Düşünmekten kaçıyorum. Gülünç şeyler yazdığımı düşünüyorum. Yaptığım her şeyi değersizleştirdiğim gibi bu yazma işini de değersizleştirdim. Belki de yaptığım en değerli ve gülünç olmayan şey yazmaktır. Bilmiyorum.. Değerli olduğunu düşündüğüm şeylere çok az zaman ayırıyorum. Yeni birini tanımaya, bir sevdanın peşinde koşmaya da korkar oldum. Yoruldum da.. Sanki artık olmayacak gibi, olması gerekiyor mu onu da bilmiyorum. İnsan yalnız hissediyor, konuşacak birilerini arıyor. Gün içinde yaptığım önemsiz, alelade şeyleri anlatacağım birini arıyorum. Aşklarımı da hep önemsiz bir şeyi yaşarmış gibi yaşadım. Onları içimde değersizleştirdim. Aşklarım da gülünç geldi bana. Bu yüzden yoğun duygular yaşayamadım. İnsanların yaşadıkları, ilişkileri, davranışları hep gülünç ve anlamsız geldi bana. Belki de herkesin aynı şeyleri yaşıyor olması değersizleştiriyor, anlamsızlaştırıyor, gülünç kılıyor hayatı... Hepimiz aynı şeyleri yaşıyoruz. Yaşanılacak şeyler sınırlı ve belirli. Hissedilecek sınırlı sayıda duygu var ve biz hepimiz onları hissediyoruz. Çoğu insan kendini değerli hisseder. Bu bana büyük bir yanılsama gibi geliyor. Hepimiz o kadar sıradanız ki, birbirimizi çabucak çözebiliyoruz. Belirli durumların içinde sergilediğimiz belirli düşünce kalıplarımız var. Hepimiz birbirimizin aynısıyız. İnsanlığın kolektif düşünce yapısında her şey aynı. Hiçbir şey önceden belirsiz değil. Sadece bana özel, yalnızca benim yaşayabileceğim bir şey olsaydı o zaman işler farklı olabilirdi ama yok. Yanılsamalarla geçiyor hayatımız. Yaşamda anlamlı olan, değerli olan hiçbir şey yok. Zihnimiz yaşamı anlamlı kılmaya yönelik yanılsamalar yaratarak varlığımızı sürdürmemizi sağlıyor. Varlığımızın farkında olmamızı sağlayan bir bilince sahip olmamız kötü bir durum. Bilincimiz her şeye bir anlam bulmak zorunda çünkü düşünmeyi durduramıyoruz. Oysa hayatta hiçbir anlam yok Bir şekilde var olduk ve yok olmayı bekliyoruz... Bu gerçekten kaçmak için yüzyıllardan beri kendi uydurduğumuz, hiçbir manası ve niteliği olmayan şeylere büyük anlamlar yükleyerek, kendimizi aldatarak hayatın hiçbir anlamı olmayan gerçek yüzünden kaçıyoruz...