Gönderi

10/10
·456 syf.··
2025 67. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2025 23:55
Bittiğine üzülsem mi okuduğuma sevinsem mi bilemedim... Son zamanlarda beni en heyecanlandıran kitap oldu. Belki de duymak istediklerimi söylediği içindir belki de gerçeklikten bahsettiği içindir, bilemem. Bir düşündüm, sabah uyanıp "bugün bir kaç kişiyle kavga eder, birinin de canına kastederim" düşüncesiyle evden çıkmıyorum. Ama gün içerisinde öyle şeyler oluyor ki, insan ilk olarak saldırmayı düşünüyor. Peki neden? Neden ilk olarak saldırmak aklıma geliyor? İletişim, hoşgörü, anlayış gibi değerlerden uzaklaşıp neden karşımdaki kişiyi yok etmek istiyorum? Hani denir ya, denizde ne varsa kıyıya o vuruyor. İşte kitap bunu konu ediniyor. Biz, sürekli şiddete eğilimli haberleri, kitapları, filmleri, olayları görüyoruz. Bunun sonucu olarak da kendimizi şiddetle besliyoruz. İçimize işleyen şiddet, ilk fırsatta kendini göstermeye çalışıyor. Şimdi biraz geriye gidelim. Kıllı, yabani görünümlü, sanatı edebiyatı olmayan vahşi insanlara... Konu hakkında hazırlanan her içerikte, o insanlara, yani atalarımıza karşı acımasız ifadelerde bulunuluyor. Halen kaba saba davranan insan gördüğümüzde "mağarada mı yaşıyorsun?" yakıştırması yapılıyor. Ancak o insanların, avcılık toplayıcılık yapan o insanların, bize göre daha yumuşak huylu olduğu anlatılıyor. Yerleşik hayata geçen ve mülkiyet kavramıyla tanışan insanlık, gücünü artırmak için ilk olarak güçsüzleri baskı altında tutmaya başlayıp birbirlerine karşı kışkırttıklarında insanlık medeniyetten uzaklaşıyor. Peki neden insanların kötü olduğuna inandırılıyoruz? Eğer insanlar kötüyse, güvenliğe daha çok para harcarız, kendimizi güvende hissetmek için bizden daha güçlülere teslim oluruz, o güçlüler de bizi korumanın karşılığında sömürür, tahakküm altına alır, yaşamı idame ettirecek kadar besler ve herkesi kendisine karşı köle olarak kullanır. Ben, insanın içinde iyinin de kötünün de olduğuna inanmakla beraber ikisinin de üstünde faklı bir ruhsal aygıt tarafından yönlendirildiğini düşünüyorum. Bu üst ruhsal aygıt kiminde adalet, kiminde din kiminde siyaset kiminde para kiminde aşk kiminde şehvet olabilir. İnsanlar oturdukları yerden, tehlike altında değillerken saldırıyı kötülüğü isteyebilir ancak başta savaşan askerler olmak üzere tehlike altında hisseden insanlar, iletişimi, şefkati, anlayışı kısacası sonuna kadar yaşamayı tercih ediyor. O halde Zimbardo ya da Milgram yalan mı söyledi? Yazara göre evet, her ikisi de insanların kötü olduğunu düzmece deneylerle ifade etti ve bunun üzerine kariyer kurdu. Hiç kimse, birbirine sarılan iki insanı haberlerde seyretmez ancak herkes birbirini mıncıklayan iki insan ilgi çeker. Ne diyeyim, ilk kez bir kitaptan 100+ üzeri alıntı yaptım. Yazara teşekkür ediyorum.
Psikoloji
Çoğu İnsan İyidirRutger Bregman · Mundi Yayınları · 2024405 okunma
·
1.491 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.