Günümüzden yaklaşık 12.000 yıl önce, buzul çağı sona ererek, dünyada bugünkünü andıran yeni iklim koşulları belirmeye başladı. İklimin değişmesi ile birlikte yeryüzünde bitki örtüsü değişti. Buzul çağının iri cüsseli ve çok güçlü hayvanları yerlerini daha küçük fakat çevik hayvanlara bıraktı. İnsan toplulukları gezgin hayatlarını terk etmeye, doğal yiyeceklerin bol bulunduğu sulak yerleri tercih ederek, sürekli oturabilecekleri yerleşmeler kurmaya başladılar.
İnsanlar, bu yeni dönemde, sürekli göçmeden yeterli yiyecek bulacağı koşullara sahip olduğundan yuvarlak planlı, çatılmış ağaç aralarını dallarla örüp, üstü sıvanan konutlar yapmaya başladılar.
Tarımla ilgili ilk denemelerin sürdüğü bu dönemde, ev içinde ya da çevresinde yiyecek işlemek ve depolamakla ilgili küçük kiler ya da depolar gibi öğeler belirmeye başladı. İnsanların yiyecek fazlasını sürekli ve güvenilir bir kaynağa dönüştürme çabası, büyüme ve bölünmeye olanak tanımayan yuvarlak konutların yapım geleneğinin zaman içinde değişmesine ve yeni bir dönemin habercisi olan dörtgen planlı yapıların ortaya çıkmasını sağladı. Bir ara dönem niteliği taşıyan bu döneme “ orta taş çağı” denir.
Anadolu’da, bu dönemde, yaşamını avcılık ve yoğun toplayıcılık ekonomisi ile sürdüren, yuvarlak konutlarda yaşayan insan kümelerinin yerleşme yerlerinin çoğu Toros dağları’nın güneyi, iç anadolu, göller yöresi ve Marmara bölgesinde yoğunlaşmıştır.