Gönderi

10/10
·188 syf.··
2025 30. kitabı
Kitabın ne anlattığını bilmeden okumaya başlamıştım, sanırım bu senenin en heyecan verici kitabı oldu benim için. Bunu sadece konusu için söylemiyorum. Yazarın anlatım tarzı, karakterlerin hep bi şekilde örtük kalan iç dünyası, rahatsız eden tehlikeli ve problemli aşkın hiç tahmin edilemez bir yere evrilmesi, kurgunun akıllıca üçe bölünüşü ve bunlar gibi daha birçok sebep sayesinde bu kitaba ciddi manada hayranlık duydum. Şimdi bazı noktalara kısaca değinmek istiyorum. Öncelikle hoşuma giden en temel unsur yah*di güzellemesi yapmadan, bakın ben holokost hikayesi anlatıyorum demeden aslında meselenin sadece iki aşığın pişmanlık, adalet, vicdan, kırgınlık gibi konularda yüzleşmesi ve bu yüzleşmenin aslında "söz fakiri, sözcük zengini" bir yüzleşme olması. Gençken hissettiklerizin olgunlaştığımızda duygu olarak kalmayıp fikirlere, çıkarımlara dönüşmesi ve bunun anlatı içindeki hoşluğu beni gerçekten en cezbeden unsurlardı. Ve tabiki kitaplar... Bir kitabın içinde bağları "okuyuculuk" üzerine kurulu bir kadın ve bir erkeğin süreç içerisinde birçok kitapla içli dışlı olması, edebiyatın düşündüğümden daha farklı bir manzara sunabileceği gerçeği büyüleyiciydi. Bernhard Schlink bir başyapıt çıkarmış ortaya.
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,593 okunma
·
60 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.