Devlet Ana

Kemal Tahir
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2024 20:29
Osmanlı'nın kuruluş öncesini ele alan roman tarihi bir izlekle kurgulanırken Kemal Tahir ustalığını göstererek dönemin dilini, geleneğini, insan ilişkilerini, inancını ve şiirini de dönem ruhuna uygun olarak metne yansıtmış. Ertuğrul Gazi'nin son dönemleri ve Osman Gazi'nin beyliğin başına geçmesi olaylarını, Şeyh Edebali üzerinden toplum içerisinde dinin etkinliği ve gerçek din adamlarının önemi romanda çok iyi altını çizilen detaylar olmuş. Dönemi anlamak ve Osmanlı'nın kuruluş ruhunu hissetmek isteyenlere tavsiye ederim. Konu derin ve zormuş gibi görünse de Kemal Tahir ustalığı bir solukta okunacak bir metin haline getirmeyi başarmış romanı.
Edebiyat
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,8bin okunma
Devlet Ana
9/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2025 21:50
Kemal Tahir' in kalemiyle tanıştıığım ilk romanı. Kemal TahirKemal Tahir Anadolu'da siyasi birliğin sağlanması adına devlet olma sürecinin ilk adımlarını, tarihi şahsiyetler (Ertuğrul gazi, Osman Gâzi,
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,8bin okunma
Devlet Ana
8/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2023 209. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2023 15:38
Devlet Ana, romanın adı aslında pek de içeriğini karşılamıyor...Kemal Tahir'den hiç beklemediğim bir romandı doğrusu...Osmanlı Beyliği Osman Bey dönemi...Köy kadar bir Beylik...50- 60 kişilik atlı savaşçısıyla devlet olma hayali bile olmayan...Kurgudur sanırım. Tarihçi olmadığım için karakterlerin gerçek olup olmadığından çok emin değilim. Ertuğrul Bey, Osman Bey, Orhan Bey (henüz 15 yaşında bir ergen)...Şeyh Edabali de var ama o konuda da çok bilgim olmadığı için gerçekçi mi o karakter bilemiyorum.. Sözün özü; mademki Devlet Ana ise adı romanın Bacıbey biraz daha ön plana alınabilir belki. Usta yazar bir şey demek haddimiz değil elbette ama en azından romanın adı "Kuruluş" falan olabilirdi. Dönemi merak ettiğim icin okudum kitabı. Tarihi romanlara da ilgim var ancak kurgu mu gerçek mi pek anlaşılmıyor. Uzun sürdü okumam,zaman sorunum da vardı tabii... Dil ve anlatım çok güzel. 1290'lı yılları merak edenlere tavsiye edilir..
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,8bin okunma
10/10
·651 syf.·
2025 50. kitabı
Kemal Tahir’in Devlet Ana (1967) romanı, Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecini yalnızca tarihsel olaylar düzleminde anlatmakla kalmaz; aynı zamanda dönemin kültürel, sosyal, ahlaki ve ideolojik arka planını da derinlemesine irdeleyen bir yapıttır. Roman, 13. yüzyılın sonlarında Söğüt ve çevresinde yaşanan gelişmeleri merkezine alır. Bir yanda dirlik, düzen, adalet ve insanlık gibi değerlerle yeni bir devletin temellerini atan Osman Bey ve çevresindeki gazi-derviş toplulukları; diğer yanda kaos, ahlaki çözülme, entrika ve yabancı güçlerin etkisini temsil eden Bizanslılar, tekfurlar ve onların desteklediği bozuk düzen yer alır. Kemal Tahir, bu iki karşıt dünyanın çatışmasını yalnızca tarihsel bir karşılaştırma olarak vermez; aynı zamanda kendi medeniyet tasavvurunu, Anadolu insanının ruhunu ve Türk devlet geleneğinin temel kodlarını da roman kurgusu içinde yeniden kurar. Böylece Devlet Ana, tarihsel bir dönemi anlatmanın ötesine geçerek, bir toplumun hangi değerlerle ayakta durduğunu ve yeni bir devlet fikrinin nasıl filizlendiğini gösteren güçlü bir düşünce romanına dönüşür.
