Puan vermedi·110 syf.··Beğendi
· Herkese, her şeye ve en çok da kendisine, kendi duygularına kayıtsız kalan bir adamın hikayesini okuyorsunuz. Dışardan herkes gibi görünen, komşuları ile iyi geçinen Meursault aslında duygusuz , olaylar karşısında bir şey hissetmeyen biri diyebiliriz. Toplumdan çok kendine yabancı Meursault. Arkadaşlarının sorunlarını dinlerken o kadar kayıtsız ki nasıl bu kadar empatiden yoksun diyebilirsiniz. Meusrault , kendisi de bir duygusu olup olmadığından şüpheleniyor. Öyle ki annesinin ölümünü ve kendisinin idam kararını da aynı kayıtsızlıkla karşılıyor. Bu tarz kitaplar da sevdiğim şey yazar ve kitabın ana karakteri arasındaki benzerlik. Bir nevi yazarın kendisini de okuyorsunuz.
Yormayan, sıkmayan bir kitap.