Dostoyevski gibi bir yazarın kitabına yorum yapmak benim haddim olmasa da içimden geçenleri dile getirmek isterim elimden geldiğince.
Öncelikle kitabı bitireli henüz 3 gün oldu ama hala kitabın etkisinden çıkamadım. Hala yatarken İvan'ın ruhsal git gelleri ve sadece aklın insanın her soruna çözüm bulması için yeterli olup olmadığını, Dimitri'nin günahkar bir adam olmasına rağmen vicdan azabı ve pişmanlığını ve Alyoşa'nın bitmek bilmeyen sonsuz merhametini düşünüyorum.
Kitap Karamazov ailesinin başına gelen olaylar ve cinayet hadisesi etrafında şekilleniyor. Kitapta benim aklıma takılan ve not aldığım yerleri paylaşmak isterim.
-Akıl/mantık mı üstündür yoksa duygu/ruh mu?
-İnsanlar özgür irade mi yoksa ihtiyaçlarının karşılanması sonucu yönetilmek mi isterler?
-Suç eylemde mi başlar düşüncede mi?
-Günahkar insan vicdan azabı ve pişmanlık duyar mı?
-Adalet gerçekten var mıdır yoksa çoğunluk güçlünün ve ikna edenin tarafında mıdır?
Kitaptan kısaca bahsedersem baba fyodor fyodoroviç ve oğulları Alyoşa, Dimitri ve Ivanın aile içi yaşamlarına şahit oluyoruz.
Karakterlerin derinliği ve kitabın başındaki halleri ve sonundaki değişimleri de müthiş ve büyüleyici.
Kitabın 1000 sayfanın üzeri olması sizi korkutabilir ancak size tavsiyem psikolojik olarak hazır olduğunuzda yavaş yavaş ve sindire sindire okuyun ve kesinlikle okurken not alın.
Mesela bence kitabın en güzel bölümleri:
Büyük engizisyoncu ( şeytanla- tanrının tartışması)
Çocuğun gözyaşları
Mahkeme sahnesi
Zosima'nın öğütleri
Ivanın şu sözleriyle sözlerimi bitireyim.
"Bir tek çocuğun gözyaşı bile bütün evrenin düzenine değmez"
İyi okumalar!