Duygu ve Düşünce
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,8bin okunma
Puan vermedi·651 syf.··
2025 78. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 21:54
Kemal Tahir okumaya da bir yerden başlamalıydık. Devlet Ana en önce de en sonra da okunabilecek bir kitap olduğundan onunla başladık. Türk Edebiyatı için önemli kalemlerden biri olan Kemal Tahir bir destan okuyormuş hissi uyandırdı bende. Bir kere daha anladım ki yazmak öyle her babayiğidin harcı değil. Eline kalemi alan yazıyorum diye çıkmasın. Kemal Tahir yazmış ve iyi de yapmış. Osman Bey, babası Ertuğrul bey ölünce başa geçiyor ve beylik nelerle mücadele ediyor, kimlerin ihanetine uğruyor, kimlerden destek alıyor, Bacıbey ne kadar önemli ve ne işler başarıyor okuyoruz kitapta. Kerimcan aslında bu kitabın baş kahramanı ve son noktası da aynı zamanda. Kerimcan kim mi? Demircan'ın kardeşi, Bacıbey'in oğlu. Bacıbey mi kim Liya'yı istemezken Mavro'ya kucak açan, Kerimcan'a silah kuşatan. Ama Kerimcan elinden kitap düşürmek istemiyordu,ilim diyordu neden silah kuşandı? Orhan'la arkadaşken, beylikte o kadar işler başarırken, kılıcına kuvvet derken ne oldu da.... Herşeyi de anlatamam ki. Bence okuyun.
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,8bin okunma
8/10
·651 syf.··
2025 88. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 00:45
Selçuklunun Moğol hakimiyeti altına girdiği, Ertuğrul Gazi'nin son dönemlerini anlatıyor. Ertuğrul Gazi'nin son dönemleri ama Orhan Bey ile Osman Bey'in başlangıcı olan dönemi anlatıyor. Devlet Ana burada bir metafor olarak kullanılıyor zaten çoğunuz biliyorsunuzdur. Aslında izlediğim demeyeyim de babamın izlediklerinden kaptigim kadariyla kitapla dizileri arasında dağlar fark var. O her şeye hoşgörülü olan, merhametli olan dizi karakterleri yoktu kitapta. Mazlum ya da değil fark etmeksizin kayi obası için önemli olan beylikleridir ve bunu korumaktır. Dışarıdaki unsurlar insanlar o kadar da önemli değil ister ölsünler ister yaşasınlar. Ayrıca Türkçü kimliklerine İslamcı kimliklerinden daha fazla önem verdiler. Tabii dizilerden tarih öğrenilmez elbette ama keşke azıcık da olsa içine gerçeklik koyabilseler. Roman diziden çok farklıydı. Kemal TahirKemal Tahir 'in okuduğum üçüncü romanı, benim için en güzeli https://1000kitap.com/kitap/kitap--283727 'ydu ama bu da en az o kitap kadar güzeldi. Fakat dili beni yordu, aptal gibi hissettirdiği de oldu:) anlaşılması güç cümle yapıları vardı biraz, sonra bazı kelimeler vardı Google'ye bile yazdığımda kitaptaki anlamdan farklı tanimlar çıkıyordu. Tanımına bakıyordum Google'dan, sonra bir de cümleyi okudum hiçbir bağlantı bulamadım. O zamanın dilinden kaynaklı bir sorun belki ama büyük zorlayıcı değildi. Sadece bu bazı kısımları biraz zorladı o kadar. KEYİFLİ OKUMALAR
1000Kitap
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,8bin okunma
8/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 23:13
Kemal Tahir’in Devlet Ana kitabı gerçekten beni çok etkiledi. Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemini öyle bir gerçekçilikle anlatmış ki okurken sanki o yılları yaşıyormuş gibi hissettim. Ayrıntılar, diyaloglar ve olayların bütünlüğü bana resmen bir film izliyormuşum gibi geldi. Kitapta Osmanlı Beyliği’nin kuruluş süreci, Osman Gazi’nin liderliğindeki toplum yapısı ve halkla devlet arasındaki ilişki çok detaylı işlenmiş. Özellikle köylülerin, göçebe Türkmenlerin yaşamı ve sınıf farklılıklarının yansıtılması benim çok ilgimi çekti. Benim için en önemli nokta, yazarın Osmanlı’yı idealize etmeden, tamamen tarihsel bir gerçeklik üzerinden toplumu anlatması oldu. Yani devletin hangi dinamiklerle kurulduğunu, hangi zorluklarla şekillendiğini çok iyi anlamamı sağladı. Zaten bu da benim okurken aradığım şeydi. O yüzden Kemal Tahir’in kalemine bir kez daha hayran kaldım diyebilirim.
