Zülfü Livaneli’nin Balıkçı ve Oğlu, denizin kıyısında yaşanan bir göç dramını balıkçı Mustafa ve ailesi üzerinden anlatıyor. Denizin kimi zaman ekmek, kimi zaman bir duygunun taşıyıcısı, kimi zaman da ölüm anlamına geldiğini çarpıcı bir şekilde hissettiriyor…
Denizin kıyısında başlayan ve denizin ortasında derinleşen hikâye, aslında hepimizin bir şekilde tanık olduğu ama çoğu zaman görmezden geldiğimiz bir yaraya işaret ediyor…
Fakat benim açımdan kitap tam anlamıyla tatmin edici olmadı diyebilirim. Konu çok güçlü, çok sarsıcı bir potansiyele sahip olmasına rağmen, işlenişinde biraz yüzeysellik hissettim. Karakterlerin iç dünyaları ve psikolojik derinlikleri daha fazla işlenebilseydi, anlatılan dram benim kalbime daha yoğun bir şekilde dokunabilirdi.. Sanki roman, yer yer bir hikâye taslağı gibi kalmış ve daha fazlasını beklerken bir anda bitmiş hissi uyandırdı bende..
Yine de Balıkçı ve Oğlu, bize görmezden geldiğimiz acıların gerçek olduğunu hatırlatan değerli bir eser..
#livaneli
#balıkçıveoğlu