Devlet Ana

8,9/10  (89 Oy) · 
353 okunma  · 
83 beğeni  · 
2.794 gösterim
'Devlet Ana', Osmanlı Devleti kurulmadan önceki Anadolu'nun görünümünü ve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır. Kemal Tahir'in en önemli romanı olarak gösterilen 'Devlet Ana', onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.
1967'de yayımlanan roman, 1968 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazanmıştır.

Kemal Tahir, Türk tarihi ve toplumu hakkındaki orijinal ve sağlam görüşlerinden hareket ettiği için hem 'mahalli ağızları', hem Türkçe'nin küçümsenmiş ve unutulmuş nesir dilini hem de yeni imkanlarını kaynaştırarak ve aşarak kullanabilmiştir. Eserlerindeki eşsiz dil ve üslup güzelliğinin kaynağı bu davranıştadır. Daha önceki romanlarında da görülen bu özellik 'Devlet Ana'da en yüce noktasına erişmiştir. Türkçe'nin unutulmuş olan dehası bütün boyutları, zenginliği ve haslığıyla ilk olarak Kemal Tahir'in eserlerinde kendini göstermektedir."
- Selahattin Hilav
(Tanıtım Yazısı'ndan)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    656
  • ISBN:
    9789752731332
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ayşee 
11 May 17:01 · Puan vermedi

Osmanlı'nın beylik dönemini ( Ertuğrul Gazi ve Osman Bey) anlatan roman.
Açıkçası içerik olarak daha farklı, daha doyurucu bekliyordum.
Kitap içeriğiyle ilgili en beğendiğim yön şuydu. Sık sık Anadolu’daki bu uç benliğinin din ayrımı yapmadığını, hoşgörü ortamının olduğunu, sosyal devlet anlayışının uygulandığını o dönemdeki Bizans yönetimindeki topraklarla ilişkilendirerek güzel bir şekilde anlatmış.

Didem 
28 Nis 16:52 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Benim gibi tarihi roman sevenlere gözü kapalı tavsiye edebileceğim bir eser. Gerçekten çok dolu dolu bir kitap ve cok sürükleyici. Osmanlı'nın beylik dönemlerini anlatıyor. Ertuğrul Gazi ve sonrasında Osman Bey . İlk Kemal Tahir kitabımdi ve ins devamı da gelecek.

