Adı:
Devlet Ana
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
656
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752731332
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
'Devlet Ana', Osmanlı Devleti kurulmadan önceki Anadolu'nun görünümünü ve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır. Kemal Tahir'in en önemli romanı olarak gösterilen 'Devlet Ana', onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.
1967'de yayımlanan roman, 1968 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazanmıştır.

Kemal Tahir, Türk tarihi ve toplumu hakkındaki orijinal ve sağlam görüşlerinden hareket ettiği için hem 'mahalli ağızları', hem Türkçe'nin küçümsenmiş ve unutulmuş nesir dilini hem de yeni imkanlarını kaynaştırarak ve aşarak kullanabilmiştir. Eserlerindeki eşsiz dil ve üslup güzelliğinin kaynağı bu davranıştadır. Daha önceki romanlarında da görülen bu özellik 'Devlet Ana'da en yüce noktasına erişmiştir. Türkçe'nin unutulmuş olan dehası bütün boyutları, zenginliği ve haslığıyla ilk olarak Kemal Tahir'in eserlerinde kendini göstermektedir."
- Selahattin Hilav
(Tanıtım Yazısı'ndan)
Osmanlı Devleti'nin kuruluş zamanı Ertuğrul Gazi ve sonrası anlatılıyor. O dönemin tasvirleri iyi bir şekilde anlatılmış fakat nedense okurken beni tam anlamıyla içine çekemedi. Belki de bu yüzden fazla beğenemedim yada daha iyi tarihsel kitaplar okuduğum için de olabilir. Yazarın okuduğum ilk romanıydı,belki Kemal Tahir okumaya yanlış kitapla başladım, problem bende de olabilir. Herkese iyi okumalar.
Küçüklüğümden beri misafir odasında duran kitaplığın tozlu raflarında gördüğüm kitap... Hiç yeltenmedim okumaya aslında. Babam bile önermedi bu kitabı bana. Ne kadar pimpirikli ve maymun iştahlı bir insan olduğumu çok iyi bilir. Fakat üniversite hocama ödev olarak Aldous Huxley'den Cesur Yeni Dünya'nın özetini götürünce sırf adanalı olduğum için Yaşar Kemal, Orhan Kemal okumamakla beni suçladı. Şimdi diyeceksin ki Kemal Tahir ne alaka? Hiç bilmiyorum. Araya Kemal Tahir'i de sıkıştırdı ve "Madem adanalıyık Allahın adamıyık diyosun o zaman kemalleri okumaya başla" dedi. (böyle bişeyi asla söylemedim :'). Kitabı hiç tereddüt etmeden aldım elime. Neden mi çünkü babam da gaza getirdi. Aman çok güzel kitap,hele bi oku diyerekten. Bi başladım okumaya bırakamadım. Şuan 1. Günüm ama kitabı yarıladım. Yemeyip içmeyip İtlikten Serserilikten feragat edip kitabı okuyorum :'). Şimdi çok akıcı bir dille yazıldığını söylemeliyim. Öz Türkçe kelimeler çokça kullanılmış. Anlayacağınız bayağı yöresel. Bana hiç yabancı gelmemekte bu Türkmen deyimleri, sözcükleri Çünkü bende Avşar Tatar kırması bir insan evladıyım. Bizim köyde hep böyle konuşuyorlar yaa laaa diyip gülmekten kendimi alamıyorum çoğu zaman. Kitabın konusuna gelince: Osmanlı devletinin kuruluşunu anlatıyor Kemalcim Tahircim. Osmanlı, beylik ve kuruluş zamanında iken henüz araplaşmamış ve kitabı okurken Asya esintileri yalıyor yüzünüzü gözünüzü :') bozkır poyrazlarıyla kuruyor dudaklarınız ve dudağınızın çatlayıp kanayacağını bilmenize rağmen şöyle bir tebessüm ediyorsunuz. Neyse bu