Şunu anladım: Tolstoy’un dünyasında herkes bir arayış içinde. Kimisi barışı, kimisi aşkı, kimisi de sadece kendini bulmaya çalışıyor. Ve belki de bu yüzden, Savaş ve Barış sadece Napolyon savaşlarını anlatan bir roman değil; insanın değişen ama bir yandan hiç değişmeyen yanlarını gösteren zamansız bir hikâye.