Hale Nurten Doğan 
 17 Oca 05:04 · Kitabı okudu · 23 günde · Beğendi · 7/10 puan

Küçüklüğümden beri misafir odasında duran kitaplığın tozlu raflarında gördüğüm kitap... Hiç yeltenmedim okumaya aslında. Babam bile önermedi bu kitabı bana. Ne kadar pimpirikli ve maymun iştahlı bir insan olduğumu çok iyi bilir. Fakat üniversite hocama ödev olarak Aldous Huxley'den Cesur Yeni Dünya'nın özetini götürünce sırf adanalı olduğum için Yaşar Kemal, Orhan Kemal okumamakla beni suçladı. Şimdi diyeceksin ki Kemal Tahir ne alaka? Hiç bilmiyorum. Araya Kemal Tahir'i de sıkıştırdı ve "Madem adanalıyık Allahın adamıyık diyosun o zaman kemalleri okumaya başla" dedi. (böyle bişeyi asla söylemedim :'). Kitabı hiç tereddüt etmeden aldım elime. Neden mi çünkü babam da gaza getirdi. Aman çok güzel kitap,hele bi oku diyerekten. Bi başladım okumaya bırakamadım. Şuan 1. Günüm ama kitabı yarıladım. Yemeyip içmeyip İtlikten Serserilikten feragat edip kitabı okuyorum :'). Şimdi çok akıcı bir dille yazıldığını söylemeliyim. Öz Türkçe kelimeler çokça kullanılmış. Anlayacağınız bayağı yöresel. Bana hiç yabancı gelmemekte bu Türkmen deyimleri, sözcükleri Çünkü bende Avşar Tatar kırması bir insan evladıyım. Bizim köyde hep böyle konuşuyorlar yaa laaa diyip gülmekten kendimi alamıyorum çoğu zaman. Kitabın konusuna gelince: Osmanlı devletinin kuruluşunu anlatıyor Kemalcim Tahircim. Osmanlı, beylik ve kuruluş zamanında iken henüz araplaşmamış ve kitabı okurken Asya esintileri yalıyor yüzünüzü gözünüzü :') bozkır poyrazlarıyla kuruyor dudaklarınız ve dudağınızın çatlayıp kanayacağını bilmenize rağmen şöyle bir tebessüm ediyorsunuz. Neyse bu kadar edebiyat yeter. Devam edeyim. İslamın kabul edilmesine rağmen hala şamanizme inanç olduğunu görüyoruz. Bu uç beylikler hep böyle zaten hııı salak Hıı dangalak( Bi tikinin gözüyle değerlendirdim az önce kusura bakmayın yapıyorum arada böyle çılgınlıklar). Uç beylik derken şu soruyu sorduğunuzu duyar gibi oldum. Nerde devlet, nerde adalet ( adaleti bilmiyorum da devlet Başkanlığa evet diyo :'^) neyse.. Şelçuklunun sonu gelmiş ki vay haline. Tekfurlar ortalıkta cirit atıyor. Rüşvet mi dersin yolsuzluk mu dersin Ne kadar cenabetlik uğursuzluk varsa hepsi Anadolu'da :'( bide üstüne bir sancak beyi var ki adı Alışar. Garı gız düşkünü pezevenk. Haremindeki karıları mı dersin garip bir sipahinin körpe arvadını mı dersin yakaladı mı affetmiyor... Öpüyor :'). Zaten olayın kırılma noktalarından bi tanesini de bu ya. Osman beyciğim Şeyh Edebali'ye dünür olarak bizim bu sapık Alışar beyi gönderiyor,adam yerine koyup, dostu sanıp.Sapık Alışar durur mu şeyhin baldan tatlı Balkızı kendine istiyor. Neymiş efendim: Bn iki ay önce dşnmüştüm zten asıl Balkız Bnm tmm mı üff. :') kitabın tam olarak bu kısmında halk arasında çokça kullanılan ve meşhur olan bir atasözü geliyor aklınıza ve dudaklarınından 6 kelime dökülüyor: Adam sandık eşşeğaa alnımıza deydi D...neyse seviyemi koruyayım. :') Tabi yalancının, hırsızın, yolsuzun, itin, köpeğan mumu yatsıya kadar yanar... Olaylar olaylar...Kardesm ksura bkma çk fzla spoiler vrdim en iisi ben susiym hdi bb. Devamını heyecanla okuyacağım. :')

Seher 
24 Mar 09:53 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 8/10 puan