kadar edebiyat yeter. Devam edeyim. İslamın kabul edilmesine rağmen hala şamanizme inanç olduğunu görüyoruz. Bu uç beylikler hep böyle zaten hııı salak Hıı dangalak( Bi tikinin gözüyle değerlendirdim az önce kusura bakmayın yapıyorum arada böyle çılgınlıklar). Uç beylik derken şu soruyu sorduğunuzu duyar gibi oldum. Nerde devlet, nerde adalet ( adaleti bilmiyorum da devlet Başkanlığa evet diyo :'^) neyse.. Şelçuklunun sonu gelmiş ki vay haline. Tekfurlar ortalıkta cirit atıyor. Rüşvet mi dersin yolsuzluk mu dersin Ne kadar cenabetlik uğursuzluk varsa hepsi Anadolu'da :'( bide üstüne bir sancak beyi var ki adı Alışar. Garı gız düşkünü pezevenk. Haremindeki karıları mı dersin garip bir sipahinin körpe arvadını mı dersin yakaladı mı affetmiyor... Öpüyor :'). Zaten olayın kırılma noktalarından bi tanesini de bu ya. Osman beyciğim Şeyh Edebali'ye dünür olarak bizim bu sapık Alışar beyi gönderiyor,adam yerine koyup, dostu sanıp.Sapık Alışar durur mu şeyhin baldan tatlı Balkızı kendine istiyor. Neymiş efendim: Bn iki ay önce dşnmüştüm zten asıl Balkız Bnm tmm mı üff. :') kitabın tam olarak bu kısmında halk arasında çokça kullanılan ve meşhur olan bir atasözü geliyor aklınıza ve dudaklarınından 6 kelime dökülüyor: Adam sandık eşşeğaa alnımıza deydi D...neyse seviyemi koruyayım. :') Tabi yalancının, hırsızın, yolsuzun, itin, köpeğan mumu yatsıya kadar yanar... Olaylar olaylar...Kardesm ksura bkma çk fzla spoiler vrdim en iisi ben susiym hdi bb. Devamını heyecanla okuyacağım. :')
Benim gibi tarihi roman sevenlere gözü kapalı tavsiye edebileceğim bir eser. Gerçekten çok dolu dolu bir kitap ve cok sürükleyici. Osmanlı'nın beylik dönemlerini anlatıyor. Ertuğrul Gazi ve sonrasında Osman Bey . İlk Kemal Tahir kitabımdi ve ins devamı da gelecek.
Osmanlı'nın beylik dönemini ( Ertuğrul Gazi ve Osman Bey) anlatan roman.
Açıkçası içerik olarak daha farklı, daha doyurucu bekliyordum.
Kitap içeriğiyle ilgili en beğendiğim yön şuydu. Sık sık Anadolu’daki bu uç benliğinin din ayrımı yapmadığını, hoşgörü ortamının olduğunu, sosyal devlet anlayışının uygulandığını o dönemdeki Bizans yönetimindeki topraklarla ilişkilendirerek güzel bir şekilde anlatmış.
Devlet Ana Kemal Tahir’in Osmanlı’nın “beylikten devlete” geçiş sürecini anlattığı 1968’de “Türk Dil Kurumu Roman Ödülü”nü kazanan eseridir. Kemal Tahir bu eserinde, genel dünya görüşü olan Marksist-sosyalist ideolojiden bir nebze sıyrılmış ve Osmanlı Devleti’ni, devlet göreneğini, devletin kuruluş aşamasındaki gelişmeleri doğu-batı çatışması içinde ele almıştır. Buna aslında bir kıyaslama da diyebiliriz.
Kemal Tahir eserini oluştururken; başta eski Türk kültür ögeleri olmak üzere; Anadolu’daki ahilik teşkilatı, Şamanizm, halk edebiyatı birikimleri (başta Yunus Emre) gibi birçok sosyolojik unsurdan da yararlanmıştır. Zaten Tahir verdiği bir demeçte de; eserlerine kaynaklık eden sosyolojik alt yapıyı şu cümlelerle özetlemiştir:
“Bir kere Batı’da roman nereden kaynaklanmış? Masaldan, halk hikâyelerinden mi? Tamam! Benim de masalım var, halk hikâyelerim var. Öyleyse romanımızı oturtacağım temel var bende”

