Puan vermedi·130 syf.··
2025 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 23:50
Nabizade Nâzım’ın genç yaşta kaleme aldığı ve ölümünden sonra yayımlanan Zehra, Türk edebiyatının klasiklerinden biri olarak kabul ediliyor. 1894 İstanbul’una uzanan bu roman, okuyucuya hem dönemin toplumsal yapısına hem de kadın–erkek ilişkilerine dair edebî bir yolculuk sunuyor. Romanın merkezinde kıskançlık, aşk ve ihanet temaları yer alıyor. Kıskançlığın kadına, çapkınlığın ise erkeğe rol olarak biçildiği bir zeminde gelişen olaylar, edebiyatımızda ilk psikolojik roman denemesi olarak anılmasına yol açmış. Ancak bana göre Zehra, psikolojik derinlikten çok kadın–erkek ve aile ilişkilerini odağına alan bir ilişki romanı. Zehra’nın kıskançlığı da, Suphi’nin zaafları da yüzeysel kalıyor; karakterlerin iç dünyaları yeterince işlenmiş değil. Buna rağmen, yazarın çevresel betimlemeleri çok etkileyici. İstanbul semtleri, Boğaziçi’nin havası ve rüzgârın taşıdığı sesler adeta canlı bir tablo gibi romana işlenmiş. Zehra’nın hikâyesi de sanki bu rüzgârın esintisiyle bize ulaşıyor. Kurgu ve karakterlerdeki eksikliklere rağmen romanın sonu oldukça güçlü. Herkes, kendi zaafı ve ahlaksızlığıyla birlikte yok olurken ortaya çıkan ahlaki bütünlük, eseri değerli kılıyor. Nabizade Nâzım’ın küçük yaşta yaşadığı trajediler ve dönemin zorlukları düşünüldüğünde, bu romanı yazabilmiş olması başlı başına bir başarıdır. Zehra belki keyifle okunacak bir roman değil, fakat Türk edebiyatının temel taşlarından biri olduğu için mutlaka okunmalı. Her okuyucu kendi payına düşeni bu satırlardan çıkaracaktır.
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.