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,8bin okunma
10/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2025 17:16
Devlet Ana romanı Kemal Tahir ile tanışma kitabım oldu. Okumadan önce, çok seveceğimden emin olduğum bir yazardı. Dil ve üslup bakımından Dede Korkut hikayelerine benzemektedir. Efsane okur gibi okuyacağınız, dönemi ve karakterleri iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir tarihsel roman Devlet Ana. Araştırdığımda da gördüm ki yaşayış tarzıyla da merakıyla da döneme hakim olmuş bir yazar. Devlet Ana romanında kafasında kurduğu çağı birebir yansıtan, her bir karakterle aslında yaşadığı çağa vurgu yapan bir yazar. Romanda kurgu karakterlerin yanı sıra Ertuğrul Gazi, Osman, Şeyh Edebali gibi gerçek karakterler de yer alıyor. Yani hem realist hem idealist bir roman olarak tanımlanıyor. Romanda iyi-kötü, namuslu-namusuz insan kıyaslaması fazlaca yer ediniyor. Dönemin töresinden tutunda sofra adabına kadar her detay incelikle işlenmiş ve okura sunuluyor. Önemli bir karakter olan Kerimcan'ın yolculuğu da çok şey anlatıyor. Okumayanlar için detaya giremiyorum ama Kerimcan'ın kalem ve kılıç arasındaki mücadelesi kesinlikle etkileyiciydi. Peki son olarak Devlet Ana kimdir ? Devlet Ana, Kerimcan'ın annesi Bacıbey karakteri ile ortaya koyuluyor aslında. Bacıbey, törelerden taviz vermeyen, gerekirse oğlunun gözünün yaşına bile bakmayan, yiğit bir kadındır. Yani dönemin ideal kadınıdır. Dolayısıyla "Devlet Ana" odur.