Romanda temel olarak anlatılan “millet olma” unsuru şu kavramla karşımıza çıkar: “Kerim Devlet Anlayışı.” Buradaki “Kerim Devlet’ten” esas anlayacağımız bir milletin devlet olma sürecinde belli bir otoriteye ihtiyaç duymasıdır. Yani bir arada yaşamak durumunda olan insan topluluklarını hem sevgi ve şefkatle bir arada tutacak, hem de zayıfları koruyup adil yasalarla onu güvence altına alacak.

Eser; Kancık Vuruşu, Uyandırılan Işık, Dost Çelmesi, Fal, Derin Geçit ve Kerimcan'ın Yolu olmak üzere 6 bölümden oluşuyor. Romanın her bölümünde olay örgüsü oldukça uzun ve karmaşık olduğundan detayına girmek istemiyorum. Eserin dikkat çeken diğer özelliği de yukarıda bahsettiğim doğu-batı (Müslüman-Hristiyan) çatışması dışında; iyi-kötü, güçlü-zayıf, cesur/kahraman-korkak gibi bir sürü çatışmayı barındırmasıdır.

‘Devlet Ana’ bazı noktalarda sizi sıksa da bence genel hatlarıyla sürükleyici ve merak uyandırıcı bir anlatıma sahip. Eserde daha bahsetmediğim bir sürü motif ve unsur bulunuyor. O yüzden eseri oldukça hacimli ve sıradışı bulduğumu söyleyebilirim. Olaylardaki çeşitlilik ve ortaya konulan kurgunun kalitesi de bence buna dayanak oluşturuyor. Kemal Tahir bu eserinde adeta bizlere tarihi bir roman nasıl yazılır, nasıl kurgulanır dersi veriyor.
İncelememi vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkürler.
Yazarın, özellikle anlatımda Dede Korkut masallarının dilini kullanmasını çok beğendim. Selçuklu'nun yozlaşması, Bizans'ın Latin zulmü altında çaresizliği, Devletimizin temellerinin ne kadar sağlam olduğu, Ahilik ilkeleriyle bir beylikten Devlet'e dönüşüm, karakterlerle sembolize edilen değerler ve Batı ve Doğu kültürü arasındaki farklar çok güzel işlenmiş. Bana göre Türk romancılığının seçkin eserlerinden biri ve bir başyapıt.
"1290 yıllarının dünyasında ölüm, yaşamaktan çok daha olağandı..." Yüzyıllar öncesinden, hayat ve can mücadelesiyle yaşanılan topraklardan gelen bir ses Devlet Ana. Tarih kitaplarının tekdüze birkaç satırının arasına sığdırılan koca bir roman.
Kemal Tahir romanın daha ilk sayfalarından itibaren sıkmayan ve yer yer oldukça şaşırtabilen bir eser koymuş ortaya. Osmanlı öncesi uç beylikleri dönemini ve bolca ünlü tarihi karakteri işlemiş. Romanın tarihi gerçeklikle ilişkisini değerlendirebilecek kadar tarih bilgisine sahip olmadığımı düşünsem de, oldukça gerçekçi ve mantık çerçeveme aykırı olmayan bir üslup kullanan Kemal Tahir, tarihi gerçekliğe uygunluk noktasında beni oldukça ikna etmiş durumda. Ancak Savaş ve Barış gibi bir eseri kısa süre önce okumanın da etkisiyle Devlet Ana'nın büsbütün objektif bir tavırla kaleme alındığını da söyleyemiyorum.
Eserdeki birkaç noktada; işlenen dönemin sonrasında yaşanılacak tarihi olaylara eserin kahramanları tarafından göndermeler yapılması ve yine daha sonraki dönemlerde yaşanacak gelişmelerin eserin kahramanlarınca çok net bir şekilde görülebiliyormuşcasına planlanması, beni eserin özgünlüğü ve gerçekçiliği açısından rahatsız etti.
Bununla birlikte eserin yalın ve dönemin özelliklerine uygun olduğunu düşündüğüm dili oldukça etkileyici boyutta. Bu dilin; Anadolu'nun, bazı yörelerinde halen fazla bozulmamış olduğunu bildiğim bölgelerine aşina olan kişileri özellikle etkileyeceğini düşünüyorum.
Nihayetinde Devlet Ana, hem güçlü edebi yönü hem de ilgi alanımıza giren tarihi-toplumsal konuları işlemesi sebebi ile oldukça okunası bir eser.
Pişman olmadım diyemem;
Osmanlı Devleti'nin kuruluş zamanı Ertuğrul Gazi ve sonrası anlatılıyor. O dönemin tasvirleri iyi bir şekilde anlatılmış fakat nedense okurken beni tam anlamıyla içine çekemedi. Belki de bu yüzden fazla beğenemedim yada daha iyi tarihsel kitaplar okuduğum için de olabilir.
Sanırım en çok hissettiğim tarih romanıydı.Bu türü sevenler için kesinlikle tavsiye edilebilir.Kemal Tahir'in dilini -Esir Şehrin İnsanları romanına kıyasla- samimi buldum ve romandaki her olayı tamamıyla hissettim diyebilirim.

