Puan vermedi·258 syf.····Okunma: 31 Ağustos 2025 23:56 Güzellik ve onu kaybetme korkusu bir insanın kaderini nasıl şekillendirir?
Sorumuzun cevabını kitabın akışından sonuna kadar defalarca kez alıyoruz. Bazen sesli düşünür bir şey isteriz bazen de içten bir dua ederiz. Aslında Dorian hayatının akışını ne yönde etkileyeceğini bilmeden tam olarak bunu yaptı; Hep genç ve güzel kalmayı istedi ve istediği de oldu.
Kitap üç ana karakter üzerinden ilerliyor. Tabloyu resmeden Ressam Basil, tabloya model olan Dorian Grey ve Lord Henry. Bu karakterler etrafında insanın içindeki karanlık yanları ve ahlaki çürümeyi konu alırken aşk, insan, psikoloji, istekler ve arzular, toplum dayatmaları, iç çelişkiler, estetik anlayışı gibi birçok konuya değinilmiş, felsefik olarak sav ve anti savlara bolca yer verilmiş oldukça akıcı bir dile sahip. Özellikle hikayeye Sibly karakteri dahil olduktan sonra masum duygulara şahit olup Dorian’ın kişiliğindeki değişimin ilk izlerine tanık oluyorsunuz, ardından Dorian karakterinden nefret etmeye başlıyorsunuz . Bunun devamında da “güzellik” kavramını sorgulamak geliyor…
Nedir güzellik? Hangi güzellik insanı mutlu eder? Ya da insanı güzel yapan nedir?
Bir insan hem çok güzel olup hem de nasıl bir o kadar çirkin olabilir? Ya da olabilir mi?
-Evet olabilirmiş. Dorian Grey bunun güzel bir örneği.
Yaşlanmaktan ve güzelliğinin gitmesinden korktu Dorian, ama ruhsuz ve kötü bir insan olmaktan korkmadı. Yüzünde çizgiler belirecek olması onu endişelendirdi ama ruhuna bulaşacak lekeleri hiç hesaplamadı. Genç kalırsa mutlu olur ve her şey yolunda gider diye düşündü. Acımasız ve duygusuz davrandığı bir gün portrenin değiştiğini ve kendisinin değişmediğini görünce fark etti; günahlarının çirkinliğini kendi yüzü değil, portresi taşıyacaktı. Ve sonra günah işlemekten, insanları felakete sürüklemekten, beyinlerine zehir salmaktan hiç korkmadı, bu durumlardan haz almaya başladı.
Dorian’ın kişiliğine ve bakış açısına yön veren Lord Henry di. İlk karşılaşmalarında farklı görüşleri, özgür ruhu ve bağımsız yorumları sayesinde Dorian’ı etkilemeyi başardı. Dorian tamamlanan portresinin karşında kendisini hayranlıkla izlerken oda yanı başındaydı. Beyninde; hep genç kalıp kendisi yerine portresinin yaşlanma düşüncesini oluşturan da yine Lord Henry’nin cümleleriydi. Bunu isterken, istediğinin gerçek olması halinde nasıl bir hayatı olacağını bilemezdi. Nitekim istedi ve isteği gerçek oldu. Bizlerde bazen sahip olduğumuzu yaşamak yerine, sahip olamadığımız kısmın hayaline kapılabiliyoruz. O istediğimiz, hayalini kurduğumuz durumu yaşamadan önce deneyimleme veya sonuçlarına dair bir fikir alabilme şansımız olsaydı bizi etkileyecek artıları ve eksileri sonucunda gerçekten istediğimizin bu olup olmadığına karar verebilirdik. Ama biz sadece istiyoruz. Ne istediğimizi bilmeden ve unuttuğumuz bir şey var ki ; hayal ettiğimiz, tercih etmekten çekinmeyeceğimiz durum beklediğimiz gibi çıkamayabilir. Çünkü , hayal kırıklığı hayat boyunca kapının önünde içeri girmeye hazır bekler ve hiçbir fırsatı kaçırmaz…
Keyifli okumalar…