Devlet Ana

8,9/10  (130 Oy) · 
461 okunma  · 
125 beğeni  · 
3.418 gösterim
'Devlet Ana', Osmanlı Devleti kurulmadan önceki Anadolu'nun görünümünü ve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır. Kemal Tahir'in en önemli romanı olarak gösterilen 'Devlet Ana', onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.
1967'de yayımlanan roman, 1968 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazanmıştır.

Kemal Tahir, Türk tarihi ve toplumu hakkındaki orijinal ve sağlam görüşlerinden hareket ettiği için hem 'mahalli ağızları', hem Türkçe'nin küçümsenmiş ve unutulmuş nesir dilini hem de yeni imkanlarını kaynaştırarak ve aşarak kullanabilmiştir. Eserlerindeki eşsiz dil ve üslup güzelliğinin kaynağı bu davranıştadır. Daha önceki romanlarında da görülen bu özellik 'Devlet Ana'da en yüce noktasına erişmiştir. Türkçe'nin unutulmuş olan dehası bütün boyutları, zenginliği ve haslığıyla ilk olarak Kemal Tahir'in eserlerinde kendini göstermektedir."
- Selahattin Hilav
(Tanıtım Yazısı'ndan)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    656
  • ISBN:
    9789752731332
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mathmazel 
 05 Eyl 14:55 · Kitabı okudu · 24 günde · 5/10 puan

Kemal Tahir den okuduğum ilk eser.
Okurken sıkıldım ve bitirmek icin kendimi zorladım. Hiçkimseye oku ya da okuma deme lüksüne sahip degilim. Kim merak ediyorsa okusun kendi karar versin.

Şunu özellikle belirtmek istiyorum. Bir kitaptan alıntı yapıyor olmam o kitabı çok beğendiğim anlamına gelmiyor. Yer yer bazı sözler hoşuma gitti fakat kitabın geneline baktığımda beni rahatsız eden çok durum oldu.

Hoşuma gidenler:
Bacıbey kavramını, ahiliği ve adaleti iyi anlatmış. Osmanlı devleti kurulmadan önceki düzensizlik ve zulum iyi işlenmiş.

Hoşuma gitmeyenler kısmına çok fazla girmek istemiyorum. Kitaptan örneklendirmeler yapmayacağım.Ama alttan alttan mesajlar vermesi ve müslümanlığa yakışmayan durumları normal göstermesi hoşuma gitmedi. Tabi bu benim fikrim.

Ben her zaman bir okurun kendi karar vermesi taraftarıyım. Bu sebeple kısa kesiyorum.

Didem 
28 Nis 16:52 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Benim gibi tarihi roman sevenlere gözü kapalı tavsiye edebileceğim bir eser. Gerçekten çok dolu dolu bir kitap ve cok sürükleyici. Osmanlı'nın beylik dönemlerini anlatıyor. Ertuğrul Gazi ve sonrasında Osman Bey . İlk Kemal Tahir kitabımdi ve ins devamı da gelecek.

