Aykut Karabay

Aykut Karabay
@Aykut_Karabay
692 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
M.Ö. 6000 ‘lerden itibaren hem batı, hem güneydoğu Anadolu’da gelişen tarım ve buna bağlı olarak elde edilen artı ürün, kentleşmenin temellerini hazırlayan bir birikime ulaşmıştı. Tarımın yanı sıra ikinci önemli etken de, çeşitli göçlerle gelen yeni kültürlerdi. 5500 yıl önce güneydoğu ve doğu Anadolu ile Mezopotamya ve Suriye arasında giderek artan bir ticaret başlamış, bölgede artan ticaret ve bu komşu ülkelerle kurulan ticaret ağı, Anadolu’da yeni merkezlerin kurulmasına neden olmaya başlamıştı.
Sayfa 82·Kitabı okuyor
Reklam
Bakır-Taş çağı
Konya ovası ve göller yöresi yeni taş çağı yerleşimlerine son veren büyük yangından sonra, genel olarak bakır-taş çağına girildiği kabul edilir.(Kalkolitik; Khalkos= bakır, Lithos= taş Sözcüklerinden türetilmiştir)M.Ö. 6. Bin yılın ilk yarısı ile 7. Bin yılın sonları arasına tarihlenen bu çağın en önde gelen özelliği önceki dönemin taş aletlerinin yerini bakır aletlerin alması, döküm tekniğinin gelişmesi ve boya bezemeli Çanak çömleklerin çoğalmasıdır. Bu dönem “ erken” ve “ geç” olmak üzere iki ana bölümde incelenir. Tarımda gerçekleştirilen yeniliklerle elde edilen büyük artış, sosyal yapıyı etkiledi. Hem batı Anadolu’da hem güneydoğu Anadolu’da tarım, kentleşmenin temellerini hazırlayan birikime ulaştı. Tarımın yanı sıra ikinci önemli etken de, çeşitli göçlerle gelen yeni kültürlerdir. Komşu ülkelerle yapılan ticaret, Anadolu’da yeni merkezlerin kurulmasına neden oluyordu. Bu çağda Anadolu’da ya da önemli bir parçasını kapsayan kesiminde homojen bir kültürden söz etmeye olanak yoktur.
Sayfa 81·Kitabı okuyor
Çatalhöyük
Çatalhöyük ller ölülerine evlerin ve tapınak olarak kullandıkları yerlerin zeminlerinin altına etlerinden arındırdıktan sonra, yanlarına armağanlar koyarak gömüyorlardı. Yaşamla olduğu kadar ölümle de iç içe yaşayan bu topluluğun, uzun yıllar büyük bir inançla ölülerin yaşanan yerin tabanına gömülmesi geleneği atalarının kemikleri üzerinde yaşamaları, burada yaşayan yaklaşık 10.000 kişinin topluluk bilinci içinde, sanat ve ritüeli günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline getirerek birlikte yaşamaları ilginçtir.
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Çatalhöyük
Çatalhöyüklüler Hasan Dağı’ndan elde ettikleri doğal cam ve ılıcapınar tuz yataklarından sağladıkları tuzu hem kendi gereksinimleri için kullandılar, hem de çevrelerindeki pek çok yerleşmeye sattılar. Batı Anadolu ve Akdeniz kıyılarına kadar uzanan bir ticaret ağı kurdular. Sığır, koyun, keçi, köpek ve domuzu evcilleştirdiler. Evler, günlük yaşamın ölüm ve ritüelle iç içe olduğu yerlerdir. Sanat ve ritüel evlerin içine girmiştir. İlk sanat eserleri sayılabilecek dini-sembolik duvar resimleri ve kabartmaları, günlük yaşamla dini yaşamın iç içe olduğunu göstermektedir. Sanatta bu kadar ayrıntıyı bir araya toplayan ve evin içine kadar sokan başka bir merkezde yoktur. Çatalhöyük, kadınların baskın olduğu bir toplum yapısına sahipti. Tarımın hızla gelişmesi, verimlilik, bereket, doğurganlık konularında inançları güçlendirmiş ve böylece “ Ana Tanrıça Kültü” doğmuştur.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Çatalhöyük
Günümüzden 9000 yıl önce 10.000 kişilik bir topluluk, daha özgür göçebe yaşamı terk ederek, Çatalhöyük ‘e yerleşmiş; bir arada, birlikte, uzun yıllar yaşamayı başarmışlardır. Çatalhöyük, tarım ve hayvancılığın yapıldığı, doğal cam sayesinde ilk ticaretin gerçekleştiği, bakır ve kurşunun kullanıldığı, ilk dokumanın izlerine rastlandığı, dünyanın en eski duvar resimlerinin ve şimdiye kadar bulunmuş yerleşmelerden içinde en fazla sanat eserleri barındıran; yeni taş çağının en karmaşık ve en büyük yerleşimidir. Onu önemli yapan, sahip olduğu bu “ ilkler”, arkeoloji dünyasında, ona çağının en büyük ve en eski “ kentsel merkez” ünvanını kazandırmıştır.
Sayfa 52·Kitabı okuyor
Reklam