Roman Issızhan adıyla anılan Söğüt’ün bataklıklarıyla kaplı alanda(handa) başlar. Bu han, Mavro ve ablası Liya işletmektedir. Liya Demircan’a âşıktır. Demircan Müslüman Liya ise Hristiyan’dır. Bir süre sonra hana Notüs Gladyüs ve Uranha gelir. Sonrasında da kötü insan Benito buraya ayağını atar. Bu kişiler handa gizlice kötü planlar yapmaktadırlar…
Uranha ve Notüs Gladyüs at çalmak için oradaki bağlı atlara yaklaşırlar. Demircan ve Liya o anda orada uygunsuz bir vaziyettedir. Onları görürler. At çalmak için Demircan’ı öldürmekten başka çare yoktur ve ok atarak onu öldürürler. Liya’ya ise kötülük yaparlar. Amaçları savaş atlarını kaçırıp uç beyliğiyle Karacahisar’ı birbirine düşürüp barışı bozmaktır. Olay bir süre sonra Söğüt’e kadar duyulur…
Beyliğin başına babasının ölümünden sonra geçen Osman Bey küçük yaşlardan beri Bala Hatun’u istemiştir. Kızın yaşının ufak olması sebebiyle bu istek ilk başta geri çevrilmiştir. Sonrasında ise şeyh (Edebali) kızını vermeye razı olmuş ve Yunus Emre aracılığıyla haber göndermiştir.
İnönü Voyvodası Nurettin Bey, Osman Bey’i yemeğe davet eder. Bu sırada ona bir pusu da kurulur. Alışar Osman Bey’i öldürmek istemektedir. Osman Bey Alışar’ı oyalamak maksadıyla düelloya davet eder. Alışar yaralanır ve sonrasında destek kuvvetleri yetişir. Osman Bey durumu kurtarmıştır ve düşman kaçmıştır…
Osman Bey bir süre sonra halkın rahatsızlığını dinledikçe ve etrafındaki olumsuzlukları gördükçe Karacahisar’a savaş açma fikrini benimser. Destek kuvvetler ister. Savaş açılır ve Karacahisar kaybeder.
Her şey bitmiş ve yayla hazırlıkları yapılmaya başlanmıştır fakat olaylar yine olumsuz şekilde seyreder. Kervan hazırlığı tamamlanıp yola düşüldüğünde bir pusuya düştüklerini fark eden beyliğin askerleri neyse ki pusuyu ustaca savuştururlar. Yolculuk zamanında Orhan Bey bir kızı ölümden kurtarır. Sonrasında bu kıza âşık olur fakat kız istemediği halde başkasıyla evlendirilecektir. Aşkını Osman Bey’e söyler ama babası bunu kabul etmez. Ayrıca babası o düğüne de davetlidir. Orhan Bey bir plan yapar ve düğünde kızı kaçırmayı düşünür. Sonrasında gelen haber ise olayları biraz daha değiştirecektir. Bu habere göre düğüne Osman Bey’e pusu kurulacaktır. Öyleyse plan yapma zamanı gelmiştir. Sonucunda Bilecik alınacaktır ancak bu planı Dündar Alp düşmana yetiştirir. Dündar Alp’in vatan hainliği divanda görüşülür. Dündar Alp kurtulamayacağını fark edince Osman Bey’i öldürmek için hançerine davranır fakat yakalanıp öldürülür.
Plan aksaklığa uğramış gibi görünse de aslında devam etmektedir. Bilecik’e baskın yapılır ve Bilecik ele geçirilir. Orhan Bey de istediği kıza kavuşmuş olur.
Bu olaylar yaşanırken aynı zamanda Kerim ve Mavro, kanlıları şövalye Gladyüs ve Uranha’nın peşindedirler. Issızhan’da bu düşmanları ani bir manevra ile yakalarlar ve her ikisini de öldürürler. Böylece uzun zamandır çekilen acılar sonlanır.

A.rahim Kara 
 28 Nis 01:33 · Kitabı okudu · 21 günde · Beğendi · 8/10 puan

"1290 yıllarının dünyasında ölüm, yaşamaktan çok daha olağandı..." Yüzyıllar öncesinden, hayat ve can mücadelesiyle yaşanılan topraklardan gelen bir ses Devlet Ana. Tarih kitaplarının tekdüze birkaç satırının arasına sığdırılan koca bir roman.
Kemal Tahir romanın daha ilk sayfalarından itibaren sıkmayan ve yer yer oldukça şaşırtabilen bir eser koymuş ortaya. Osmanlı öncesi uç beylikleri dönemini ve bolca ünlü tarihi karakteri işlemiş. Romanın tarihi gerçeklikle ilişkisini değerlendirebilecek kadar tarih bilgisine sahip olmadığımı düşünsem de, oldukça gerçekçi ve mantık çerçeveme aykırı olmayan bir üslup kullanan Kemal Tahir, tarihi gerçekliğe uygunluk noktasında beni oldukça ikna etmiş durumda. Ancak Savaş ve Barış gibi bir eseri kısa süre önce okumanın da etkisiyle Devlet Ana'nın büsbütün objektif bir tavırla kaleme alındığını da söyleyemiyorum.
Eserdeki birkaç noktada; işlenen dönemin sonrasında yaşanılacak tarihi olaylara eserin kahramanları tarafından göndermeler yapılması ve yine daha sonraki dönemlerde yaşanacak gelişmelerin eserin kahramanlarınca çok net bir şekilde görülebiliyormuşcasına planlanması, beni eserin özgünlüğü ve gerçekçiliği açısından rahatsız etti.
Bununla birlikte eserin yalın ve dönemin özelliklerine uygun olduğunu düşündüğüm dili oldukça etkileyici boyutta. Bu dilin; Anadolu'nun, bazı yörelerinde halen fazla bozulmamış olduğunu bildiğim bölgelerine aşina olan kişileri özellikle etkileyeceğini düşünüyorum.
Nihayetinde Devlet Ana, hem güçlü edebi yönü hem de ilgi alanımıza giren tarihi-toplumsal konuları işlemesi sebebi ile oldukça okunası bir eser.

Rezzan 
 14 Haz 2016 · Kitabı okudu · 17 günde · 10/10 puan

Yıllardır elimin altında okunmayı bekliyordu. Kitap adı Devlet Ana olunca siyasi bir roman olduğunu düşünerek ve yıllardır hacimli bir siyasi kitap okumak için doğru zaman olmadığını düşünerek hep uzak durduğum bir kitaptı. Son günlerde sıkça olumlu yorumları ile karşılaşınca daha fazla ertelememeye karar verdim.
İlk satırlardan itibaren tempolu başlayan olaylar örgüsü, arka kapağı kapatana kadar temposu hiç düşmeden devam etti. Bu Devlet Ana düşündüğüm Devlet Ana değildi elbette. Kendine hayran bıraktı. Siyasi misyonu vardı ama bu misyon tüm insani değerleri içinde barındırıyordu. Bir tarafta kanla beslenenler, diğer yanda kana bulaşmama çabasında olanlar. Paraya (o zamanki altın) tapanlar ve parayı insanlık için kullananlar. Uzun soluklu sevdalar. Amazon kadınlar.
Hiç bitmesini istemediğim kitaplardan biri daha bitmiş oldu.

Mehmet Hakan Ersoy 
07 Oca 18:37 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Devlet Ana, tarihsel bir roman olup, Osmanlı devletinin kuruluş dönemi ve öncesi,Türklerin Orta Asya’dan getirdikleri kültürler konu edilmektedir.
Törelere bağlılık,büyüklere saygı,kadının toplumdaki yeri,bey seçimi,ahilik teşkilatı gibi konular romanda çok güzel bir örgü içinde işlenmekte ve okuyucu bilgilendirilmektedir.Türklerin bir uç beyliğinden kısa zamanda nasıl devlet haline geldiği romanın siyasal yönünü oluşturmaktadır.Kemal Tahir, Devlet Ana’da Türk tarihini, toplum yapısını ve ekonomik yapıyı ele almıştır.Osmanlıda üretim aracı olan toprağın sahibi devlet olduğu için, bireylerin toprak vasıtasıyla servet sahibi olmaları engellenmiştir. Bu bakımdan Osmanlıda sınıf mefhumu da görülmez. Dönemin Batı toplumlarındaki derebeyi, burjuvazi ve köle durumuna düşmüş olan köylü Osmanlı devletinde görülmemektedir.

Eserde özellikle Türk kültür ve medeniyeti ile batı karşılaştırılmıştır. Feodalitenin ve din sömürücülüğünün batıyı karanlığa hapsettiği, Türklerdeki aile birliği, devlet millet arasındaki uyum, milli ve manevi değerlere bağlılık, adalet ve devlet kurma gücü anlatılmaktadır.

Kısaca Devlet Ana’da Osmanlının hangi temeller üzerinde kurulup yükseldiğini, 13. Yüzyılın sosyal, kültürel ve siyasi çerçevesi içinde anlatılmaktadır.

Bence mutlaka okunması gereken bir eser.İyi okumalar.