Hale Nurten Doğan 
 17 Oca 05:04 · Kitabı okudu · 23 günde · Beğendi · 7/10 puan

Küçüklüğümden beri misafir odasında duran kitaplığın tozlu raflarında gördüğüm kitap... Hiç yeltenmedim okumaya aslında. Babam bile önermedi bu kitabı bana. Ne kadar pimpirikli ve maymun iştahlı bir insan olduğumu çok iyi bilir. Fakat üniversite hocama ödev olarak Aldous Huxley'den Cesur Yeni Dünya'nın özetini götürünce sırf adanalı olduğum için Yaşar Kemal, Orhan Kemal okumamakla beni suçladı. Şimdi diyeceksin ki Kemal Tahir ne alaka? Hiç bilmiyorum. Araya Kemal Tahir'i de sıkıştırdı ve "Madem adanalıyık Allahın adamıyık diyosun o zaman kemalleri okumaya başla" dedi. (böyle bişeyi asla söylemedim :'). Kitabı hiç tereddüt etmeden aldım elime. Neden mi çünkü babam da gaza getirdi. Aman çok güzel kitap,hele bi oku diyerekten. Bi başladım okumaya bırakamadım. Şuan 1. Günüm ama kitabı yarıladım. Yemeyip içmeyip İtlikten Serserilikten feragat edip kitabı okuyorum :'). Şimdi çok akıcı bir dille yazıldığını söylemeliyim. Öz Türkçe kelimeler çokça kullanılmış. Anlayacağınız bayağı yöresel. Bana hiç yabancı gelmemekte bu Türkmen deyimleri, sözcükleri Çünkü bende Avşar Tatar kırması bir insan evladıyım. Bizim köyde hep böyle konuşuyorlar yaa laaa diyip gülmekten kendimi alamıyorum çoğu zaman. Kitabın konusuna gelince: Osmanlı devletinin kuruluşunu anlatıyor Kemalcim Tahircim. Osmanlı, beylik ve kuruluş zamanında iken henüz araplaşmamış ve kitabı okurken Asya esintileri yalıyor yüzünüzü gözünüzü :') bozkır poyrazlarıyla kuruyor dudaklarınız ve dudağınızın çatlayıp kanayacağını bilmenize rağmen şöyle bir tebessüm ediyorsunuz. Neyse bu kadar edebiyat yeter. Devam edeyim. İslamın kabul edilmesine rağmen hala şamanizme inanç olduğunu görüyoruz. Bu uç beylikler hep böyle zaten hııı salak Hıı dangalak( Bi tikinin gözüyle değerlendirdim az önce kusura bakmayın yapıyorum arada böyle çılgınlıklar). Uç beylik derken şu soruyu sorduğunuzu duyar gibi oldum. Nerde devlet, nerde adalet ( adaleti bilmiyorum da devlet Başkanlığa evet diyo :'^) neyse.. Şelçuklunun sonu gelmiş ki vay haline. Tekfurlar ortalıkta cirit atıyor. Rüşvet mi dersin yolsuzluk mu dersin Ne kadar cenabetlik uğursuzluk varsa hepsi Anadolu'da :'( bide üstüne bir sancak beyi var ki adı Alışar. Garı gız düşkünü pezevenk. Haremindeki karıları mı dersin garip bir sipahinin körpe arvadını mı dersin yakaladı mı affetmiyor... Öpüyor :'). Zaten olayın kırılma noktalarından bi tanesini de bu ya. Osman beyciğim Şeyh Edebali'ye dünür olarak bizim bu sapık Alışar beyi gönderiyor,adam yerine koyup, dostu sanıp.Sapık Alışar durur mu şeyhin baldan tatlı Balkızı kendine istiyor. Neymiş efendim: Bn iki ay önce dşnmüştüm zten asıl Balkız Bnm tmm mı üff. :') kitabın tam olarak bu kısmında halk arasında çokça kullanılan ve meşhur olan bir atasözü geliyor aklınıza ve dudaklarınından 6 kelime dökülüyor: Adam sandık eşşeğaa alnımıza deydi D...neyse seviyemi koruyayım. :') Tabi yalancının, hırsızın, yolsuzun, itin, köpeğan mumu yatsıya kadar yanar... Olaylar olaylar...Kardesm ksura bkma çk fzla spoiler vrdim en iisi ben susiym hdi bb. Devamını heyecanla okuyacağım. :')

Ayşee 
11 May 17:01 · Puan vermedi

Osmanlı'nın beylik dönemini ( Ertuğrul Gazi ve Osman Bey) anlatan roman.
Açıkçası içerik olarak daha farklı, daha doyurucu bekliyordum.
Kitap içeriğiyle ilgili en beğendiğim yön şuydu. Sık sık Anadolu’daki bu uç benliğinin din ayrımı yapmadığını, hoşgörü ortamının olduğunu, sosyal devlet anlayışının uygulandığını o dönemdeki Bizans yönetimindeki topraklarla ilişkilendirerek güzel bir şekilde anlatmış.

