekin Yayınevi
Yüz elli yıldan beri bu memlekette, her zaman bizim işlerimize karışan, daha korkuncu, her zaman da sözlerini geçiren dış örgütler vardır.
Kemal Tahir
Sayfa 194 - Tekin Yayınevi
"Gerçek kahraman, olağanüstüne çıkan değil, olağanda kalabilme gücünü koruyandır. "
Kemal Tahir
Sayfa 262 - İthaki Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kurt Kanunu
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
273
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754780943
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Kemal Tahir, "Kurt Kanunu" romanında "Kurtlukta düşeni yemek kanundur" acımasızlığını yaşayan, kıstırılan, hesaplaşan gerçek kişileri anlatıyor. Cumhuriyetin en bunalımlı dönemlerinden biri olarak değerlendirilen "İzmir Suikasti" olayına karışan ve karıştırılan tarihsel gerçek dramın romanı...

Kitabı okuyanlar 353 okur

  • Ali Göktuğ
  • Drkitapsever
  • Gökmen Ortaç
  • Yaşam kazansın
  • KELEBEK AGRISI
  • Kurtkaya
  • Bir kedi hayranı :/
  • Hasan Hüseyin Yılmaz
  • Zehranur Yavuz
  • Berna

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%0.7
18-24 Yaş
%16.7
25-34 Yaş
%29.9
35-44 Yaş
%29.9
45-54 Yaş
%14.6
55-64 Yaş
%4.2
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%34.1
Erkek
%65.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.4 (33)
9
%27.4 (37)
8
%26.7 (36)
7
%12.6 (17)
6
%3.7 (5)
5
%4.4 (6)
4
%0.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları