·288 syf.····Okunma: 30 Ağustos 2025 17:55 Sadece eğlencesine, kimi zaman gülüp kimi zaman sinirleneceğim, üzerine çok düşünmeme gerek olmayacak kitapları okumaya çok ihtiyacım oluyor ama şu ana kadar romantik komedi/genç kurgu okumayı pek beceremedim. Çekmiyorlar beni, bir şekilde sinirlerimi bozup beni kitaptan uzaklaştıracak bir şeyler oluyor. Romantik fantastikse bana daha dayanılır geliyor, bu yüzden onu tercih ediyorum. Ama onlar da şu lise/üniversite dramasını verebilecek türde değiller.
Bu kitap bu konuda benim için bir ilkti. Bakıldığında gerçekten de yoğun bir üniversite draması var. Derslere girip çıkan karakterlerimiz, sürekli ortalıkta dolaşan dedikodular, kıskanç ve birbiriyle yarışan öğrenciler, malikanelerde verilen partiler, ergence laf dalaşları... Ama sadece bunlardan da ibaret değil. Fantastik olduğu için elbette arkada başka olaylar da dönüyor.
Kitap modern dünyada geçiyor. Sahip oldukları güçler sebebiyle sıradan insanlardan ayrılmış, Üstün Yetenekli dediğimiz, manyak zengin kişiler ve onları avlayan Direniş dediğimiz bir birlik var. Bir de bir Bağ mevzusu. Kitabın açıklamasında bundan ayrıntılı olarak bahsedilmediği için ben karakterleri kullanarak açıklayayım:
Oleander, North, Nox, Atlas, Gabe, Gryphon; bir bağın içindeler. Ana kadın karakterimiz Oleander bu bağdaki Esas Bağ, ana erkek karakterlerimiz olan diğer beş kişi de ona bağlanmış kişiler. Bunu şu feylerin arasındaki eş bağı olarak düşünebilirsiniz.
Şöyle ki bu bağ konusunda cinsel ilişki de önemli bir yer kaplıyor. Bu beş erkek, Oleander ile cinsel ilişkiye girmeleri durumunda onunla aralarında bulunan bağı tamamlamış oluyorlar. Bağ tamamlandığında, tamamlayan kişiler hem birbirlerinin duygularını vb. hissetmeye başlıyorlar hem de sahip oldukları yetenekleri güçleniyor. Durum böyle...
Oleandar bağlarından beş sene boyunca kaçtığı için Atlas hariç diğer bağları ona aşırı derecede sinirli. Oleander’ın yaptığı şey çok yanlışmış, onları küçük duruma düşürmüş, onunla bağlarını tamamlayamadıkları için asıl güçlerine ulaşamıyorlarmış... Bu sebeplerden ötürü kıza inanılmaz bir öfke besliyorlar ve kitap boyunca resmen ağzına ettiler. Yani hepsi değil ama...
Şimdi... Oleander’ın kaçmasının bir sebebi var, kız resmen onları korumak için yapmış bunlarıç Keyfinden değil yani. Kendileri bunu bilmediği ve Oleander da onlara söylemediği için sinirli olmalarını ve onu suçlamalarını gayet anlıyorum fakat bu kadar da olmaz ya.
Başta – Atlas dışında – hiçbirini sevmedim. Sonrasında bazıları düzelmeye başladı. Atlas en başından beri çok anlayışlıydı ve Oleander’a doğru düzgün sevgi gösteren tek kişiydi. Gryphon başta çok gizemli biri olsa da sonrasında çok tatlı şeyler yaptı. Gabe de başta çok sinir bozucu olsa da o da sonrasında güzel şeyler yaptı. Bu üçünden nefret etmiyorum ama o Draven kardeşler... Yani North ve Nox...
NEFRET EDİYORUM.
Bütün bağların yaşları farklı. Atlas ve Gabe hala üniversitedeyken Nox bir akademisyen, Gryphon Taktik Ekibi dediğimiz ekiplerle çalışıyor, North da bir Meclis üyesi (muhtemelen en büyükleri). Bu yüzden davranışları, tavırları da biraz farklı ama bundan ibaret değil ki olay. North kontrol manyağı olmuş mesela. Kız bir daha kaçmasın diye GPS cihazı taktırıyor, telefonunu takip ediyor, kıza dışarı çıkma yasakları koyuyor... Bunların yanı sıra kıza bayağı bayağı bok gibi davranıyor. Oleander’ın başına kötü bir şey geliyor mesela, kıza İNANMIYOR. Neymiş, kız bunu dikkat çekmek için yapmışmış. Kız kaçak yaşarken beş sene boyunca süründü, sanki paşalar gibi saraylarda yaşamış gibi davranıyor. Ya kız regl döneminde ve karnı ağrıyor, adama eczaneye gidip ağrı kesici almak istediğini söylüyor. ADAMIN UMURUNDA DEĞİL. Mahkeme duvarı gibi suratı var zaten, yapmacık hareket falan... DELİRİRSİN. Aslında bakıldığında North bu beş erkek arasında kesinlikle benim favorim olabilecek biri ama o tavırlar... En azından şu anlık İMKANI YOK.
Bunları anlattığımda North’un iğrenç biri olduğunu düşünmüş olabilirsiniz. Evet, iğrenç biri ama o MİDE BULANDIRICI kardeşi Nox’ın yanında melek kalır. Gerçekten çok mide bulandırıcı biri. Kızdan muhtemelen en nefret eden kişi. Aslında muhtemelen değil, kesinlikle öyle. Kızı dersin ortasında tüm öğrencilere karşı rezil ediyor, birlikte geçirdikleri akşam yemeklerine kız arkadaşlarını getiriyor (Atlas dışında (emin değilim) hepsinin yattığı kişiler var zaten de...), kızı SÜREKLİ aşağılıyor ve bu biraz spoiler olacak ama söylemeden geçemeyeceğim, kızı ilişkiye zorluyor??? Bayağı tecavüz etmeye girişiyor yani. O sırada ve ondan sonra kıza söylediği şeyler zaten ayrı bir iğrenç. AŞIRI İĞRENÇ. Bir de yaptığı şey ortaya çıkınca “Sesini çıkarmadı ki, kendisi de istiyordu,” diyerek sıyrılmaya çalışıyor ama kızın sesini pek çıkarmamasının sebebi tamamen içindeki bağı. Neyse ki gerizekalı abisi North da dahil olmak üzere kimse onun tarafını tutmadı. Ama...
O aptal mı aptal Oleander kendini suçladı. Yok ben kaçmıştım da, onların yeteneklerini güçlendirmelerini engellemiştim de... YA SALAK MISIN??? Beşi birden gidip tecavüz etsinler o zaman sana, hiç sorun yok mu yani? Haklı mı olurlardı yani? Akıl tutulması yaşıyorum gerçekten.
Ama neyse ki Oleander Nox’u tamamen haklı bulmadı. Ama kendisini öyle suçladı ki adamı haklı bulmaya kadar gitti.
Diğer Meclis üyeleri de North’un Oleander’a tecavüz etmesini destekliyor mesela ama North böyle bir girişimde hiç bulunmadı. Diğer üçü dediğim gibi zaten çok daha iyiler, kızı savundukları zamanlar da oldu. Bu grubun en umut vadetmeyen, iğrençlik abidesi kişisi Nox yani. Fakat şöyle bir durum var ki bu adam sonuç olarak bağlananlardan biri. Yani yazar bir ara onunla Oleander’ın arasını da düzeltmeye çalışacakmış gibi geliyor. O gün geldiğinde yazar onu affettirmek için hangi yollara başvuracak acaba...
Şu iki rezalet kardeşin pişmanlıktan kıvranıp Oleander’ın peşinden sümüklü böcek gibi süründüğünü görmek için tüm seriyi tek günde yutabilirim.
Bir de öyle bir şey hiç olmuyormuş falan... KAFAYI YERİM.
Şimdi Oleander’a gelelim. Genel olarak sevdiğim bir karakter oldu. Çok büyük bir yeteneği var ama bununla ilgili kendini övmek gibi bir çabası yok. Gerçi zaten geçmişte yaşadığı bir olay sebebiyle kendinden de yeteneğinden de nefret ediyor.
Sürekli, SÜREKLİ kendini eziyor. Hep bir ölme isteği var. Bir yandan kızı anladım da ama arada bıktırdı.
Üniversitedeki diğer kızlara baktığımızda hepsi formda, kasları ve mükemmel vücutları var, çok güzeller. Harika kıyafetler giyiyorlar. Oleander da hepsini ayrı ayrı kesip övüyor falan.
Ama davranışlarına baktığımızda hepsi bok gibi. Oleander’ın Sage adında bir yakın arkadaşı var, onun dışında bir de Gracie diye bir kız var. Ondan da pek hoşlanmıyor ama onun dışındaki diğer tüm kızlardan nefret ediyor. Çünkü o kızlar da Oleander’dan nefret ediyorlar. Kız beş yıl kaçak olarak yaşadığı için adı çıkmış zaten ama ondan nefret etme sebepleri bu değil, bağlı olduğu erkekler. Mübarek kampüsteki bütün kızlar bunun bağlarına yanık. Bu adamları etkileyecekler diye şekilden şekle giriyorlar. Kız da bunlara bağlı diye ondan nefret ediyorlar, sürekli dedikodusunu çıkarıyorlar.
Oleander’ın bağlarının ne kadar yakışıklı, seksi, kaslı, zengin olduğu 304845 kere anlatıldığı için bu tür olayların yaşanmasını anlıyorum ama neden BÜTÜN KIZLAR böyle. Çok rahatsız etmeye başladı bir yerden sonra. Birkaç kişi de normal olsun bir zahmet. Kendi bağlarına sahip kızlar var, onlar da umursamasın artık. LÜTFEN.
Off tamam aklıma başka söyleyecek bir şey gelmiyor. Ne yalan söyleyeyim, ben bu serinin nereye gideceğini merak ediyorum. Seri altı kitap olmasına rağmen kitapların kısa olması da okumayı kolaylaştırıyor. Yazarın dili de basit.
Bunu deyince aklıma ChatGPT’ye kitap yazdırırken J. Bree’nin tarzında yazmasını isteyen kız geldi jymhfyghyjmgth. Kadının yazım tarzında etkileyici hiçbir şey yok, hatta “kahrolası” kelimesinden bir kere daha soğumama sebep oldu.
Tamam neyse bu inceleme de bu kadar.
Nox’ın serinin sonuna kadar karakterini yerden toplaması ve North’un beyniyle düşünme kabiliyetini birleştirip olmaları gereken yere yerleştirmesi dilekleriyle...