A.rahim Kara 
 28 Nis 01:33 · Kitabı okudu · 21 günde · 8/10 puan

"1290 yıllarının dünyasında ölüm, yaşamaktan çok daha olağandı..." Yüzyıllar öncesinden, hayat ve can mücadelesiyle yaşanılan topraklardan gelen bir ses Devlet Ana. Tarih kitaplarının tekdüze birkaç satırının arasına sığdırılan koca bir roman.
Kemal Tahir romanın daha ilk sayfalarından itibaren sıkmayan ve yer yer oldukça şaşırtabilen bir eser koymuş ortaya. Osmanlı öncesi uç beylikleri dönemini ve bolca ünlü tarihi karakteri işlemiş. Romanın tarihi gerçeklikle ilişkisini değerlendirebilecek kadar tarih bilgisine sahip olmadığımı düşünsem de, oldukça gerçekçi ve mantık çerçeveme aykırı olmayan bir üslup kullanan Kemal Tahir, tarihi gerçekliğe uygunluk noktasında beni oldukça ikna etmiş durumda. Ancak Savaş ve Barış gibi bir eseri kısa süre önce okumanın da etkisiyle Devlet Ana'nın büsbütün objektif bir tavırla kaleme alındığını da söyleyemiyorum.
Eserdeki birkaç noktada; işlenen dönemin sonrasında yaşanılacak tarihi olaylara eserin kahramanları tarafından göndermeler yapılması ve yine daha sonraki dönemlerde yaşanacak gelişmelerin eserin kahramanlarınca çok net bir şekilde görülebiliyormuşcasına planlanması, beni eserin özgünlüğü ve gerçekçiliği açısından rahatsız etti.
Bununla birlikte eserin yalın ve dönemin özelliklerine uygun olduğunu düşündüğüm dili oldukça etkileyici boyutta. Bu dilin; Anadolu'nun, bazı yörelerinde halen fazla bozulmamış olduğunu bildiğim bölgelerine aşina olan kişileri özellikle etkileyeceğini düşünüyorum.
Nihayetinde Devlet Ana, hem güçlü edebi yönü hem de ilgi alanımıza giren tarihi-toplumsal konuları işlemesi sebebi ile oldukça okunası bir eser.

Rezzan 
 14 Haz 2016 · Kitabı okudu · 17 günde · 10/10 puan

Yıllardır elimin altında okunmayı bekliyordu. Kitap adı Devlet Ana olunca siyasi bir roman olduğunu düşünerek ve yıllardır hacimli bir siyasi kitap okumak için doğru zaman olmadığını düşünerek hep uzak durduğum bir kitaptı. Son günlerde sıkça olumlu yorumları ile karşılaşınca daha fazla ertelememeye karar verdim.
İlk satırlardan itibaren tempolu başlayan olaylar örgüsü, arka kapağı kapatana kadar temposu hiç düşmeden devam etti. Bu Devlet Ana düşündüğüm Devlet Ana değildi elbette. Kendine hayran bıraktı. Siyasi misyonu vardı ama bu misyon tüm insani değerleri içinde barındırıyordu. Bir tarafta kanla beslenenler, diğer yanda kana bulaşmama çabasında olanlar. Paraya (o zamanki altın) tapanlar ve parayı insanlık için kullananlar. Uzun soluklu sevdalar. Amazon kadınlar.
Hiç bitmesini istemediğim kitaplardan biri daha bitmiş oldu.

