bu kitabı ilk kitap kadar keyifle okuyamadım maalesef. brandon abimiz sağolsun sevdirdiği bir karakteri öldürmese bile bir şekilde elimizden alıyor - tıpkı bu kitapta yaptığı gibi. ağız tadıyla bir found family okuyamadık, ilk kitapta tüm sahnelerini keyifle okuduğum skyward ekibi ölmediği için bu kitapta ayrıldılar ve spensa'nın yeni bir gezegende farklı bir ekiple maceralarına kaldım. ve bu sefer insanlar değil farklı farklı türdeki uzaylılarla. kötü yazılmış diyemem, eh işte, ama skyward ekibi kadar sevemedim onları. bir kere okur için de kötü bir durum bence çünkü bir kez alıştığımız karakterler bir anda ortadan yok oluyorlar ve yepyeni karakterlere alışmaya zorlanıyoruz. ki bu sefer yapmamız gereken tek şey onların kişiliğini benimsemek değil; türlerini, yeteneklerini, kültürlerini, politikalarını da öğrenmek. kimi için ilginç ve daha keyifli olabilir ama ben şahsen bunlara çok fazla maruz kaldığımızı düşündüm. bir yerden sonra spensa'nın detritus'a dönüp eski ekibiyle buluşmasını aradı hep gözlerim.
buna rağmen kitabın güzel yanları da vardı. farklı türleri okumak bazılarınız için eğlenceli olabilir dediğim gibi - ki benim için de tamamen sıkıcı değildi. özellikle buğul'ları oldukça enteresan buldum ve ilerledikçe seri içerisinde oldukça kilit bir rol oynayacaklarını düşünüyorum. eğitim kısımlarının gereksiz yere detaylandırıldığını ve bir tık da uzatıldığını düşünsem de sonuç/toparlanma kısmı güzeldi. ışınlanma mekanizması için yanlışlıkla bir spoiler yemiştim ama eğer yemeseydim benim için çok şaşırtıcı olacaktı (lütfen incelemelerinize spoiler olduğuna dair uyarı koyun) son derece heyecanlı bir yerde bitti bir de. gelecek kitap için çok heyecanlıyım. m-bot'u şimdiden çok özledim, brandon lütfen ona bir şey yapma. vee son olarak bunun bir romantizm kitabı