Romanda bazen Bacıbey idim,bazen gavur Mavro,bazen Kerimcan, bazen Aslıhan..Yeri geldi cenk meydanındaydım sonra bir baktım ağabeyimi öldüren kanlımı kovalamaktayım.Bazen bir cümleye bakakalıp yüreğime akıttım hüznü bazen tek bir satır yetti geldi güldürdü yüzümü.

...................

Romanı o ortamdan çıkmak istemezcesine yavaş okudum,gergin bölümlerin sonunu daha erken öğrenmek istercesine hızlı.Kelimeleri zihnimde bir yerlerde süzgeçte geçirince değerler kaldı elime.Birçok şey öğrendim, birçok şey hatırladım.Bir sayfada kitaplarca duygu sezdim,bir kitapta sayfalarca yer gezdim.Öyleydi işte,okuyun.
Devlet Ana, tarihsel bir roman olup, Osmanlı devletinin kuruluş dönemi ve öncesi,Türklerin Orta Asya’dan getirdikleri kültürler konu edilmektedir.
Törelere bağlılık,büyüklere saygı,kadının toplumdaki yeri,bey seçimi,ahilik teşkilatı gibi konular romanda çok güzel bir örgü içinde işlenmekte ve okuyucu bilgilendirilmektedir.Türklerin bir uç beyliğinden kısa zamanda nasıl devlet haline geldiği romanın siyasal yönünü oluşturmaktadır.Kemal Tahir, Devlet Ana’da Türk tarihini, toplum yapısını ve ekonomik yapıyı ele almıştır.Osmanlıda üretim aracı olan toprağın sahibi devlet olduğu için, bireylerin toprak vasıtasıyla servet sahibi olmaları engellenmiştir. Bu bakımdan Osmanlıda sınıf mefhumu da görülmez. Dönemin Batı toplumlarındaki derebeyi, burjuvazi ve köle durumuna düşmüş olan köylü Osmanlı devletinde görülmemektedir.

Eserde özellikle Türk kültür ve medeniyeti ile batı karşılaştırılmıştır. Feodalitenin ve din sömürücülüğünün batıyı karanlığa hapsettiği, Türklerdeki aile birliği, devlet millet arasındaki uyum, milli ve manevi değerlere bağlılık, adalet ve devlet kurma gücü anlatılmaktadır.

Kısaca Devlet Ana’da Osmanlının hangi temeller üzerinde kurulup yükseldiğini, 13. Yüzyılın sosyal, kültürel ve siyasi çerçevesi içinde anlatılmaktadır.

