Sanırım uzun yıllar sonra okuduğum bir Hüseyin Rahmi Gürpınar eseri oldu. Hatırlayamıyorum çünkü dilini, anlatımını. Gerçekten çok keyifliydi. Unutmuşum belki de bunu anlayacak yaşta değildim. Anna Karenina ile birlikte okumak da ayrı bir tesadüf oldu. Burada sadece saadet peşinde olan bir Aynınur, orada kadının bulunduğu tüm konumlara kafa tutarak hareket eden Anna. Ancak ortak noktaları sevda peşinde koşarken yok olmak. Beğendim.