HaKaN 
07 Oca 18:37 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Devlet Ana, tarihsel bir roman olup, Osmanlı devletinin kuruluş dönemi ve öncesi,Türklerin Orta Asya’dan getirdikleri kültürler konu edilmektedir.
Törelere bağlılık,büyüklere saygı,kadının toplumdaki yeri,bey seçimi,ahilik teşkilatı gibi konular romanda çok güzel bir örgü içinde işlenmekte ve okuyucu bilgilendirilmektedir.Türklerin bir uç beyliğinden kısa zamanda nasıl devlet haline geldiği romanın siyasal yönünü oluşturmaktadır.Kemal Tahir, Devlet Ana’da Türk tarihini, toplum yapısını ve ekonomik yapıyı ele almıştır.Osmanlıda üretim aracı olan toprağın sahibi devlet olduğu için, bireylerin toprak vasıtasıyla servet sahibi olmaları engellenmiştir. Bu bakımdan Osmanlıda sınıf mefhumu da görülmez. Dönemin Batı toplumlarındaki derebeyi, burjuvazi ve köle durumuna düşmüş olan köylü Osmanlı devletinde görülmemektedir.

Eserde özellikle Türk kültür ve medeniyeti ile batı karşılaştırılmıştır. Feodalitenin ve din sömürücülüğünün batıyı karanlığa hapsettiği, Türklerdeki aile birliği, devlet millet arasındaki uyum, milli ve manevi değerlere bağlılık, adalet ve devlet kurma gücü anlatılmaktadır.

Kısaca Devlet Ana’da Osmanlının hangi temeller üzerinde kurulup yükseldiğini, 13. Yüzyılın sosyal, kültürel ve siyasi çerçevesi içinde anlatılmaktadır.

Bence mutlaka okunması gereken bir eser.İyi okumalar.

Aslı Uzun 
10 Ağu 21:12 · Kitabı okudu · 24 günde · Beğendi · Puan vermedi

Sanırım en çok hissettiğim tarih romanıydı.Bu türü sevenler için kesinlikle tavsiye edilebilir.Kemal Tahir'in dilini -Esir Şehrin İnsanları romanına kıyasla- samimi buldum ve romandaki her olayı tamamıyla hissettim diyebilirim.

Romanda bazen Bacıbey idim,bazen gavur Mavro,bazen Kerimcan, bazen Aslıhan..Yeri geldi cenk meydanındaydım sonra bir baktım ağabeyimi öldüren kanlımı kovalamaktayım.Bazen bir cümleye bakakalıp yüreğime akıttım hüznü bazen tek bir satır yetti geldi güldürdü yüzümü.

...................

Romanı o ortamdan çıkmak istemezcesine yavaş okudum,gergin bölümlerin sonunu daha erken öğrenmek istercesine hızlı.Kelimeleri zihnimde bir yerlerde süzgeçte geçirince değerler kaldı elime.Birçok şey öğrendim, birçok şey hatırladım.Bir sayfada kitaplarca duygu sezdim,bir kitapta sayfalarca yer gezdim.Öyleydi işte,okuyun.

Kemal Tahir'in 1968 Türk Dil Kurumu ödülü'nü kazanan romanı. Entrika ve ihtiraslar. Bazı çevreler tez roman yakıştırması da yapmıştır. Cezaevinde yazılan bu ilk romanların müsveddelerini Nazım Hikmet okuduğunda Kemal Tahir’e övgü dolu mektuplar yazmış, ama bunlarda “fakir ve zengin köylü münasebetlerinin, derebeylik bakayası, sınıf ve tabaka çatışmalarının eksikliğini hissettiğini ifade etmiş, yeni pasajlar yazıp bu eksikliği gidermesini önermiş.
Bülent Ecevit, Ocak 1968 yılında Devlet Ana için özel bir sayı hazırlayan "Dost" dergisinde bir yazı yazmış ve bu romanı yere göğe sığdıramamıştı. Ecevit, "Devlet Ana, edebiyat tarihimizin de, tarih edebiyatımızın da önemli olaylarından biridir," diye yazmış o yazısında. Ayrıca eleştirmen, yazar Doğan Hızlan, 4 Ocak günlü "Hüriyet"te, Kemal Tahir'in (1910-1973) tartışmalı ve ünlü romanı Devlet Ana'nın filme çekilmesi için, Ecevit hükümetinin yönetmen Halit Refiğ'e öneride bulunduğunu yazıyor. Yazı şöyledir:
"Neresinden bakılırsa bakılsın, ilginç bir gelişme…
Bülent Ecevit, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunun 700. Yılı dolayısıyla, yönetmen Halit Refiğ'i Ankara'ya çağırarak, "Kemal Tahir'in Devlet Ana'sını sizin filme çekmenizi öneriyorum, kabul eder misiniz?" demiş. Halit Refiğ de elbette, "Memnuniyetle…" biçiminde yanıtlamış.
Başbakan Ecevit'in Devlet Ana romanını çok sevdiği belirtiliyor. Romanın filme çekilmesini istemesinin nedeni de, devletin Osmanlı İmparatorluğu'nda yatan köklerini arama, geçmişiyle barışma düşüncesi… "
Bu bilgilerden sonra size düşen okumadıysanız alıp okumaktır. ))

