Gönderi

7/10
·488 syf.··
2025 27. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 06:21
Murat Bardakçı Safiye Ayla’nın özel belgelerinden yola çıkarak, öksüz geçen çocukluğundan, yetiştiği yetimhaneden, Atatürk’e şarkı söylediği yıllara, sahne hayatına, gittikçe daha da parlayan, Türkiye, hatta dünyaya ulaşan şöhretine yaşam hikayesini kaleme almış. Bu kalın kitap(486 sayfa), sadece Safiye Ayla’nın hayatını değil, Cumhuriyet’in 90’lı yıllara kadar ki sanat ve magazin hayatına da değiniyor. Anlatılanların hepsi belgelerle sabitlenmiş, yer, zaman, tarih belirtilmiş. Bu nedenle kitabın yazarı Murat Bardakçıyı takdir etmek lazım. Açıkçası ben kitabı safiye Ayla’dan ziyade; Cumhuriyet tarihinin, müzik dünyamızın gelişimini anlatması nedeni ile okudum. Özellikle kitabın son “Alaturka Musiki Yasağının Kısa Tarihçesi” kısmı tamamen bu konuya ayrılmış, kitabın en önemli kısmı diyebilirim. Seneler boyu devam etmiş(ve hala evrilip şekil değiştirerek devam etmekte olan) alaturka -alafranga kavgası, Devletin alaturka müziğini bastırmak ve batı müziğini halka empoze etme çabaları,… devletin radyolarda yaptığı hukuki düzenlemeyle 1 Kasım 1934’ten -9 Eylül 1936 akşamına kadar türk müziğini yasaklayıp, batı müziğini teşvik etme çabaları… alaturka müziğinin radyolarda yasaklanıp , Çankaya’da , Dolmabahçe’de , Florya’da konserler veren sanatçıların yakınmalarının etkisiyle Atatürk’ün zamanla pişman olduğunu çünkü Atatürk’ünde alaturka müzik dinlediğini, halka batı müziği zevki aşılama politikasının böyle bir yasakla olduğunu ancak geri teptiğini, amacına ulaşamadığını yazıyor Murat Bardakçı. bu sürede radyolarda uygulanan yasak sırasında sadece piyasa musikisi dinleyen ve Arap radyolarına kulak veren halkta zevk bozulması demek olan kulak kirliliğinin baş gösterdiğini , bu politikanın geleneksel İcranın neredeyse tamamen unutulmasına yol açtığını yazıyor. Kalitesiz piyasa müziğinin yayılmasının ve arabeskin gittikçe revaç bulmasının baştagelen sebebinin devletin radyolarda 1934 ile 1936 arasında uyguladığı yayın ve 1926’dan 1976’ya kadar devam eden eğitim yasağını neden olarak gösteriyor. Alaturka müziğinin yasaklanması dolayısıyla ortadan kalkmadığını, çünkü alaturka müziği seven bir kitlenin daima bu topraklarda olduğunu, bu müziğin devam edip gittiğini, ancak gerçek sanat eserlerinin değil, kalitesiz meyhane müziklerinin ve arabeskin tercih edildiğini, ciddi Sanat müziğinin / meyhane müziği karşısında mağlup olduğunu savunuyor. Bana göre bu kalitesizleşmenin nedeninin Alaturka müzik yasağına bağlamak çok yanlış. Bu kalitesizleşmenin, avamlaşmanın nedeni kültürel, sosyo - ekonomik, köy enstitülerinin kapatılması ile başlayan eğitimsel, sosyo-kültürel, küresel popüler müziğin kalitesizliği, senelerdir devam eden arabesk- rap yozlaşması…. Gibi bir çok nedene bağlı. “Müziğimiz bozuldu çünkü devlet batı klasik müziği teşvik etti” demenin saçmalık ve en hafif tabirle sabit fikirlilik-duygusallık olduğunu düşünüyorum. :) Bu alanda çok daha iyi kitaplar olduğunu biliyorum. Meraklısına tavsiye ederim.
SafiyeMurat Bardakçı · İş Bankası Kültür Yayınları · 201781 okunma
·
59 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.