Aykut Karabay

Aykut Karabay
@Aykut_Karabay
691 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Çayönü
Madenleri tanımaya, ilk olarak bakır’ı soğuk dövme yoluyla işlemeye, mimaride söndürülmüş kireç ve alçıyı kullanmaya, doğal camı ısıtarak biçim vermeyi denemeye başlayan Çayönü halkı, her alanda bir çok değişim ve gelişimin doğmasına olanak verecek bambaşka bir dünyanın kapılarını açmış; eski zamanlardan yenilere doğru, belli bazı önemli tarihi aşamalardan geçip evrimleşerek, çevresindeki kültürlerden farklı özellikleri ile çok ilginç, gelişkin özellikler taşıyan bir kültür ortaya koymuştur. Bilim dünyasında “ilk köy toplulukları dönemi” ya da “ Çanak-Çömlek öncesi yeni taş çağı” özellikleri ile tanınan Çayönü, en büyük değişimi evcil hayvanların girmesi ile yaşamaya başlamıştır. Evcil hayvan sürülerinin girmesi, avcılığın beslenmedeki yerini azaltması ile birlikte tüm düzeni bozmuştur.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Reklam
Orta taş çağı
Günümüzden yaklaşık 12.000 yıl önce, buzul çağı sona ererek, dünyada bugünkünü andıran yeni iklim koşulları belirmeye başladı. İklimin değişmesi ile birlikte yeryüzünde bitki örtüsü değişti. Buzul çağının iri cüsseli ve çok güçlü hayvanları yerlerini daha küçük fakat çevik hayvanlara bıraktı. İnsan toplulukları gezgin hayatlarını terk etmeye, doğal yiyeceklerin bol bulunduğu sulak yerleri tercih ederek, sürekli oturabilecekleri yerleşmeler kurmaya başladılar. İnsanlar, bu yeni dönemde, sürekli göçmeden yeterli yiyecek bulacağı koşullara sahip olduğundan yuvarlak planlı, çatılmış ağaç aralarını dallarla örüp, üstü sıvanan konutlar yapmaya başladılar. Tarımla ilgili ilk denemelerin sürdüğü bu dönemde, ev içinde ya da çevresinde yiyecek işlemek ve depolamakla ilgili küçük kiler ya da depolar gibi öğeler belirmeye başladı. İnsanların yiyecek fazlasını sürekli ve güvenilir bir kaynağa dönüştürme çabası, büyüme ve bölünmeye olanak tanımayan yuvarlak konutların yapım geleneğinin zaman içinde değişmesine ve yeni bir dönemin habercisi olan dörtgen planlı yapıların ortaya çıkmasını sağladı. Bir ara dönem niteliği taşıyan bu döneme “ orta taş çağı” denir. Anadolu’da, bu dönemde, yaşamını avcılık ve yoğun toplayıcılık ekonomisi ile sürdüren, yuvarlak konutlarda yaşayan insan kümelerinin yerleşme yerlerinin çoğu Toros dağları’nın güneyi, iç anadolu, göller yöresi ve Marmara bölgesinde yoğunlaşmıştır.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Yarımburgaz Mağarası
İncelemelerden anlaşıldığına göre yarımburgaz mağarasının yerleşim tarihi, günümüzden 1 milyon yıl öncesine kadar gitmektedir. İyi tabaklanmış bir dolgu içinde, eski taş çağının ilk dönemlerinde, insanların ilk insanlaşmasından sonra, ancak bugünkü zihinsel ve bedensel duruma ulaşmasının çok önemli bir evresinde homo erectus adı verilen fosil insana ait araç gereçler ile dünyanın en eski mimarisi sayılabilecek yerleştirilmiş Taşlar, olası ateş yerine rastlanmış; zengin bir çeşitleme ile çay taşı alet topluluğu ve onlarla aynı dönemde yaşamış zengin bir hayvan kemiği malzemesinin de birlikte bulunmuş olması, ülkemiz ve insanlık tarihi açısından büyük önem taşır. Bu verilerden elde edilen sonuçlara göre, ilk defa Afrika kıtasında ortaya çıktığı bilinen “ insanın” zamanla bu kıtanın dışına yayılması ve Avrupa kıtasına adım atıp ilk yerleştiği yer Yarımburgaz‘dır.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Eski taş çağı
“ Yontma Taş çağı” olarak bilinen ve çok uzun süren bu çağda, bir buzul dönemi bitip, ılık bir ara dönemden sonra tekrar buzul dönemi başladığından, doğal çevre sürekli değişmekteydi. İnsanlar zor ve değişken doğa koşullarına ayak uydurmaya çalışıyor, avlanıyor, toplayıcılık yapıyorlardı. Göçebe bir yaşam süren, mevsimlik kamp yerleri kuran bu insanlar, buzul dönemlerinde mağaralara ve kaya kovuklarına sığınıyorlardı.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
İki kıta üstündeki konumu ve zengin doğal kaynaklarıyla tarihin her döneminde tek düzelikten uzak, çok renkli bir uygarlığın beşiği olan Anadolu, birbirinden farklı, özgün, binlerce yerleşime sahiptir. Atalarımız yüzbinlerce yıl mağara köşelerinde barınmaya çalıştıktan sonra, 10.000 yıl önce Anadolu’da kurmaya başladıkları ilk köy, kasaba ve kentlerin her biri, yaşam süreleri içinde gösterdikleri farklı özellikleri ile, akıp giden zamanın değişik noktalarında Anadolu tarihini etkilemiş, bazıları ise belli dönemlere damgasını vurmuştur. Araştırılan, incelenen yerleşimlerin bir çoğunda arkeolojik kazılar yapılmış ya da kazılar sürmektedir. Konu olarak alınan ve farklı tarihi çağlar’ın başlığı altında incelenen yerleşimlerin hayatı, isimlerinin yer aldığı çağın içinde başlayıp, sona ermiş değildir. Bazılarının yaşamı kuruldukları çağ içinde sona ererken, bazılarının ise sonraki bir veya birkaç çağ içine kadar uzanabilen çok uzun yaşam süreleri vardır. Bunlardan bir kısmı başlangıçta farklı özellik gösterdiklerinden dolayı önem kazanmalarına karşın, bazıları önceleri sessiz kalmış, ama sonraki çağlarda gelişerek görkemli dönemlerine ulaşmanın onurunu yaşayabilmişlerdir.
Reklam