1000Kitap
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,8bin okunma
8/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2025 64. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 19:34
Öncelikle Kemal Tahir’i okuma sırasında ya ilk ya sona koyun bu kitabı.. Biz ilke aldık çünkü diğerlerinden bağımsız… Kemal Tahir’e göre bizim romanlarımız Türkçe yazılmış romanlardır, Türk romanı olması için bizim değerlerimize dayanmalıdır. Özü Yunus Emre’ye, Dede Korkut’a, Anadolu Türkçe’sine, destanlara, deyimlere, atasözlerine dayanmalıdır. Özüne dayanmadıkça büyük roman yazılamaz. İşte bu yaklaşımını Devlet Ana’ya çok güzel uygulamış, içinde bu kaynakların hepsinden örnekler var. Bu yüzden de 1968’de Türk Dil Kurumu roman ödülünü almıştır. İnsandan hareketler toplumun dramını anlatmayı hedeflemiş, Kerimcan’dan hedefle 1280’lerin toplumunu anlatmıştır. Bir çözülüşten bir kuruluş çıkarmıştır. Böylede Türk insanının tarihteki yerini göstererek, Türklerin sadece köylü olarak değerlendirilmemesini devlet kuran millet olduğunu göstermiştir. Kitapta Osmanlı Devleti’ni kuran unsurların hepsi var. Beyler, ahiler, dervişler, bacılar. Aşiret ve uç beyliği olan Kayı’ların adaleti, başka dindekilere hoşgörüsü, halkın disiplini saygısı cesareti… Yani devletin 700 yıl yaşamasını sağlayan gücün kaynağı gösterilmiş. Kitabın ismi ise Türk kadınının cesaret ve yiğitliğine ithafen Devlet Ana olmuştur. Çok değerli bi yazarın çok değerli bir romanı…
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,8bin okunma
9/10
·651 syf.··
2024 9. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2024 22:14
Kemal Tahir ile tanıştığım ilk eser diyebilirim ama bu eseri almadan önce Kemal Tahir ile ilgili belli bir bilgi birikimine sahip olmaya çalıştım. Hatta fikir dünyasının bana hiç de uzak olmadığını
2024 Okuma Raporları
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,8bin okunma

Yazar Hakkında

Kemal TahirYazar · 68 kitap
F. M. İkinciF. M. İkinci, Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı müstear isimleriyle kitapları bulunmaktadır. 13 Mart 1910'da İstanbul'da dünyaya geldi. Gerçek adı İsmail Kemalettin Demir'dir. Babası, II. Abdülhamit'in yaverlerinden Yüzbaşı Tahir Bey; annesi, Osmanlı sarayında Abdülhamit'in kızı Naile Sultan'ın hizmetinde bulunan Nuriye Hanım'dır (Saraydaki adı "Hubser" idi). Ailenin en büyük çocuğu idi. Babasının görevleri nedeniyle ilk öğrenimini imparatorluğun değişik yerlerinde sürdürdü. Ailenin 1923'te İstanbul'a yerleşmesinden sonra eğitimine Galatasaray Lisesi'nde devam etti. Annesinin 1926 yılında veremden ölümü ve babasının ikinci bir evlilik yapması üzerine öğrenimini 10. sınıfta iken bıraktı; önce İstanbul'da avukat kâtipliği, sonra Zonguldak'taki kömür işletmelerinde ambar memurluğu yaptı. Sol düşünceyi benimsemesi 1932'de İstanbul'a döndü, Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde röportaj yazarı, çevirmen, düzeltmen olarak çalıştı. 1933'de Kenan Şahabettin, İdris Ahmet, Ziya İlhan, Yakup Kadri, Nuri Tahir, Ertuğrul Şevket, Fakih Özden ve Arif Nihat Asya gibi yazar ve şairlerle "Geçit" adlı bir edebiyat dergisi çıkardı. Geçit Dergisi kadrosundan Ertuğrul Şevket (Avaroğlu), Babıali'de tanıştığı Kerim Sadi Türkiye Komünist Partisi üyesi olan komşusu "Sarı" Mustafa Börklüce ve onun aracılığı ile tanıştığı şair Nazım Hikmet gibi sosyalist aydınlarla arkadaşlığı sonucu sosyalist fikirleri benimsedi. 