Pollayannayı herkes bir yerden duymuş işitmiştir. Ben bugüne dek kötü bir şeymiş gibi kullanırdım, “amma pollayannasın!”, “pollayannacılık yapma” diyerek. Hikayeye başlarken sonradan pollayanna tabirinin nasıl çıktığının hikayesini okuduğumu fark ettim. Ara ara acaba çocuk kitabı mı okuyorum diye sorguladım, sonrasında umrumda değil okuyacağım diye direttim. Aslında pollyanna olmak hiçde kötü bir şey değilmiş. Oyunu bende oynayacağım. Sonlara doğru okurken istemeden göz yaşlarımın aktığını fark ettim. Bana çok iyi geldi. İyi olmanın, merhametli davranmanın değerini ne kadar yitirdiğimizi fark ettim. Her ne olursa olsun iyiliğin ve insan biriktirmenin ; ayak üstü olsa dahi selamlaşmanın, hal hatır sormanın ne kadar değerli olduğunu hatırladım. Teşekkür ederim Pollyanna…