Astan bir “allotopya” romanı.
Allotopyanın doğuşunun sebebi ise kendime sorduğum şu sorular:
Bu dünyayı “mutlak gerçek” ve “yegane normal” olarak tam ortaya oturtup, yarattığımız başka dünyayı, bu dünyadan daha iyi -yani ütopya- ya da daha kötü -yani distopya- kabul ederek anlatmaktan başka bir yol yok mu?
İki dünya savaşının yaşandığı, iki atom bombasının atıldığı ve sayısız soykırımların yapıldığı dünyamız gerçekten “tam ortada” mıdır?
Allotopya dediğim türde yazılmış Astan, kafamdaki bu soruların semeresidir. Diğer bir deyişle, iyi ya da kötü olmasını bir tarafa bırakarak sadece “başka” bir dünyada geçenleri anlatmak isteme çabasının sonucu.
“Allo” başka “topya” da malum, yer demek. Bu kelimeyi bu anlamda ilk defa kullanmış oluyorsam Yunanca beni affetsin.
Özetle, allotopya “başka bir dünyada “gerçeğin” başka bir şekilde gerçekleşmesinin hikayesidir.” (Astan, sayfa 367)
Bu noktada konuya ilgi duyduğunu hissedenler için kitaphaber.com.tr’de çıkan Bir “Allotopya”: Astan başlıklı değerlendirme yazısı önermiş olayım.
kitaphaber.com.tr/bir-allotopya-a...
Sevgiyle
Bilal Ünal, 30 Ağustos 2025