1934-1936 arasında Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik yaptı. Varlık ve Ses dergilerinde takma adlarla şiirler yayımladı, Karagöz gazetesinde başyazarlık, Tan'da yazı işleri müdürlüğü yaptı. İlk kitapları İlk kitabı, 1936'da yayımladığı "Namık Kemal için Diyorlar ki" adlı kitapçık oldu. Kitapçık, Namık Kemal hakkında yaptığı yedi soruluk ankete çeşitli şair ve yazarlar tarafından verilen yanıtlardan oluşmaktaydı. Falih Rıfkı Atay, Vâlâ Nureddin, Hüseyin Cahit Yalçın, Peyami Safa, Ercüment Ekrem Talu, Sadettin Nüzhet Ergun, Kerim Sadi Cerrahoğlu, Dr. Fuad Sabit, Nâzım Hikmet, Hüseyin Avni Şanda ve Suat Derviş'in yanıtlarını ve Kemal Tahir'in onlar hakkındaki saptamalarını içeren kitapçık, edebiyat dünyasında geniş yankı buldu. 1937'de ikinci kitabı olan "Bir Çalgıcının Seyahati" adlı romanı yayınlandı. İstanbul'un tanınmış gazeteciler arasına giren Kemal Tahir, 1937'de İzmir'de öğretmenlik yapan Fatma İrfan Akersin ile ilk evliliğini yaptı; bu evlilik Kemal Tahir'in 1938'de hapse girmesi nedeniyle devam etmedi ve 1940 yılında boşanma ile sonlandı. Donanma Davası Kemal Tahir, bahriyede görevli kardeşi Nuri Tahir, Nâzım Hikmet, Hamdi Alev, Emine Alev, Hikmet Kıvılcımlı, Fatma Nudiye Yalçı, Kerim Korcan, Mehmet Ali Kantan, Seyfi Tekbilek ve Hüseyin Durugün'le beraber "askeri isyana tahrik ve teşvik" suçlaması ile 13 Haziran 1938'de tutuklandı. Suçlanmasının nedeni astsubay olan kardeşi Nuri Tahir'e Sabahattin Ali'nin bir kitabını vermek idi. "Donanma Davası" veya "Bahriye Olayı" diye adlandırılan bu dava nedeniyle Donanma Komutanlığı Mahkemesi'nde yargılandı, 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevi yılları Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya cezaevlerinde 12 yıl hapis yattı. Hapishanedeki yıllarını okuyarak ve "sarı defterine" yazarak geçirdi. Takma isimle mizah öyküleri ve polisiye romanlar kaleme alan yazar, 1954 yılına kadar "Kemal Tahir" adını eserlerinde kullanamadı "Göl İnsanları"'na alacağı iki öyküsünü hapisteyken Cemalettin "Mahir" takma adıyla Tan'da yayımladı. Hapishane yıllarında Fatma İrfan Hanım'a yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'den Fatma İrfan'a Mektuplar" adıyla; Nazım Hikmet'in kendisine yazdığı mektuplar "Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar" adıyla basıldı. Cezaevinden çıktıktan sonraki yaşamı Yazar, 1950'de çıkan aftan yararlanıp serbest kaldı. Cezaevinden çıkar çıkmaz ikinci eşi Semiha Sıdıka Hanım ile evlendi. Çiftin evliliği Kemal Tahir'in 1973'teki vefatına kadar sürdü; çocukları olmadı 1950'li yıllarda Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, F. M. İkinciF. M. İkinci, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı gibi takma isimle kitaplar yayımlamayı sürdüren Kemal Tahir'in Amerikalı yazar Mickey Spillane'den çevirdiği "Mayk Hammer" dizisi büyük ilgi gördü. Orijinal kitapların tamamını çevirdikten sonra "Mayk Hammer'in Yeni Maceraları"'nı yazmaya devam etti; böylece Kemal Tahir'in kaleminden dört yeni Mayk Hammer romanı ortaya çıktı. 