·436 syf.····Okunma: 30 Ağustos 2025 21:12 Kitabı bitirmeye yakın inceleme metnine "Sonunda bitirdim," diye giriş yapmayı hayal ediyordum... Ama bitirince de keşke bitmeseymiş dedim.
Hangi konudan kitap olursa olsun bir kitabı okumak için okumaktansa "gerçekten" anlamak için okumayı seçtiğinizde o kitap gözünüze çok daha farklı görünür oluyor. Aklımdakileri unutmamak için kitabı okurken sürekli notlar aldım ama gelin görün ki 75 günde o notlar da isyan edip kaybolmayı tercih etmiş.
Öncelikle kitabın ilk 100 sayfası neydi ya öyle dedirtti. ÇOK FAZLA betimleme, çok uzun karakter tanıtımları ve çok uzun alafranga yemek yemeyi öğrenmeyi içeriyordu. Bu kadar uzun yazmak da bir başarı ister eyvallah ama "Ne gerek var ki?" Dediğim esnada aslında kitabın arkasında yer alan yanlış batılılaşma konusunu iyice anlamamız için olduğuna karar verdim.
sayfa 335'ten 341'e kadar olan sayfada anlatılanlar o kadar gerçekçiydi ki kitabı kapatıp sen nasıl bir insansın Hüseyin Rahmi Gürpınar dedim... cenaze töreni var ve madam kadınlara güçlü olmaları ve ayaklarının üzerinde durmaları konusunda nutuk çekiyor ve hani oradaki kadınların anladığını düşünerekten güzel güzel betimlemeler yaparak anlatıyor fakat işin sonunda "Doğulu kadınlar" tekrar cahilliğini belli ediyor...
Karakter ve tiplemeler o kadar gerçekçiydi ki. Hüseyin Rahmi'nin çok iyi bir gözlemci olduğuna karar verdim. Gıcık olduğumuz tipleri yazarken bile o gıcıklığın hakkını vermek de başarıdır.
Söylemek istediğim o kadarrrrr şey var ki... Ama kitabı okurken Raci'nin davranışlarına hak vermeyenler benimle konuşmasın bir daha. Söyleyeceklerim bu kadar.