9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 20:57
Jung Chang’ın anı- romanı Yaban Kuğuları aynı aileden üç kuşak kadın üzerinden yirminci yüzyıl Çin’inin anlatıldığı çok etkileyici bir roman. Chang hikayeyi kronolojik olarak anlatıyor. Mançurya’nın Yişian kentinde, gözü yükseklerde bir polis memurunun, güçlü bir Savaşbeyi General’e odalık olarak verdiği kızı, Jung’un anneannesi Yu-fang ile başlıyor hikaye. General’in ölmesiyle tek çocuğu ile özgür oluyor ve kendinden çok yaşlı Dr Şia ile evleniyor Yu Fang ve birlikte Mançurya’nın stratejik şehirlerinden biri olan Jinzhou’ya taşınıyorlar. Şia ailesinin Jinzhou’daki hayatları önce Japon işgali ardından Komüntang yönetimi sırasında zorluklarla geçiyor. Yu Fang’in kızı Boa Çin/ Hong küçük yaşta komünistler için çalışmaya başlıyor. İç savaş sonrası Mançurya Komünistler tarafından ele geçiriliyor ve Jinzhou’ya gelen partili Wang ile tanışıyor Hong. Evlenmeye karar veriyorlar. Partililerin özellikle üst düzeyde olanların evliliği Komünist Parti onayı gerektirdiğinden Hong’un geçmişi sıkı şekilde araştırılıyor ve hayatı boyunca tekrar tekrar yaşıyor bu durumu. Jinzhou’da üst düzey bir memur olan Wang ve Hong parti içinde yaşadıkları sıkıntılar sebebiyle, Wang’ın memleketi Yibin’e gidiyorlar. Burada valiliğe kadar yükseliyor Wang. Hong’un da başarılı bir memuriyet hayatı oluyor. Arka arkaya 5 çocukları oluyor ve çalışmaktan ailelerine gereken özeni gösteremiyorlar. Anneanne Yu Fang büyütüyor çocukları çoğu zaman. Özellikle Wang’in hayatındaki en önemli şey Komünist Parti oluyor. Komünist Parti’ye bu kadar sadık ve dürüst iki insanın rahat bir hayatı olması gerekirken Mao’nun kurduğu sistem cehenneme çeviriyor hayatlarını. İkinci çocukları Jung Chang’ın roman boyunca anlattıkları Çin’in yirminci yüzyılda yaşadığı büyük acıları sadık komünistlerin özellikle de kadınların bakış açısından anlamamızı sağlıyor. Jung Chang, ailesinin yaşadıkları yanında Çin tarihini de birebir anlatıyor. Japonların Mançuryayı işgali; Komüntang dönemi ve büyük baskı; Komünistlerin zaferi ve kurulan sistem ile yoksulluğun azalması; Mao’nun sürekli bir düşman yaratarak eğitimli insanlar ve entelektüelleri yok etmeye çalıştığı sözde reformlar; akıl almaz bir proje olan sanayi atılımı ve çelik üretim kazanları, tarımın sekteye uğraması, komünlerin kurulması; büyük kıtlık ve milyonlarca insanın ölümü; liberalleşmeden çekinen Mao’nun tüm muhalifleri yok etmek için başlattığı Kültür Devrimi; Kızıl Muhafızlar ve İsyancılar; Devrim Komiteleri; Tüm okulların ve üniversitelerin Kültür Devrimi boyunca kapanması, kitapların yakılması ve bilginin cezalandırılması; Bayan Mao’nun başını çektiği Kültür Devrimi Otoritesi ve Dörtlü Çete’nin kara propagandaları; Mao’nun ölümü ve Çin’in nispeten normalleşmeye başlaması gibi çok sayıda olay bütün detaylarıyla işlenmiş kitapta. Özellikle Mao’nun eğitimli insanlar ve entelektüellerden hoşlanmaması onları kendi iktidarına tehdit olarak görmesi ve bu yüzden köylü ve işçileri sözde yücelterek kurduğu cahilliğin iktidarı çok çarpıcıydı. Bir düşman yaratılması ve bunların halkın içinde tutularak sürekli nefret edilen insanların olması; ‘iktidarı al’ çağrısı yapıldığında birbirinden intikam almak isteyen insanların ortaya çıkması Mao’nun iktidarını güçlendiriyordu. Chang’a göre Çin’de bir KGB’ye gerek bile yoktu çünkü Mao, insanların en kötü yanını ortaya çıkartıp besleyerek bir nefret ülkesi yaratmıştı. Mo Yan okurken acaba abartıyor mu demiştim ama Yaban Kuğuları büyük kabusların yaşandığı bir ülke olarak anlattı bana Çin’i. Bu anı roman gerçek kişilerden oluşuyor ve yazılanların yarısı bile doğru olsa çok sarsıcı olduğunu düşünüyorum. Komünist Parti ve Çin Halk Cumhuriyeti’ni sistemin içinden doğruları ve yanlışları ile anlatan bir kitap olması açısından değerli. Genel olarak totaliter rejimler ve yaşadığımız ülke ile çok fazla benzerlik var. Kitapta bir detay dikkatimi çekti: II. Dünya savaşı sonunda kızıl ordu Mançuryaya giriyor ve fabrikalardaki makineleri, evlerdeki değerli eşyaları alıp SSCB’ye gönderiyorlar ve bu da Çin sanayisinde sekteye sebep oluyor. Ayrıca Stalin komünistlerin işbirliği talebini reddediyor ve Komüntang’ın Çin için daha iyi olacağını düşünüyor; SSCB’nin Çin iç savaşı sırasında politikası da böyle şekilleniyor. Çok tanıdık değil mi? Hitler ile yapılan II. Dünya Savaşı öncesi anlaşma gibi…. Kitap ingilizce yazıldığı ve ingilizceden çevrildiği halde çeviri eksik ve çok hatalı. Zaman zaman kitabın İngilizcesine de baktım. Hızlı okuyabilecek olsaydım onunla devam ederdim.
Yaban KuğularıJung Chang · İnkılap Kitabevi · 200590 okunma
·
80 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.