6-7 Eylül olayları sırasında bir kez daha tutuklandı, Harbiye Cezaevi'nde 6 ay yattı. 14 ay kadar Aziz Nesin ile birlikte kurdukları Düşün Yayınevi'ni yönetti. Metin Erksan, Halit Refiğ, Atıf Yılmaz ile senaryo çalışmaları yaptı. Kemal Tahir'in ilk önemli eseri olan 4 bölümlük Göl İnsanları uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, eser 1955'te kitap olarak basıldı. Bu eserde yıllar sonra ilk defa kendi adını kullandı. Romancılık dönemi Göl İnsanları'nı yayımladığı 1955 yılında bir köy romanı olan Sağırdere romanı da yayımlandı. Sağırdere (1955) ve onun devamı olan Körduman'da (1957) Çankırı'nın Yamören köyünden Mustafa'nın serüvenini merkez alarak köylünün sorunlarını, etik değerlerini, köyün ekonomik yapısını, tarih içindeki bağlarından koparmadan sergiledi. Mütareke dönemi İstanbul'unu konu alan Esir Şehrin İnsanları'ndan (1956) sonra yayımlanmış olan Körduman'ı; eşkıyalık olgusuna eğildiği Rahmet Yolları Kesti (1957), Çorum bölgesi insanlarını anlatan roman üçlemesinin ilk iki kitabı Yediçınar Yaylası (1958) ve Köyün Kamburu (1959) izledi (Üçlemenin son kitabı, 1970'de yayınlanan Büyük Mal adlı romandır ). 1960'tan sonra tüm dikkatini Osmanlı tarihi ve toplum yapısına yönelterek, devlet, Doğu-Batı çatışması, Batılılaşma ve mülkiyet gibi sorunları derinden kavramaya uğraştı; araştırmaları sonucu resmi tarih söyleminin karşısında, Osmanlı Devleti'nin kültürel ve siyasi mirasını sahiplenen bir romancı haline geldi. Kemal Tahir'in kendisiyle, Osmanlı Devleti, Cumhuriyet ve Batılılaşma ile hesaplaşmasının sonucu olarak 1965 yılında Yorgun Savaşçı adlı romanı ortaya çıktı. Resmi tarih söylemine aykırı görüşler içeren bu eser, tarihi çarpıtmakla eleştirildi. 1980 yılında romanın TRT tarafından filme çekilmesi ile yeniden gündeme gelen eleştiriler, 1983'te filmin başbakan Bülent Ulusu'nun emri ile yakılmasına yol açtı. 1965 yılının Nisan ayında Cumhuriyet Gazetesi'nde tefrika edilen Bozkırdaki Çekirdek romanı, Kemal Tahir'in çok tartışılan eserlerinden birisi oldu. Bu eserde Köy Enstitülerinin tepeden inmeci bir yaklaşımla kuruluşunu eleştirerek iktidarla ters düştü. 1967'de en önemli eserlerinden birisi olan Devlet Ana yayımlandı. Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu ele aldığı bu romanda "kerim devlet" kavramını ortaya attı. Batılılaşmayı eleştirdi. Yerli bir sosyalizm oluşturmaya çalışarak Marksistlerin tepkisini çekti. 1968'de Yorgun Savaşçı ile Yunus Nadi Armağanı'nı, Devlet Ana ile Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazandı. Kemal Tahir, 1968'de aldığı davet üzerine SSCB'ye gitti. 1970'de akciğer ameliyatı geçiren Tahir, 21 Nisan 1973'te geçirdiği bir kalp krizi sonucu İstanbul'da yaşamını yitirdi. Cenazesi, Sahrayıcedit Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra Yazarın "Namuscular", "Karılar Koğuşu", "Esir Şehrin İnsanları", "Dam Ağası", "Bir Mülkiyet Kalesi" romanları ölümünden sonra yayımlandı. Kemal Tahir kitaplarının yayının devam etmesi için ölümünden sonra eşi tarafından "Kemal Tahir Vakfı" kurulmuş; Kadıköy'deki hayatının son yıllarını geçirdiği ev, ziyarete açılmıştır. Yazarın kitapları Halit Refiğ, Metin Erksan, Atıf Yılmaz gibi yönetmenler tarafından sinemaya aktarılmıştır. Düşünceleri Düşüncelerindeki çıkış noktası Marksizm ile Türkiye gerçeği arasındaki bağlantı sorunuydu. Siyasi eylemlere de katılmış bir yazar olarak, Türkiye'de kendi algıladığı siyasal, sosyal, kültürel yapı ile Marksizmin sunduğu çözüm arasında bir çelişki görüyordu. Türk toplum yaşamına uymadığına inandığı batılılaşmaya ilişkin yargısı da Marksizmi yetersiz bulmasına bağlıydı. Çünkü Marksizm, "Türkiye'de 2. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin siyasal ve kültürel uygulamalarını bir ticaret burjuvazisi devriminin sonucu" olarak değerlendiriyordu. Kemal Tahir ise böyle bir sınıfın varlığından kuşkuluydu. Böylece hem Marksizmin, hem de batılılaşmanın ürünü olan cumhuriyet dönemi resmi tarih görüşünün aşılması düşüncelerinin temel noktası oldu. Marx ve Engels'in doğu toplumlarıyla ilgili görüşlerini araştırdı. Cumhuriyet dönemi resmi ideolojilerinin dışında kalan Ömer Lütfi Barkan, Mustafa Akdağ, Halil İnalcık, Niyazi Berkes, Şerif Mardin gibi bilim adamlarının eserlerinden vardığı sonuca göre, Osmanlı-Türk toplumu, Marksizmin toplumların sosyo-ekonomik süreçte birbirini izleyen zorunlu aşamalar olarak gördüğü ilkel topluluk / kölecilik / feodalite / kapitalizm sürecinde yer almaz. Kendi kültürel ve sosyal yapısından kaynaklanan çok daha özel bir gelişme süreci, dinamikleri ile yapısal farklılıkları vardır. Bu nedenle batılılaşma, gerekli altyapısı olmayan bir topluma, soyut ve biçimsel bir üstyapı getirme çabasından başka bir şey değildir. Köklü bir ekonomik ve toplumsal devrim yapılmadan başlatılan tepeden inme uygulamalar taklitçiliktir. Bu ana fikir çerçevesinde eserlerinde Osmanlı toplumunun kölecilik ve feodalizmden çok farklı ve insancıl bir temel üzerine kurulduğunu anlatmayı amaçladı. Romanlarında da "Türk insanı ve Türkiye özeli" olgusunu ortaya çıkarmaya çalışmadı. Roman tamamen içinden çıktığı toplumun yapılanmasına bağımlıdır. Romanı diyalektik bir tür olarak anlamak ve insan muhayyilesine katkısını kavramak, romanın dünyayı belirlemek için sarfettiği çabaların biçimsel gerçekçilik tekniklerinin kullanımına bağlı olduğunu da anlamaktır. Don Kişot' un şövalye romanlarının kahramanlarına benzeme teşebbüsünün gülünçlüğü sadece model imkânsızlığı ışığı altında kavranabilir. Tam bu noktada Kemal Tahir'in önemi belirir. Zira Türk romanında bu meselenin taşını kaldıran ilk romancıdır. Romanları, Osmanlı Devleti'nin XIV. yüzyılda kuruluşundan XX. yüzyıla kadar Türk toplumunda bir Osmanlı sürekliliği arayışıdır. Toplumsal gerçekçi çizgide sürdürdüğü yazarlık yaşamında eserlerinde yalın bir dil kullandı. Bilhassa Orta Anadolu Türkçesini dilinin odak noktasına koydu. Diyaloglarla zenginleştirdi, karizmatik karakterler yarattı. Roman Esir Şehrin İnsanları (1956) -1 Esir Şehrin Mahpusu (1962) -2 Yol Ayrımı (1971)-3 Yediçınar Yaylası (1958) -1 Köyün kamburu (1959) -2 Büyük Mal (1970) -3 Hür Şehrin İnsanları (1974) Sağırdere (1955) - 1 Körduman (1957) -2 Rahmet Yolları Kesti (1957) Kelleci Memet (1962) Yorgun Savaşçı (1965) Bozkırdaki Çekirdek (1967) Devlet Ana (1967) Kurt Kanunu (1969) Namusçular (1974) Karılar Koğuşu (1974) Damağası (1977) Hikaye Göl İnsanları (1955) Senaryo Haremde Dört Kadın (1965, Halit Refiğ ile birlikte) Mektup Kemal Tahir'e Mapusaneden Mektuplar (Nazım Hikmet'le yazışmaları)