Sabırlı Firuze 
19 Eyl 13:24 · Kitabı okudu · 30 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tarihimizin nasıl başlayıp ,gelişip imparatorluğa dönüşmesinin o zaman ki beylik düzeni ve entrikalar bana bu günkü dünya ülkelerinin davranışını hatırlattı. Akıcı bir dil ayrıntılı olay aktarımı çok güzeldi. Bir Bacıbey var ki her eve lazım. Kitabın adının Devlet Ana olmasını hep merak ederdim. Kitabı okuyunca bunu anlıyorsunuz. Ana tamamen kucaklayan ayrım yapmayan geliştiren olduğu için devlete ana sıfatı verilmiş. Ahilik geleneği çok güzel işlenmiş. Akçakoca :her lidere böyle bir danışman gerekir diye düşünüyorum . Kitap anlatılmaz okunur deyip işin içinden çıkıyorum.

4 /

Kitaptan 193 Alıntı

Mathmazel 
19 Ağu 22:18 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Dünyayı büsbütün boşlayıp ahrete yönelmedikleri gibi, kendilerini toptan dünyaya verip cennetten de vazgeçmiyorlardı.

Devlet Ana, Kemal TahirDevlet Ana, Kemal Tahir
Mathmazel 
16 Ağu 22:16 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Kitap olmayınca aktan kara, eğriden doğru ayrılmaz. Kiminin kitabı var, yazan kısa yazmış, 'Az olsun öz olsun' derken anlaşılmaza düşmüş.

Devlet Ana, Kemal TahirDevlet Ana, Kemal Tahir
Mathmazel 
14 Ağu 07:54 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Sanki hayatı anlatıyor :)
Yüreğine korku düştüyse, çabalama boşuna!.. Bırak, kartal kuşları, kel akbabalar gelip yüreğini gagalasın, gözlerini oysun!..

Devlet Ana, Kemal TahirDevlet Ana, Kemal Tahir
Mathmazel 
17 Ağu 10:20 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Sabredeceksin!
Sabredeceksin oğlum! Gücün yeterse affedeceksin. "Kılıçla vuran kılıçla vurulacak, okla vuran okla" denilmiştir. Allah'ın her şeye gücü yeter. Hiçbir kötü kurtulamaz. Kitapları okuyanlardansın. Kitapları okuyanların ödevi bela karşısında sabretmektir.

Devlet Ana, Kemal TahirDevlet Ana, Kemal Tahir
Mathmazel 
20 Ağu 22:12 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

"Neden insanoğlu mezar toprağını acele örter? Ölümden korkar çünkü! Neden korkar? Korkuludur ölüm!"

Devlet Ana, Kemal TahirDevlet Ana, Kemal Tahir
BİROL COŞKUN 
28 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kazanmak kolay, tutmak çetin... Yüz yıl çabaladın, kazandın, bir gün şaştın, yaramaz işledin, gitti gider.

Devlet Ana, Kemal TahirDevlet Ana, Kemal Tahir