ihtiyar 
31 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kemal Tahir'in 1968 Türk Dil Kurumu ödülü'nü kazanan romanı. Entrika ve ihtiraslar. Bazı çevreler tez roman yakıştırması da yapmıştır. Cezaevinde yazılan bu ilk romanların müsveddelerini Nazım Hikmet okuduğunda Kemal Tahir’e övgü dolu mektuplar yazmış, ama bunlarda “fakir ve zengin köylü münasebetlerinin, derebeylik bakayası, sınıf ve tabaka çatışmalarının eksikliğini hissettiğini ifade etmiş, yeni pasajlar yazıp bu eksikliği gidermesini önermiş.
Bülent Ecevit, Ocak 1968 yılında Devlet Ana için özel bir sayı hazırlayan "Dost" dergisinde bir yazı yazmış ve bu romanı yere göğe sığdıramamıştı. Ecevit, "Devlet Ana, edebiyat tarihimizin de, tarih edebiyatımızın da önemli olaylarından biridir," diye yazmış o yazısında. Ayrıca eleştirmen, yazar Doğan Hızlan, 4 Ocak günlü "Hüriyet"te, Kemal Tahir'in (1910-1973) tartışmalı ve ünlü romanı Devlet Ana'nın filme çekilmesi için, Ecevit hükümetinin yönetmen Halit Refiğ'e öneride bulunduğunu yazıyor. Yazı şöyledir:
"Neresinden bakılırsa bakılsın, ilginç bir gelişme…
Bülent Ecevit, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunun 700. Yılı dolayısıyla, yönetmen Halit Refiğ'i Ankara'ya çağırarak, "Kemal Tahir'in Devlet Ana'sını sizin filme çekmenizi öneriyorum, kabul eder misiniz?" demiş. Halit Refiğ de elbette, "Memnuniyetle…" biçiminde yanıtlamış.
Başbakan Ecevit'in Devlet Ana romanını çok sevdiği belirtiliyor. Romanın filme çekilmesini istemesinin nedeni de, devletin Osmanlı İmparatorluğu'nda yatan köklerini arama, geçmişiyle barışma düşüncesi… "
Bu bilgilerden sonra size düşen okumadıysanız alıp okumaktır. ))

N-Uzylızkiye 
29 Mar 20:42 · Kitabı yarım bıraktı · Beğendi · Puan vermedi

Tarih sevenler için bence çok güzel bir kitap. Ve özellikle de Osmanlı Devletin'den önceki Türklerin yaşamı, kültürleri ve yönetimini merak edenler için. Kemal Tahir'in anlatımı olsun dili olsun gerçekten çok beğendim fakat biraz ağır geldi bana o yüzden yarısına geldiğimde bıraktım ama en yakın zamanda devam etmeyi düşünüyorum inşallah. Okuyanlara ve okumayı düşünenlere keyifli okumalar dilerim:).

Muhammed Işık 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kemal Tahir romanlarını ilgi ile okudum. Devlet Ana kitabı başyapıtıdır diyebilirim. Kitabın konuyu, betimlemeleri, devletin kurmanın ne kadar zor olduğu ve düşmanın nereden ne zaman geleceğinin belli olmaması gibi anlatıları çok yerine ve vurucu cümleleri rahatlıkla kurabiliyor yazar. Kitabı okumamış olanlara tavsiye ederim.

3 /

Kitaptan 57 Alıntı

BİROL COŞKUN 
28 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kazanmak kolay, tutmak çetin... Yüz yıl çabaladın, kazandın, bir gün şaştın, yaramaz işledin, gitti gider.

Devlet Ana, Kemal TahirDevlet Ana, Kemal Tahir
Melis Esim 
 04 Mar 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ertuğrul Gazi
Koca bir Ertuğrul Gazi de olsan, elden ayaktan düştün mü, uzakları özlersin besbelli... Gitmeyi canının çekip gidemediğinden...

Devlet Ana, Kemal TahirDevlet Ana, Kemal Tahir
BİROL COŞKUN 
03 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yüreksiz yiğit çok yaşar, çünkü yiğidi yüreğinden tutup yüreğinden vururlar.

Devlet Ana, Kemal Tahir (Sayfa 307)Devlet Ana, Kemal Tahir (Sayfa 307)
BİROL COŞKUN 
03 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Neden tatlı bu kadar, hey Allah, elin oğlunu sevmek... Şundan ki, birini sevdin mi, güvenirsin!... Erkek milletinde de böyle midir bu? Hiç olmaz. Erkekte akıl n'arasın?"

Devlet Ana, Kemal Tahir (Sayfa 316)Devlet Ana, Kemal Tahir (Sayfa 316)
Ayşee 
06 May 21:07 · İnceledi · Puan vermedi

" Benim bildiğim, bir adam bir karıya gerçekten tutkunsa, dünya güzelini canı çekmeyecek! "

Devlet Ana, Kemal TahirDevlet Ana, Kemal Tahir
A.rahim Kara 
06 May 00:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Yiğitlik nerde biter, kahpelik nerde başlar bilinmez!

Devlet Ana, Kemal Tahir (Sayfa 9 - İthaki Yayınları)Devlet Ana, Kemal Tahir (Sayfa 9 - İthaki Yayınları)