Bence mutlaka okunması gereken bir eser.İyi okumalar.
Ölümün yaşamaktan çok daha olağan olduğu 1290'lı yıllarda, Söğüt'te bir aşiretten koskoca bir devlet olmak... Bir yanda Osmanoğullarının devlet kurma mücadelesi bir yanda onlara engel olmaya niyetli Bizans ve tekfurları... Daha bir yanda da Selçuklunun ardından taht kapma yarışına girmiş dindaşları diğer beylikler... Neydi Kayıboyu'nun yiğitlerini diğerlerinden farklı kılan? Yaşamları, gelenekleri, töreleri,kültürleri, hayata bakışları, idealleri neydi? Bunlara ışık tutmaya çalışıyor Kemal Tahir. Özellikle Ahilik teşkilatına ve toplumsal dinamizmine vurgular çok güzel.
Yazarın bu eseriyle Türk Dili Kurumu ödülüne layık görülmesiyle beraber birileri tarafından Osmanlıcı olmakla suçlandığını da söyleyelim. Buna karşın eserde İslamcı bakışı rahatsız edecek vurgular olduğu da bir gerçek: Dönemin ozanı ve mana eri Yunus Emre'nin şarap içmesi gibi.
Hakim bir bakış açısıyla yazılan eserin dili müthiş. Sanki anlatan Kemal Tahir değil de Dedem Korkut. Özellikle Konya'ya gönderilen ulağın, Selçuklu Devleti'nin kötü durumunu anlatışı okuyucuyu hayran bırakacak bir üslupta.
Ahmet Yesevi'nin yetiştirip Anadolu'ya gönderdiği mana erlerinden, erdemliliğin ve bilgeliğin simgesi Şeyh Edebali'yi de anlatışı aynı güzellikte.
Hasılıkelam, artısıyla eksisiyle okunası bir eser. Keyif alarak okudum.
Yıllardır elimin altında okunmayı bekliyordu. Kitap adı Devlet Ana olunca siyasi bir roman olduğunu düşünerek ve yıllardır hacimli bir siyasi kitap okumak için doğru zaman olmadığını düşünerek hep uzak durduğum bir kitaptı. Son günlerde sıkça olumlu yorumları ile karşılaşınca daha fazla ertelememeye karar verdim.
İlk satırlardan itibaren tempolu başlayan olaylar örgüsü, arka kapağı kapatana kadar temposu hiç düşmeden devam etti. Bu Devlet Ana düşündüğüm Devlet Ana değildi elbette. Kendine hayran bıraktı. Siyasi misyonu vardı ama bu misyon tüm insani değerleri içinde barındırıyordu. Bir tarafta kanla beslenenler, diğer yanda kana bulaşmama çabasında olanlar. Paraya (o zamanki altın) tapanlar ve parayı insanlık için kullananlar. Uzun soluklu sevdalar. Amazon kadınlar.
Hiç bitmesini istemediğim kitaplardan biri daha bitmiş oldu.
Dünyayı büsbütün boşlayıp ahrete yönelmedikleri gibi, kendilerini toptan dünyaya verip cennetten de vazgeçmiyorlardı.
Kitap olmayınca aktan kara, eğriden doğru ayrılmaz. Kiminin kitabı var, yazan kısa yazmış, 'Az olsun öz olsun' derken anlaşılmaza düşmüş.
Sabredeceksin oğlum! Gücün yeterse affedeceksin. "Kılıçla vuran kılıçla vurulacak, okla vuran okla" denilmiştir. Allah'ın her şeye gücü yeter. Hiçbir kötü kurtulamaz. Kitapları okuyanlardansın. Kitapları okuyanların ödevi bela karşısında sabretmektir.
Yüreğine korku düştüyse, çabalama boşuna!.. Bırak, kartal kuşları, kel akbabalar gelip yüreğini gagalasın, gözlerini oysun!..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Devlet Ana
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
656
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752731332
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
'Devlet Ana', Osmanlı Devleti kurulmadan önceki Anadolu'nun görünümünü ve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır. Kemal Tahir'in en önemli romanı olarak gösterilen 'Devlet Ana', onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.
1967'de yayımlanan roman, 1968 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazanmıştır.

Kemal Tahir, Türk tarihi ve toplumu hakkındaki orijinal ve sağlam görüşlerinden hareket ettiği için hem 'mahalli ağızları', hem Türkçe'nin küçümsenmiş ve unutulmuş nesir dilini hem de yeni imkanlarını kaynaştırarak ve aşarak kullanabilmiştir. Eserlerindeki eşsiz dil ve üslup güzelliğinin kaynağı bu davranıştadır. Daha önceki romanlarında da görülen bu özellik 'Devlet Ana'da en yüce noktasına erişmiştir. Türkçe'nin unutulmuş olan dehası bütün boyutları, zenginliği ve haslığıyla ilk olarak Kemal Tahir'in eserlerinde kendini göstermektedir."
- Selahattin Hilav
(Tanıtım Yazısı'ndan)

Kitabı okuyanlar 851 okur

  • Hanım BAYRAM
  • Böşraca
  • Ün  Pazar
  • Mesut Demirbilek
  • Suat GÖK
  • Gülşah Cansever
  • Dilara ceylaner
  • Kübra
  • Batuhan Güneş
  • Bayındır Han

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%2.2
18-24 Yaş
%18.3
25-34 Yaş
%33.5
35-44 Yaş
%25.4
45-54 Yaş
%12.2
55-64 Yaş
%3.7
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47.1
Erkek
%52.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.7 (86)
9
%26.9 (73)
8
%22.5 (61)
7
%12.9 (35)
6
%2.6 (7)
5
%1.8 (5)
4
%0.4 (1)
3
%0.7 (2)
2
%0.4 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları